2. bölüm / 8
T̶h̶e̶ ̶D̶e̶v̶i̶l̶ ̶H̶ım̶s̶e̶l̶f̶Gece Ayazı
Bölümler 8Şu an: Gece Ayazı
————————
Günahlar, yapmamız gereken şeyler, kurallar hayatı bir kalıba sokmak, mücadeleyi arttırmak ve anlam katmak için olduğunu düşünürdüm. Uymaya çalışıyor muydum? En azından bir çaba verdiğim söylenebilirdi. Hiçbir zaman çok dindar bir insan olmamıştım fakat Tanrı’ya karşı bağlılığım ve sevgim her zaman olmuştu ama şuan içimdeki hisler bundan sonra bu fikirlerimin aynı kalmayacağını söylüyordu.
Araz Sarp Demirkaya, gördüğüm en güzel yüzlerden birine sahipti; yeşil gözler, düzgün bir burun, güzel yüz hatları, buğday ten, koyu kumral saçlar. Masaya doğru geldiklerinde bize selam verme veya tanışmaya yeltenmedi bile oturdu Kaan’a doğru “Sağol kardeşim” dedi. Ve sanki hayatındaki en önemli şey telefonunda yazıştığı konuymuş gibi masadan soyutlaştı. Bu sırada kavga ettiği kız da masadan kalkmış kafeden ayrılmıştı. Kaan’a “ne ayak bu çocuk” demek isteyen bakışlar atıyordum ama o da beni şuan çok sallıyora benzemiyordu sigaramı söndürdüm tam bu anda Araz telefonunu kapatıp masaya koydu. “Kusura bakmayın, önemli bir işim vardı onu halletim de. Ben Araz Sarp Demirkaya” dedi bana ve Dora’ya doğru bakarak “Nilda” olayı büyütmek istemiyordum ama gözlerindeki o boş bakışlar içindeki karanlığı hissedebiliyordum ve içine çekilecekmişim gibi geliyordu. Ben bunları düşünürken Dora’da kendini tanıttı sonra Kaan lafa atladı “Ee Kanka siz yine bu akşam parti veriyor musunuz?”dedi Araz’a dönerek. Araz bi kaç saniye durup devam etti “Evet. Gelin sizde.” dedi. Kaan mutlu olmuşa benziyordu ama tabi ki bir partiyi kaçıramazdı bunun mümkünatı yoktu onun için aynı şekilde Dora’da durumdan mutluydu bense gitmemek için bizimkilere ne tür bir kolpa sıksam diye düşünüyordum. Şuan bulunmak istediğim en son yer bile değildi bir üniversite partisi hatta Araz tipinde biri düzenliyorsa kesinlikle hayırdı. Araz demesi gerekenleri demiş gibi kalktı masadan bize gözleriyle birlikte bir görüşürüz manalı bakışlar attıktan sonra Kaan’la tokalaştı tam görüşürüz diyecekken Kaan lafını böldü “Kanka ya bende telefonumu arabada unutmuşum geleyim senle de alayım onu”dedi. Garip bir şekilde Kaan yalan konuşuyormuş gibi gelse de üstüne durmamak istedim ve onlar yavaşça masadan uzaklaştı onlar uzaklaşırken Araz’ın boyu hakkında net bir fikrimi oluştu, gerçekten çok uzundu Kaan’ın 1.80 civarı olduğunu düşünürsek aralarındaki boy farkına göre Araz’ın 1.90 olması gerekiyordu fakat kavrayamadığım bir şey vardı bu havada deri ceket giymesiydi bu tarz şeyleri havasına yapacak biri gibi gözükmediği için 26 derecede deri ceket giyme sebebi benim gerçekten merakını uyandırdı ben bunları düşünürken Dora “Çocuk ciddi anlamda Yunan Tanrısıydı Nilda, gerçekten bu çocukla şansım olsun isterdim” dedi bir yerde doğruydu ama Dora’da gördüğüm en güzel kızlardan biriydi uzun sarı saçları beyaz teni büyük kahverengi gözleriyle çoğu erkeğin aşık olduğu bir tipti “Çocuk yakışıklı ama ilk önce bir kendine bak o senin gibi birinin peşinden koşmalı” diye cevap verdim. Kafede Dora’yla bir saat daha oyalandıktan sonra Dora’nın evine geçtik asıl planın burda beni partiye kadar oyalayıp, beni de götürmesi olduğunu anlayabilecek kadar iyi tanıyordum onu. Saat akşam 8’e doğru geliyordu ki Dora’nın telefonu çalmaya başladı o duşta olduğu için benim açmam gerekiyordu koltuktan kalkıp masanın üstünden telefonu aldım arayan Kaan’dı “Alo, Kaan Dora’nın işi var bir şey mi oldu?” diyerek açtım telefonu “Hayır Nilda da parti için sizi ben alıcam dicektim yarım saate orda olurum” dedi ben tam karşı çıkacakken bunu anlamış gibi telefonu yüzüme kapattı. Artık bir nevi gitmek zorunda kalmıştım bu sırada Dora’da duştan çıkmış olmalıydı ki “Kim aradı?”diye sordu “Kaan’dı yarım saate bizi almaya gelicekmiş öyle dedi” diye cevap verdim ona “Ne yarım saat mi nasıl hazırlanıcaz yarım saatte” dedikten sonra “gerzek Kaan cidden mal ya” diye kendi kendine söylenmeye başladı.
25 dakika sonra ben hazırlanmıştım alttan siyah mini bir etek üstüneyse siyah sırtı açık bir crop giymiştim hava sabah ne kadar sıcak olsa da Ankara’daydık ve akşamları da bir o kadar soğuk oluyordu o yüzden üstüme bir siyah deri ceket aldım makyajımsa kıyafetlerime uygun bir şekilde siyahtı gözlerime siyah far ve eyeliner çekmiştim dudaklarımdaysa çok sevdiğim bordo rujum vardı en son çantama telefonumu ve rujumu da attıktan sonra salona geçtim ve Dora’yı beklemeye başladım bu sırada Kaan gelmiş ve aramıştı ona on dakikaya sitenin önünde olacağımızı söylemiştim ki Dora salona girdi bordo straplez bit crop altına gri pullu mini bir etek giymişti o da havanın soğuduğunu anlayıp üstüne benimki gibi bir deri ceket giymişti “Maşallah bu ne güzellik” dediğimde bana doğru sırıtarak “Aynısı senin içinde geçerli canım” diye cevap verdi ona gülümsedim ve ayağıma siyah topuklu ayakkabılarımı giydim evden çıktık arabaya bindik yaklaşık 20 dakika sonra büyük bir clubın önündeydik, arabadan inip içeri doğru yürüdük içerisi acayip büyüktü fakat buraya bile doğmayacak kadar çok insan vardı bunların hepsinin bizim okuldan olma ihtimalinin 0 olduğunu düşündüm çoğu dövmeli ve cidden benden uzak dur diyen tiplerdi tıpkı Araz gibi fakat Araz’ı görememiştim yaklaşık bir saat sonra lavabolara doğru yürüyordum hafif sarhoş olmuştum fakat hala aklım yerimdeydi tam bu sırada ilerde koca bir bedenin telefonla konuşup “Amınakoyduğumun mallarını nasıl teslim edemezsiniz lan” diye karşı tarafa bağırdığını duydum tam o anda kim olduğunu anlaybilmiştim.
Araz Sarp Demirkaya
Bölüm etkileşimi
