1. bölüm · T̶h̶e̶ ̶D̶e̶v̶i̶l̶ ̶H̶ım̶s̶e̶l̶f̶
Bilkent
——————
Hayatımın şuan ki noktasında gerçekten ne için doğduğumuzu,amacımızı,ne uğruna savaştığımızı veya bir savaşın olup olmadığını bile tam olarak kavrayamıyordum. Fakat üniversiteye geçiyordum çoğu kişiye göre anlamlı hatta bir o kadar da muhteşem bir hayatım olsa da maalesef dışardan gözüktüğü kadar ilgi çekici ve kolay değildi bugün üniversitemin ilk günüydü o kadar çabanın ve uğraşın karşılığını yavaş yavaş almaya başlıyordum.Bir yıl mezuna kalmış olmama ve bunun sonucu babamla aramın daha da bombok olmasına sebep olmuş olsa da sonucunda sıralamama değdiği bir yılı geride bırakmıştım. Saat sabah 7 civarıydı yeni uyanmıştım bugün üniversitemin ilk günüydü yataktan kalktım ve odamın içindeki lavaboda elimi yüzümü yıkayıp, dişlerimi fırçaladım sabahları kahvaltı yapma alışkanlığım olmadığı için yemek yemeden dişlerimi fırçalardım genel olarak da düzenli yemek yeme kültürüne sahip bir insan değildim bu yüzden de spor yapmasam da güzel ve sağlıklı denilebilecek bir fiziğle sahiptim boyum kadınlar arasında uzun denilebilecek bir seviyedeydi(1.74) kilom ise çok orantısız olmakla birlikte 55ti. Odama girip dolabımın kapağını açtım yaklaşık bir kaç dakika kıyafetlerle bakıştım sonrasında da bir gri sıfır kollu crop ve beyaz keten pantolonu elime aldım hava gerçekten çok güzeldi bu içime yaşam isteği katıyordu o yüzden normal sabahlarıma göre çok mutluydum kıyafetlerimi giyindim ve makyaj masama oturdum hızlıca kapatıcımı sürüp pudraladım,maskara,allık ve higlihterı da sürdükten sonra siyah saçlarıma sardığım bornoz ipini çıkardım saçlarımda hafif dalga hoşuma gidiyordu pek görünüşüme uygun olmasa da daha çok düz bir kızdım siyahı seven komik bir şekilde en yakın arkadaşım bana hep jaguar vibe’ı veriyorsun derdi ama aynaya uzun baktıkça doğru olabileceğini düşünüyordum siyah saçlar,beyaz ten,güzel yüz hatları ve mavi gözler bunları düşünürken zamanın gittikçe geciktiğini farkettim ve tuttuğum siyah longchampimi elime aldım içine hızlıca makyaj çantamı,ipadimi,sigara paketimi ve cüzdanımı attım ve evden çıktım. Metroya binip üniversiteye geçtim gittiğim üniversiteyi en yakın arkadaşım Dora da kazandığı için benim için çoğu şey daha kolay oluyordu çok sosyal bir insan değildim,bunun sebebi utangaç olmam değildi sadece dramadan uzak bir hayat daha çok ilgimi çekiyordu ve doğrusunu söylemek olursa insanlarla çok çabuk anlaşan biri değildim beni ilk ele veren yüz ifadelerim olurdu genelde fakat Dora’nın yakın arkadaşları Kaan,Melisa ve Onur da bizim okuldaydı hatta Kaan 2. Sınıftı onlarla daha önce dışarda da bir kaç kere cluba ve yemeğe gittiğimiz için onları tanıyordum ve Dora kadar olmasa da kafa insanlardı dersten çıktım ve okulun kampüsündeki kafeye oturdum kendime bir sigara yaktım tam bu sırada gözüm yan masadaki çifte kaydı kızla erkek hararetli bir şekilde kavga ediyorlardı, hayır daha çok kız kendi kendine konuşuyor gibiydi çocuksa hiç sallamıyor gibiydi tam bu sırada içeri Dora ve Kaan girdiler benim olduğum masaya oturdular ikisine de sarıldıktan sonra oturdum fakat Kaan az önce kavga eden çiftin yanına gidip çocuğa selam verdi ve çocuk kurtulmuş gibiydi gerçekten yüz ifadesi çok rahatlamıştı yeşil gözleri parladı fakat gözlerinde bir gariplik vardı çok boş bakıyorlardı tam bu sırada Dora’da bana sınıfta tanıştığı yakışıklı çocuktan bahsediyor her ne kadar ilgimi ona vermeye çalışsam da ister istemez gözüm Kaan’la çocuğa kayıyordu kız olayı kavramıştı Kaan oraya bir nevi çocuğu kurtarmak için gitmişti. Yaklaşık beş dakika sonra Kaan bizim masaya oturdu yanında o çocukta vardı ve beni şeytanın ta kendisiyle tanıştırdı…
