Teoden kitap kapağı

4. bölüm / 4

Teoden

4. BÖLÜM

Vaveyla Yazarı: Esila Aslantepe

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 4Şu an: 4. BÖLÜM

Ertesi sabah Deniz sınıfa girdiğinde henüz kimse yerine tam olarak yerleşmemişti. Çantasını sırasına bırakıp sandalyesine oturduğu sırada arkasından yine o tanıdık ses geldi. “Günaydın Deniz kızııı.” Deniz arkasını dönmeden gülümsedi. “Senin yüzünden günüm aymadı ki.” Teoman birkaç saniye sessiz kaldı, ardından kahkahayı bastı. “Oha! Daha sabahın ilk dakikasında kalbimi kırdın.” Deniz dönüp ona baktı. “Senin kalbin var mıydı?” Teoman elini göğsüne koyarak, “Var tabii. Hatta çok hassas bir kalbim var.” dedi. Deniz gözlerini devirdi. “Senin kalbin değil, çenen yorulmuyor.” Teoman gülerek yerine oturdu. “Ama yine de benimle konuşuyorsun.” Deniz cevap vermedi. Teoman'ın yüzündeki gülümseme biraz daha büyüdü.
Tam o sırada Sıla sınıfa girdi. Teoman'a kısa bir bakış attıktan sonra Deniz'in yanına geçti. “Günaydın.” Deniz ona sarılarak, “Günaydın,” dedi. Sıla çantasını bırakırken Teoman'a baktı. Teoman ise Deniz'in az önceki sözlerini hâlâ düşünüyor gibiydi. Sıla bunu fark etti ama üzerinde durmadı. Teoman normalde kendisine böyle takılmazdı. Deniz'e gelince ise sanki başka birine dönüşüyordu. Her fırsatta onunla konuşuyor, onu kızdırıyor, sonra da Deniz'in verdiği her tepkiye gülüyordu. Sıla bunu ilk kez bu kadar açık fark etmişti.
İlk ders boyunca Deniz öğretmenin anlattıklarını dikkatle dinlemeye çalıştı. Teoman ise arada bir kaleminin ucuyla Deniz'in sırasına vuruyor, Deniz dönüp baktığında hiçbir şey olmamış gibi önüne dönüyordu. Üçüncü kez yaptığında Deniz dayanamadı. “Teoman!” diye fısıldadı. Teoman masum bir yüz ifadesiyle ona döndü. “Efendim Deniz kızı?” Deniz dişlerini sıkarak, “Bir daha masama vurursan kalemini camdan aşağı atarım,” dedi. Teoman gülmemek için dudaklarını birbirine bastırdı. “Tamam.” Birkaç saniye sonra tekrar kalemiyle masaya vurdu. Deniz yavaşça arkasını döndü. Teoman bu kez kahkahayı tutamadı. Sıla ise ikisini izlerken istemsizce kaşlarını çattı.
Teneffüste Aras Deniz'in yanına geldi. “Kantine geliyor musun?” diye sordu. Deniz hiç düşünmeden, “Geliyorum,” dedi. Teoman bunu duyduğu anda araya girdi. “Ben de geliyorum.” Deniz ona baktı. “Seni çağıran oldu mu?” Teoman hiç bozuntuya vermedi. “Ben kendimi çağırdım.” Aras gülerek başını salladı. “Sen bilirsin.” Deniz, Aras'la birlikte kapıya yöneldi. Teoman onların arkasından yürürken Sıla birkaç saniye yerinde kaldı. Sonra çantasını alıp onların peşinden gitti.
Koridorda Deniz ile Aras konuşurken Teoman yine birkaç adım geriden onları izliyordu. Aras bir şey söyleyince Deniz güldü. Teoman'ın yüzündeki gülümseme bir anlığına kayboldu. Sıla bunu gördü. Teoman'ın bakışlarını takip ettiğinde gözlerinin doğrudan Deniz'in üzerinde olduğunu fark etti. İçinde küçük bir huzursuzluk oluştu. Belki de Teoman'ın Deniz'e bu kadar takılmasının sebebi sadece onu kızdırmak değildi. Belki de bundan daha farklı bir şey vardı. Sıla bu düşünceyi hemen kafasından uzaklaştırdı. “Saçmalıyorum,” diye düşündü. “Teoman Deniz'den hoşlanıyor olamaz.”
Kantinde masaya oturduklarında Sıla Teoman'ın yanına geçti. Teoman normalde onunla konuşurken oldukça rahattı fakat bu kez gözleri sürekli karşı taraftaki Deniz'e kayıyordu. Deniz Aras'la konuşurken gülüyor, bazen başını eğip saçlarını kulağının arkasına atıyordu. Teoman farkında olmadan onları izliyordu. Sıla onun bakışlarını birkaç kez yakaladı. Sonunda dayanamayarak, “Teo,” dedi. Teoman hemen ona döndü. “Efendim?” Sıla birkaç saniye sustu. “Hiç.” Teoman kaşlarını kaldırdı. “Ne oldu?” Sıla başını iki yana salladı. “Bir şey yok.” Teoman tekrar önüne döndü. Sıla ise onu izlemeye devam etti.
Öğle arasında Deniz sınıfa dönerken elindeki kitapları düşürdü. Kitaplar koridora saçıldı. Aras hemen eğilip yardım etmeye başladı. Deniz de gülerek, “Bugün her şeyi düşürüyorum,” dedi. Aras bir kitabı ona uzatırken, “Dikkatsizsin,” diye takıldı. Deniz ona bakıp, “Sen de çok konuşuyorsun,” dedi. İkisi birlikte gülerken koridorun diğer ucundan Teoman geldi. Durumu görünce yanlarına yaklaştı. “Ne oluyor burada?” Deniz başını kaldırdı. “Kitaplarımı düşürdüm.” Teoman yere baktı. “Onu gördüm Deniz kızı. Ben sadece neden bu kadar eğleniyorsunuz onu merak ettim.” Aras gülerek, “Bir şey yok Teoman,” dedi. Teoman hemen, “Ben de bir şey demedim zaten,” diye karşılık verdi. Sonra Deniz'in elindeki kitaplardan birini alıp ona uzattı. “Al bakalım.” Deniz kitabı aldı. “Teşekkürler.” Teoman sırıtıp, “Rica ederim. Bugün üçüncü kez hayatını kurtarıyorum.” dedi. Deniz güldü. “Abartma.” Teoman da güldü.
Sıla koridorun biraz ilerisinde durmuş, onları izliyordu. Teoman'ın Deniz'le konuşurken yüzündeki ifadeyi daha önce hiç böyle görmemişti. Onu kızdırırken bile gözlerinde başka bir şey vardı. Sıla'nın içi sıkıştı. Teoman'ın Deniz'e karşı bir şeyler hissetme ihtimali ilk kez gerçek gibi gelmişti. Ama bunu düşünmek bile canını acıtıyordu. Çünkü Teoman'ı seviyordu. Hem de onun kendisini sevmediğini bilmesine rağmen.
Ders çıkışında Sıla Teoman'ın yanına geldi. “Teo, bugün benimle eve kadar yürür müsün?” diye sordu. Teoman birkaç saniye düşündü. “Olur.” Sıla gülümsedi. Tam o sırada Deniz ve Aras kapıdan çıktı. Aras Deniz'e bir şey söyleyince Deniz yine gülümsedi. Teoman'ın bakışları istemsizce onlara kaydı. Sıla bunu gördü. Bu kez emin olmaya başlamıştı. Teoman'ın Deniz'e bakışında sıradan bir meraktan daha fazlası vardı.
Sıla onun koluna girdiğinde Teoman bakışlarını Deniz'den çekti. “Hadi,” dedi Sıla. Teoman başını salladı. “Tamam.” Birkaç adım yürüdükten sonra Sıla sessizce sordu. “Teo...” Teoman ona baktı. “Ne?” Sıla bir an duraksadı. “Sen... Deniz'i neden bu kadar çok kızdırıyorsun?” Teoman birkaç saniye cevap vermedi. Sonra yüzünde o alışılmış cıvık gülümseme belirdi. “Çünkü çok komik tepki veriyor.” Sıla onun gözlerine baktı. “Sadece bu mu?” Teoman gülümsemesini bozmadı. “Tabii ki.” Sıla başını sallayıp önüne döndü. “Anladım.”
Ama aslında hiçbir şey anlamamış değildi.
Aksine, artık anlamaya başlamıştı.
Ve bu düşünceyi kabullenmek istemiyordu.
Teoman ise yanında yürüyen Sıla'nın sessizleştiğini fark etti. Bir şey söylemedi. Gözleri yine istemsizce okulun kapısına kaydı. Deniz çoktan Aras'la birlikte uzaklaşmıştı.
Teoman dudaklarını birbirine bastırıp başını iki yana salladı. Sonra kendi kendine, “Ne saçmalıyorum ben?” diye mırıldandı.
Fakat cevabını kendisi de bilmiyordu.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

43okunma 3beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 136

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurgugenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18