Teoden kitap kapağı

1. bölüm / 4

Teoden

1. BÖLÜM

Vaveyla Yazarı: Esila Aslantepe

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 4Şu an: 1. BÖLÜM

Zil sesi kulakları kanatacak şekilde çalıyordu. Zil sesinin çalması beden dersinin geldiğinin habercisiydi. Deniz, Sıla ile beraber koridorda sakince yürüyordu. Dışarı çıktıklarında havanın sıcaklığı ikisini de içeri sokmaya zorlar gibiydi. Sıla ile birlikte merdivenlere yöneldiler. Sıla “ben tuvalete gidiyorum saçımı düzeltmem lazım”,dedi. Deniz Sıla'ya ben hemen sınıfa gidip geleceğim yanına diyerek sınıfın kapısına doğru ilerlemeye başladı. İkinci katın merdivenin basamaklarını adımlarken yanından geçen çocuk dikkatini çekti. Bu sabah ona bisikletle çarpmasına ramak kalan çocuktu. Dikkatini boynundaki sınıf nöbetçiliği kartı çekti. Üstünde Teoman yazıyordu. Çocuk o kadar hızlı hareket ediyordu ki “Teoman” yazısı dışındaki yazıları okuyamamıştı. Ancak sonunda o çocuğun ismini öğrenebilmişti. Hemen merdivenleri çıkmaya devam etti. Teomanın’ın yanından geçerken ferah bir erkek parfümü kokusu içini hoş bir hale bürümüştü. Koridorda hızlı bir şekilde yürüyerek sınıfın önünde durdu. Normalde beden eğitimi dersinde değil sınıflara girmek okula girmek bile yasaktı. Sessizce kapının kolunu açıp içeri girdi. Kafasını kaldırdığında Aras’ı görünce bir an korktu. Aras sırasına kolunu koymuş kafasını cam tarafına doğru çevirmiş kolunun üstüne yaslamış uyuyordu. Yavaşça yürüyerek sırasına oturdu. Eşyalarını çantasına yerleştirip Aras' bir bakış attı ardından Aras uyanmadan kendini dışarı atmak istercesine kapıya doğru yürüdü. Tam kapının kolunu tutup çıkacağı anda Aras “Derste bana baktığını gördüm” ,dedi. Deniz bir anda ayağı mıhlanmışcasına yerinde dona kaldı. Arkasını bir hışımla dönerek “sana değil Sıla'ya bakıyordum yanlış gördün herhalde ” ,dedi soğuk bir ses tonu ile. Ancak kalbi korkudan çıkacakmış gibi hissediyordu. Hızlıca sınıfın dışına çıkıp kapıyı örttü. Kapının arkasına yaslanıp derin bir nefes aldı ardından içinden "onu izlediğimi nerden anlamış olabilir ki?" Dedi. Kalbi çıkacak gibi hissediyordu. Eteğini ve gömleğini düzeltip hızlıca koridorda koşup merdivenlerden ikişer ikişer inmeye başladı. Tuvaletin kapısını açıp içeriye göz gezdirdi. Sıla aynanın önünde rujunu tazeliyordu. Sıla Deniz’in nefes nefese kalmış halini görünce rujunun kapağını kapatıp arkasına döndü "ne oldu neden nefes nefese kaldın" dedi şaşırmış bir halde. Deniz " hiç sadece seni bekletmemek için koşarak geldim" dedi ve elini Sıla'nın omuzuna koyarak " süslenmen bittiyse aşağı inelim mi hoca yoklama almadan dedi gülerek. Beraber hızlıca merdivenleri inerek bahçede sıra olmuş sınıf arkadaşlarının yanlarına geçtiler. Hoca geldiğinde spor odasından topları almaları için Teoman ve Denizi görevlendirdi. Deniz içinden yine mi bu diyerek Teoman'a göz devirdi tüm bu olanların ardından Teomanın’ın umursamaz sırıtışı onu daha da çileden çıkardı.
Beraber spor odasına vardıklarında Deniz daha fazla dayanamayıp "ne iğrenç bir insansın sen be" dedi sinirle. Teoman "oo Deniz kızı bu sinir ne sakin ol " dedi o sinir bozucu gülümsemesi ile ardından Deniz elindeki voleybol topunu Teomanın’ın kafasına fırlatıp odadan çıktı ancak Teoman Deniz'in arkasından hala gülümseyerek bakıyordu Teoman hızlıca topu alıp koridorda koşarak Denizin yanına yaklaşıp eğildi "bu gün tersinden uyanmış olma ihtimalin var mı "dedi ve koşarak kapıdan dışarı çıktı. Deniz derin bir iç çekip elindeki top filesi ile yürümeye devam etti. Kapıyı ayağı ile ittirerek spor salonuna girdi. Hoca yoklama almadan önce Deniz "Hocam Aras yukarıda biraz halsiz hissettiği için aşağı inmedi sorun olur mu?"dedi hafif bir sesle. Hoca Deniz'in yukarıya Arası çağırması için gitmesini istedi. Teomanın’ın soğuk sesi ile "Hocam ben gidebilirim isterseniz "demesi ile arkasına dönerek kısa bir bakış attı ardından hocaya dönerek cevap istermişcesine baktı. Hocanın "hayır Teoman Deniz gidebilir "demesi ile hızlıca koridorda koşup merdivenlerden çıkıp kapıyı açtı sınıfa girmeden kapının önünde durarak Arasa "Hoca yoklama alacak seni çağırıyor " dedi. Aras başını kaldırıp Deniz'e baktı. Birkaç saniye hiçbir şey söylemeden ona baktıktan sonra çantasını aldı. “Geliyorum,” dedi. Deniz kapının önünden çekilip merdivenlere yöneldi. Aras arkasından gelirken Deniz bir anda durdu. “Bu arada,” dedi dönerek, “az önce gerçekten uyuyor muydun?” Aras kaşlarını kaldırdı. “Evet?” Deniz şüpheyle baktı. “Sınıfta tek başına uyuyordun. Hoca seni görseydi ne yapacaktın?” Aras omuz silkti. “Sen beni kurtardın.” Deniz gülerek başını salladı. “Her zaman seni kurtarmak zorunda değilim.” Aras da gülümsedi. “Ama kurtarıyorsun.” Deniz onun koluna hafifçe vurdu. “Hadi aşağı in, yoklamayı kaçıracağız.”
İkisi birlikte spor salonuna indiklerinde ders çoktan başlamıştı. Deniz yerine geçerken Sıla hemen yanına yaklaştı. “Neredeydiniz?” diye sordu. Deniz, “Aras'ı çağırmaya gittim,” diyerek yerine oturdu. Sıla başını salladıktan sonra gözleri istemsizce salonun diğer tarafında duran Teoman'a kaydı. Teoman arkadaşlarıyla konuşuyor, arada bir Sıla'ya bakıyordu. Sıla'nın yüzünde küçük bir gülümseme oluştu. Deniz bunu fark etti ama üzerinde durmadı.
Öğretmen öğrencileri ikişerli gruplara ayırırken Teoman ile Deniz yine aynı gruba düştü. Deniz'in yüzü anında asıldı. “Hocam başka biriyle olabilir miyim?” diye sordu. Öğretmen başını iki yana salladı. “Hayır Deniz, gruplar belli. Teoman'la çalışacaksın.” Teoman yanına gelip ellerini cebine soktu. “Şansımıza bak Deniz kızı.” Deniz ona ters bir bakış attı. “Ben buna şans demezdim.” Teoman gülümsedi. “Seninle aynı fikirde olmadığım çok fazla konu var.” Deniz cevap vermeden topu aldı ve çalışmaya başladı.
Birkaç dakika boyunca yalnızca dersle ilgilendiler. Teoman her zamanki gibi Deniz'i kızdıracak bir şey söylemeye çalışıyor, Deniz de onun söylediklerine karşılık veriyordu. Ancak bu kez aralarındaki tartışma eskisi kadar sert değildi. Teoman topu Deniz'e attığında Deniz topu yakalayıp ona geri gönderdi. “Fena değilsin,” dedi Teoman. Deniz şaşkınlıkla ona baktı. “Bu iltifat mıydı?” Teoman başını eğerek düşündü. “Sayılır.” Deniz hafifçe güldü. “Senden duyduğuma şaşırdım.” Teoman da gülümsedi. “Alışma Deniz kızı.” Deniz hemen eski haline dönüp gözlerini devirdi. “Merak etme, hiç niyetim yok.”
Dersin sonunda Sıla, Teoman'ın yanına gitti. “Teo, biraz konuşabilir miyiz?” Teoman'ın yüzündeki gülümseme kayboldu. “Olur.” İkisi biraz uzaklaştılar. Deniz onları uzaktan izlerken Sıla'nın Teoman'a karşı tavrındaki değişikliği fark etti. Sıla'nın yüzü yumuşamış, Teoman ise her zamanki rahat tavrından uzaklaşmıştı. Deniz ne konuştuklarını duyamıyordu ama Sıla'nın Teoman'a ne kadar bağlı olduğu açıkça belliydi. Çünkü Sıla başından beri Teoman'ı gerçekten seviyordu.
Teoman ise bu ilişkinin hiçbir zaman kendi isteğiyle başlamadığını biliyordu. Annesi Sıla'yı çok seviyordu ve Teoman'ın onunla birlikte olmasını istiyordu. Başta karşı çıkmış, fakat annesinin ısrarları ve kurduğu baskı yüzünden sonunda kabul etmek zorunda kalmıştı. Sıla ise bunun aksine, Teoman'la birlikte olmayı gerçekten istiyordu. Onu seviyordu. Belki Teoman'ın zamanla kendisini seveceğine inanıyordu. Teoman ise Sıla'ya karşı kötü davranmıyor, onu kırmamaya çalışıyordu ama kalbinde Sıla'ya karşı aynı duygular yoktu.
Deniz bunların hiçbirini bilmiyordu.
Sadece Sıla'nın Teoman'a bakışından onun Teoman'ı gerçekten sevdiğini anlayabiliyordu.
Sıla geri döndüğünde Deniz ona gülümsedi. “İyi misiniz?” diye sordu. Sıla hemen başını salladı. “İyiyiz.” Deniz daha fazla soru sormadı. Sıla'nın özel hayatını kurcalamak istemiyordu.
Koridora çıktıklarında Teoman da arkalarından geldi. Deniz tam merdivenlere yönelmişti ki Teoman seslendi. “Deniz kızı.” Deniz durup arkasına baktı. “Ne var?” Teoman elindeki kalemi ona uzattı. “Bu senin.” Deniz kalemi görünce şaşırdı. “Benim mi?” “Evet. Sıranın altında buldum.” Deniz kalemi aldı. “Teşekkürler.” Teoman omuz silkti. “Rica ederim.” Deniz merdivenlerden inmeye devam ederken Teoman birkaç saniye arkasından baktı. Sonra Sıla'nın yanına geçti.
Deniz ise Teoman'ı hiç düşünmeden Sıla'yla birlikte bahçeye çıktı. Onun için Teoman hâlâ sabah bisikletle neredeyse çarpacağı, derslerde sürekli sinirini bozan ve her fırsatta kendisine “Deniz kızı” diye seslenen sinir bozucu bir çocuktu. Aralarında bundan fazlası yoktu.
En azından Deniz böyle düşünüyordu.
Ve Teoman'ın da şu an için ondan farklı düşündüğünü gösteren hiçbir şey yoktu.
Henüz.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

108okunma 8beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18