Bölümler 11Şu an: Asya
Asya her zaman ki gibi uyuyamamıştı bu yüzden yatağında oturur pozisyon da oturuyor ve kitap okuyordu.
Odasında sadece yatağının yanında ki gece lambası yanıyordu buna rağmen gayet de rahat bir şekilde kitabını okuyabiliyordu.
Üstünde çok fazla baskı ve beklenti vardı. Babasının şirketi devir alması geliyordu ama o çok rahatsızdı bu durumdan. Hiç bir zaman o şirketi devralmak istememişti ve bunu binlerce kez dile getirmişti ama onu ne annesi, ne de babası dinlemişti.
Asya'nın istediği sakin ve manşetlerden uzak bir hayattı. Gerçekten değer verdikleriyle beraber yaşadığı bir hayat. Ne kadar imkansız olsa da...
Yine dalıp gittiğini ve kitabı anlamayı unuttuğunu fark edince kitap ayracını kaldığı sayfaya koydu ve kitabı kapatıp yanındaki komodine koydu. Uyumak istiyordu çünkü yorgundu ama bir türlü uyuyamıyordu.
Asya'nın hiç bir zaman düzgün bir uyku düzeni olmamıştı. Her zaman canı istediğinde yatar, canı istediğinde kalkardı. Ailesinin de umurunda degildi zaten.
Herkesin gördüğünün aksine Asya bu hayatından hiç mutlu değildi. Annesi ve babası onu bir çıkar uğruna dünyaya getirmişti ve ona hiç sevgi sunmamışlardı.
Asya eskiden buna çok darılırdı ama artık alıştı veya oda artık onlara karşı sevgi beslemiyordu. Olmadı gereken buydu. Ona göre sevgi zayıflıktı. Birisini severse onu kaybederdi. O sevgi ne demek hiç bilmemişti.
Yatakta durmaktan sıkılınca yavaşça ayaklarını yataktan aşağıya sarkıttı ve terliklerini giydi. Pijaması rahat olduğu için evin içinde rahatça gezebilecekti.
Pijaması altı uzun siyah üstü ise hafif açık gri tişörttü. Asla renkli giyinmezdi. Sırf bu yüzden bir sürü lakap almıştı okul yıllarında.
Arkadaşları sürekli olarak ona: erkek, erkek taklitcisi, Kara kız gibi saçma salak lakaplar takarlardı. Asya bunları duymazdan gelirdi çünkü beyinlerini kullanamayanların kurduğu iki cümleye takılacak kadar alçak görmüyordu kendini.
Aşağıya inerken dikkatli olmaya çalıştı çünkü her yer zifiri karanlıktı. Merdivenden yuvarlanmak istemezdi.
Evde gezmeye başladı. Çok sıkılıyordu. Her anlamda...
İlk önce mutfağa gitti ve dolabı açıp içinden bir şey alıp yemek istedi, sonra vazgeçti. Mutfakta da sıkılıp salona doğru ilerledi.
Salona geldi ve koltuğa oturdu. Kafasını arkaya doğru atıp kafasını koltuğun arkasına yasladı. Biraz tavanı izledi ama onu yapmaktan da sıkılıp odasına çıkıp uyumaya karar verdi.
Evin merdivenleri dış kapının tam karşısındaydı.
Tam merdivenin birinci basamağına basmıştı ki kapının oradan ses geldi. Dönüp baktı. Kapıda bir şey yoktu. Kendi kafasında kurmuştur diye tekrar önüne dönüp gidecekken gözüne bir şey ilişti. Bir mektup...
Bölüm etkileşimi
