10. bölüm / 12
Tac Mahal | Yarı Texting10.Bölüm
Bölümler 12Şu an: 10.Bölüm
- 1 1.Bölüm284 kelime
- 2 2.Bölüm517 kelime
- 3 3.Bölüm788 kelime
- 4 4.Bölüm613 kelime
- 5 5.Bölüm413 kelime
- 6 6.Bölüm677 kelime
- 7 7.Bölüm296 kelime
- 8 8.Bölüm310 kelime
- 9 9.Bölüm487 kelime
- 10 10.Bölüm793 kelime · Okuduğun bölüm
- 11 11.Bölüm545 kelime
- 12 12.Bölüm526 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Açıklama yapmak istiyorum efenim tek bir kişiye demiyorum genel söylüyorum Sarp’ın Begüme olan davranışlarıyla lütfen Begüm’ü korumak için ölü gösterilmesini karıştırmayın🙏🏻🙏🏻 Begüm’ü korumak için çocuğu ölü gösterdiler ve siz yine onu suçluyorsunuz Allah aşkına o ayrı bu ayrı iyi bir şey yapıyor ve bu Sarp’ın elinde olan bir şey bile değil lütfen ikisini karıştırmayın neyse iyi okumalar
***
Yazarın anlatımıyla;
Begüm yine rüyayla uyanmıştı. Rüyasında Sarp’ı görmüştü. Yerinden kalkmasıyla yanında uyuyan Ceylin’e baktı. Gözleri şiş haldeydi. Abisine çok ağlamıştı belli ki.
Ceylin’in üstünü örttükten sonra banyoya girdi. Hızlı bir duş aldıktan sonra kendine kahve yapıp balkona çıktı.
Aklı hep Sarp’la evlilik zamanı yaşadıklarına kayıyordu. Yine aklına gelmişti.
“Yer misin?”
“Yemem Begüm! Çek şunu gözümün önünden.” dedi Sarp. Elindeki tablete odaklanamıyordu. Begüm bıçağa batırmış olduğu elmayı onun gözüne gözüne sokuyordu.
“Ye,” dedi Begüm yine. Sarp, elmayı bıçaktan kurtarmasıyla uzanıp Begüm’ün ağzına tıktı. “Sus artık.” dedi.
“Susmayacağım.” dedi Begüm.
“Seni almakla ne kadar büyük bir hata yaptığımı hatırlatıyorsun.” dedi Sarp. Begüm öksürmeye başladı. Sarp bakışlarını ona çevirdi. “Ne oldu lan?” dedi.
“Boğazım,” dedi Begüm. Sarp mutfağa gitmesiyle Begüm’e su doldurdu ve getirdi. Begüm suyu içmesiyle sırıttı. “Şükür tableti bıraktın.” dedi.
“Neydi bu şimdi? Oyun mu?” dedi Sarp. Begüm sırıtarak başını salladı. “Senden kurtulacağım günü bekliyorum.” dedi Sarp ve içeri geçti. Begüm tabii kuyruk gibi peşine takılmış ve Sarp’ı asla rahat bırakmamıştı.
Sarp bir haftadır rahatsız edilmiyordu. Begüm ne onu arayıp soruyor, ne de kuyruk gibi peşine takılıyordu. Ne zaman bitecek bu bilmiyordu iki aydır görmüyordu Begüm’ü. Hep kurtulmaktan bahsediyordu ama nedense bir boşluk hissi vardı.
“Ne zaman bitecek bu?” diye kendi kendine konuştu Sarp. Eli kolu bağlıydı. Ona kalda her şeyi hemen Begüm’e anlatırdı ama anlattığı an Begüm’ün canı giderdi. Ne yapacağını bilmiyordu. Sadece Demir’i aramak için ona telefon vermişlerdi.
Başka kimseyi aramaya hakkı yoktu. “İşin çok zor.” dedi yanındaki kişi. Bunun farkındaydı. Ofladı. “Çok söyleniyordun susmuyor diye,” dedi adam. Sarp güldü alayla. “Sustu ve hoşuma gitmedi.”
“Ben sana demiştim.” dedi adam.
Begüm ise bu olanları hatırlayınca gözleri dolmuştu. Sarp ne kadar ona kızsa da onun peşinde olması hoşuna gidiyordu. Begüm gözyaşlarını sildi. Ceylin’in uyandığını fark etti.
“Begüm abla?” dedi.
“Uyandırdım mı?” dedi Begüm. Sesi zor çıkıyordu. “Uyuyamadım.” dedi. Elindeki kahveyi yanına bıraktı. Begüm’ün yanına oturdu. “Nasılsın? Konuşamadık seninle de hiç.” dedi.
“Bilmem. Nasıl olmam gerekiyor bilmiyorum.” dedi Begüm. İlk kez birine karşı açık oluyordu. “Abim nasıl böyle oldu bilmiyorum. Çok üzülüyorum.” dedi Ceylin ağlayarak.
“Bende bir anlasam,” dedi Begüm. Yalan söylemişti işte. Arkasında birini bırakmam demişti ama bırakmıştı. Başını geriye yasladı Begüm ve gözlerini yumdu.
“Özledim abimi.” dedi Ceylin. Begüm gözlerini açtı. Bunu sesli dile getirmekten çekiniyordu ama oda çok özlemişti Sarp’ı. Peşinde kuyruk olup onu sinir etmeyi özlemişti.
Sarp, Begüm’ü sevmese bile evin içinde iki çocuk gibiydiler. Sarp’ın görevleri başlamadan önce eğlenmeyi biliyorlardı. Sarp’ın görevlerden sonra hali kalmadı ve herkesten uzaklaşmıştı. Bu halsizlik Begüm’e de yansımış ve araları bir daha eskisi gibi olmamıştı.
Begüm, Sarp’ı seviyordu. Aileleri yakındı. Sarp, Begüm’le yakından ilgileniyordu. Begüm’ün ailesi tek Sarp’a güveniyordu. Begüm deli dolu bir kızdı ve nereye gitse hep Sarp’a emanetti. Herkes tek Sarp’a güveniyordu.
Zamanı geldi ve ikisini darlamaya başladılar. Hep birini ayarlamaya çalışıp duruyorlardı. Bir gün bu olayı arasında konuştular ve ikisini de rahatsız eden bir durumdu. Belki az kafaları rahatlar diye sahte bir evlilik yapmışlardı.
Begüm’ün o zaman hisleri yeniydi. Ona da gün doğmuştu tabii. Sarp ona benimle evlensene dediği zaman bile daha cümlesini bitirmeden onaylamıştı. Sarp onun neden hiç ısrar etmeyip hemen kabul ettiğini anlamamıştı.
Sarp’ı sevdiğindendi. Evlilikleri bir sene olacaktı neredeyse ve Begüm’ün sevgisi azalmıyordu. Sarp ise başlarda iyilerdi ama görevlerden kaynaklı Begüm’le aralarında mesafeler olmuştu.
Begüm’ün bu hiç hoşuna gitmemişti. Göreve gitmesini bile istemiyordu ama işi buydu. Şimdi ise hiç yoktu. Ceylin’in sesiyle düşüncelerinden ayrıldı.
“Hiç ihtimal yok mu sence? Belki yalandır?” dedi.
“Sanmıyorum Ceylin.” dedi Begüm. Oda yalan olduğunu düşünmek istiyordu. “Neyse yatayım ben,” dedi ve ayaklanıp içeri girdi. Ceylin kendini Begüm’de çok yakın hissediyordu.
Ablası gibiydi sanki. Begüm de Ceylin’i seviyordu. Telefonuna mesaj gelmişti. Bir umut Sarp’tır belki diye heyecanla telefona atıldı ama Cemre’ydi.
“Adam öldü yani neyine hevesleniyorsun..” diye kendi kendine kızdı Begüm. Sarp’ın olma ihtimali düşüktü.
Cemre; İyi misin?
Begüm; İyiyim
Cemre; Bugün teslim edildi cenazesi toprağa verildi Sarp ve gelmedin
Begüm yazıyor…
Begüm; Gücüm yok herkes bana acıyarak bakacak istemiyorum
Cemre; Ne acıması Begüm?
Cemre; Şehit eşisin sen farkındasın değil mi?
Cemre; Gitmen gerekiyordu
Begüm; Yapamam onu öyle görmek istemiyorum niye kimse anlamıyor beni?
Begüm; İçimden bir his yaşadığını söylüyor ve o kadar saçma ki
Begüm; Neden böyle düşünüyorum?
Cemre; Belki yaşadığı içindir?
Silindi.
Cemre; Bilmiyorum öyle istiyorsun belki
Begüm; Çok erken oldu Cemre daha yaşayacak çok şeyimiz vardı bizim
Cemre; Nasip değilmiş
Begüm; Sanırım
Begüm; Yarın giderim mezarlığa
Cemre; Tamam
Telefonu bir kenara bırakmasıyla yatağa uzandı Begüm. Cesareti yoktu ama bir gün mezarlığa gidecekti bunu biliyordu.
***
bir iki bölüm daha mı atsam ne
Bölüm etkileşimi
