11. bölüm / 11
Tac Mahal | Yarı Texting11.Bölüm
Bölümler 11Şu an: 11.Bölüm
Daha gelmez bölüm haberiniz olsun
benim aşk hayatım bok gibi bunların da öyle olsun susun eşitleniyoruz
***
Yazarın Anlatımıyla;
Sarp karar vermişti. Begüm’e ne olursa olsun söyleyecekti. Kimsenin haberi dahi yoktu. Komutanın ona verdiği telefonu çıkardı. Çekmeceden arar belki diye Begüm’ün numarasını yazmıştı.
Numarayı telefona yazmasıyla aradı. Uykusundan uyanan Begüm aramayı cevaplamıştı. “Alo?” dedi. Sarp, üç ay ardından Begüm’ün sesini duyunca bozguna uğradı.
“Alo? Kimsiniz?” dedi. Sarp anında telefonu kapattı. Begüm anlamasa da uyumuştu. Sarp sabah komutanla konuşmak için odaya girdi. “Ben planı iptal etmek istiyorum.” dedi.
“Anlamadım? Karının hayatı söz konusu.” dedi komutan.
“Karımı koruyabilirim ama bunu daha fazla ona yapamam. Tüm sorumluluğu kabul ediyorum.” dedi.
“Seni timden atarım Yavuz.” dedi komutan. “Kabul.” dedi Sarp.
“Emin misin? Bir daha göreve göndermem seni.” dedi.
“Kabul diyorum.” dedi Sarp. Komutanla aralarında konuşmalarıyla Sarp çıkmıştı. Diğer gün eve gelmişti. Anahtarı yuvasına sokmasıyla içeri girdi. Mutfakta elinde bardakla odaya doğru gidecek olan Ceylin’le çarpıştı Sarp.
Ceylin’in elindeki bardak yere düştü. “Hayır, hayır.” dedi. Başını iki yana salladı. Yine gözleri dolmuştu. “Kabus görüyorsun Ceylin, uyanma vakti.” diye kendi kendine konuştu. Yanaklarına vurmuştu ayılmak için.
Bu sırada sese uyanan Begüm panikle girişe koştu. Sarp’ı görmesiyle duraksadı. Bir elini duvara yasladı. “Rüya değil, Ceylin. Abicim?” dedi.
“Rüya.” dedi ve arkasını dönüp Begüm’e baktı. “Ben kabus görüyorum sanırım! Çok kötü bir kabus.” dedi ağlayarak. Begüm, Ceylin’i oturtmasıyla ona su getirmişti. “Aynı kabusu bende görüyorum. Kafayı yedik.” dedi.
Eli ayağı titriyordu. “Lan neden gerçek olduğumu düşünmüyorsunuz?” dedi ve Begüm’ün yanına gidip koluna dokundu. Begüm irkilmesiyle geri çekildi. Sarp’ı itekledi. “Yok! Git! Sen gerçek değilsin. Ben şimdi uyanacağım,” dedi ağlayarak.
Elleriyle yüzünü sıvazladı. “Git! Uyanmak istiyorum. Hadi uyanayım artık,” dedi Begüm.
Uyanmıyordu. Kabus sürmeye devam ediyordu. Seslere gelen Demir ve Cemre nefes nefese ortama bakıyordu. Begüm’ün evine alarm taktırmıştı ve biri eve girince Demir’in telefonu çalıyordu.
O yüzden gelmişlerdi. “Demir.” dedi Begüm ağlayarak ve Demir’in yanına ilerledi. Cemre ışıkları açmasıyla ortam aydınlandı. “Ben kabus gördüm. Sarp ölmemişti. Bana dokunuyordu. Uyanamıyorum kabustan.” dedi Begüm.
“Abi,” dedi Ceylin ve oda Demir’in yanına ilerledi. “Bende aynısını gördüm.” dedi.
“Kabus değil.” dedi Demir. Daha fazla saklayamazdı. “Kabus.” dedi Begüm.
“Değil! Ölmedi Sarp. Seni korumak için öyle gösterdiler.” dedi. Begüm’ün omuzları düştü. Hepsini arkasında bırakarak odasına çıktı ve kapıyı kilitledi. “Yalan.” dedi kendi kendine.
“Uyan artık! Ne zaman bitecek bu kabus? Uyanmak istiyorum.” dedi. Ağlaması durmuyordu. “Begüm! Aç kapıyı hadi anlatmama izin ver.” dedi Sarp. Kapıyı yumrukluyordu.
“Git! Ben senin mezarına geldim! Git. Gerçek değilsin sen!” diye bağırdı Begüm. Masadaki vazoyu kapıya fırlattı. “Defol git!” diye bağırdı.
“Begüm! Kırdırtma bana şu kapıyı, aç hadi.” dedi.
“Git!” dedi Begüm ve balkona çıktı. Uyanmıyordu. Neden uyanmıyordu? “Sarp! Dur, üstüne gitme kızın.” dedi Demir.
“Lan kafayı yiyeceğim! Açmıyor kapıyı.” dedi.
“Onu da mı anlasanız acaba?” dedi Cemre.
“Sen nasıl geldin lan? Komutan nasıl saldı?” dedi Demir.
“Bıraktım askerliği.” dedi Sarp.
“Ne? Ne diyorsun lan sen?” dedi Demir şaşkınlıkla. “Daha fazla Begüm’e bunu yapamam lan! O kadar da değil. Bunu yapmak hataydı. Karımı koruyabilirim.” dedi Sarp.
“Lan sen ne mal adamsın? Nasıl koruyacaksın kızı gerizekalı?” dedi.
“Kes sesini Demir. Lan yüzüme bakmıyor,” dedi.
Begüm ilerleyen saatlerde kapının kilidini açmamıştı. Ceylin bir köşede ağlıyor, Begüm de bir köşede oturmuş duruyordu. Açmıyordu kapıyı.
Sarp da kapının önünde oturmuş bekliyordu. Demir ve Cemre de pes edip eve gitmişlerdi.
Sabaha kadar üçü de uyumamıştı.
***
yorumsuzum 🧑🏻🩰🧑🏻🩰
Bölüm etkileşimi
