15. bölüm · Söylenemeyenler
Ağrılı Sabahlar!
İlve İso'yu koltukta uyurken görünce şok olmuştu
"Damat sen burda mı yatiysun?!"
İso gözlerini ovuşturarak hemen doğruldu
"Evet İlve abla evet,canum karum bana trip atayi o yüzden burda yatayrum!"
"Oo damat sen işin püf noktalarını bilmiysun gel biz bir konuşalum!"
İso'yu kolundan çekip masaya oturttu
"Şimdu Fadime'yi taniysam öyle hemen affetmez sen şimdu ne yaptun Fadime'ye?"
"Ee,üstünü giyinecektu çık dedu,bende arkamu döneyum giyun bana laf ederler dedum"
"Ee sonra ne oldi?"
"Sonra deduki 'ben lavaboda giyineyum o zaman sana laf ederler filan' dedu sonrada gittu"
"Şimdu damat benum bilduğum Fadime sana uzun süre trip atmaz!Sadece sen ona ters birşey söylema küçük küçük yanuna yaklaş bir sarul bir elinu tut!"
İso içinden İlve'nin dediklerini duyunca konuşmaya başladı
Sarılayim mu?Elini mi tutayum?Ne yapayum?Nasul yapayum?!
"Aloo!Damat iyimisun!"
"İyiyum iyiyum ben gideyumda canum karumun gönlünü alayum!"
Yatak odasının kapısında durdu ve İlve'nin dediklerini düşündü
Bir sarul bir elinu tut!
Bu ses kafasında yankılanıp durdu
Kapıyı açıp Fadime'ye baktı
Fadime çoktan uyanmıştı
"İnsan kapıyu tıklatur!"
"F-Fadime bi kalkarmisun?"
"Ne oldi?"
"Ee Fadime ben dün gece yaptuklarum için özür dilerum!"
Elleri kıpraşıp durdu, titriyordu
"İso!Sen iyimisun?"
Bir anda durdu titremesi ve Fadime'ye ansızın kocaman bir kucak dolusu sarıldı
