Son çizgi-Nabız kitap kapağı

7. bölüm / 8

Son çizgi-Nabız

7.Bölüm- Kıskançlık

Vaveyla Yazarı: Peri Masalı

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 8Şu an: 7.Bölüm- Kıskançlık

Odadaki o hararetli konuşmanın üzerinden saatler geçmişti. Öğle arası olduğun da kudret yemekhaneye inmişti yemeğini alıp tam bir yere oturacakken reyhan onu görür ve hemen yanlarına çağırır.

'Kudret gelsene biz buradayız'
Kudret o tarafa döndüğün de timur ve vezirin orda olduğunu fark etti.
Veziri biraz daha kudurtmak için iyi fikir olduğunu düşündü ve oraya doğru yürüdü
'Eh iyi madem siz buradasınız oturayım' deyip hemen reyhanın yanına, vezirin de tam önüne geçmişti
'Afiyet olsun'
'Sağ ol canım sana da' dedi timur 'ee kudret görüşemedik nasılsın'
'Ben çok iyiyim timur sen?'
'Ben de aynı işte'

Vezir başını kaldırıp gözlerini kudretin karalarına dikti.
'Tabi ya iyi olursun, ee gelirken erdinçi falan görmedin mi'
Kudret sırıtarak sanki üzülmüş gibi takılarak
'Görmedim be vezir geldi herhalde yemeğe'
'Ha odasına baktın yani'
'Yok genellikle o gelirdi kudret yemeğe gidelim mi diye de gelmediğine göre işi var herhalde'
Vezir timura dönerek
'Timur beni sakinleştirin bana geliyorlar'
'Sakin ol vezir, bunlar daha iyi günlerin' der kudret ve yemeğini yemeye başlar

Aradan birkaç dakika geçtikten sonra erdinç elinde tepsiyle masa ararken kudreti gördü
'Aa kudret sen inmişsin ya'
Kudret başını kaldırdığın da erdinçi gördü vezire bi bakış atarak. Sonra tekrar erdinçe bakarak
'Evet ya baktım sen gelmiyorsun herhalde işin var diye geldim'
'Çok iyi yapmışsın acil de işim vardı da ondan geciktim'
'Anladım sorun yok'
'İyi o zaman hadi size afiyet olsun'

Erdinç arkasını dönüp tam gidecekken
'Erdinç' diye seslendi kudret
'Efendim'
'Nereye gidiyorsun gel bizimle ye masada boş yer var zaten'
'Bilemedim şimdi'
'Neyi bilemiyorsun ya reyhanla timur bir şey demez, hem vezir hocamla daha iyi tanışırsınız değil mi vezir hocam'
Vezir gerginlikle kafasını sallar
'Hı hı kesinlikle'
'Hadi gel vezirin yanı boş'
'Peki madem geleyim'
Erdinç vezirin yanına yerleşmiş yemeğini yemeye başlamıştı.
Ama vezir ise yemeğini yemeyi bırakıp erdinçe öldürücü bakışlar yollamakla meşguldü, kudret sırıtırken, reyhanla timur birbirine bakıp ne olduğunu anlamaya çalışıyorladılar.

Vezir en son dayanamayarak suyundan bir yudum aldı sandalyesinde çarpraz oturarak bir kolunu sandalyenin kenarına attı
'Ee erdinç'
'Efendim'
'Ben buraya geleli 2 hafta oldu öyle herkesi tanımam senle de şimdi tanışmak nasip oldu'
Erdinç yemeğini yemeyi bırakıp vezire döndü
'Evet öyle oldu ben yıllık izindeydim de o zaman gelmişsin sen, ama yine kaynaşmışsın baksana kudret, reyhan, timur hepsiyle tanışmışsın'
'Yok o iş öyle değil kudret ve timurla biz üniversiteden 1 den beri tanışıyoruz reyhanla da son seneden beri'
Erdinç şaşırarak
'Aa öyle mi bunu bilmiyordum'
'Ya öyle işte ee siz nereden tanışıyorsunuz peki'
Erdinç hafif srıtarak
'Ben önce kudreti tanıdım çalışmaya başladığım ilk gün bana çok yardımcı oldu.
O olmasaydı buraya çok zor alışırdım ben' bunları derken kudrete hayran hayran bakıyordu.
Vezir ise masanın altında ki elini çoktan yumruk yapmıştı. Dişlerini sıkarak
'Aa öyle mi ne güzel ne güzel neyse ben yemeğimi yedim müsaadenizi isteyim'
Kudret alaylı bir ses tonuyla
'Ama vezir tabağın da var hala yesene'
Vezir hafif kudrete doğru eğilerek
'Yok kudret hocam ben doydum sağ olun' deyip yemekhaneden çıkar.
Reyhan ise kudrete ne oluyor bakışı attığın da kudrette hiç bakışını atıp omuzunu silkti.

Öğle yemeğinden sonra kudret hastalarına bakmak için oda oda dolaştıktan sonra elleri önlüğünün cebin de şekilde odasına doğru gidiyordu. Tam o sıra da vezir de karşıdan geliyordu.

Vezir tam çekip gidecekken kudret arkadan seslendi
‘Ne oldu vezir selam sabahımı kestin’
Vezir arkasına dönüp kudreti süzdü
‘Hayır kesmedim kesmeyeceğim de ama bir işim var o yüzden’
‘Ne işi o?’
Vezir sırıtarak
‘Ne oldu merak mı ettin?’
‘Ne münasebet, başını yine mi belaya soktun diye’
‘Yok ben başımı belaya sokarsam, sadece senin için yaparım tıpkı o gün gibi’

Flashback/ 2016-Şubat

Soğuk bir kış günüydü, İstanbul kara teslim olmuştu iyice
Kudret ile vezir de kaç gündür o sebepten görüşemiyorlardılar vezir en son dayanamayarak kudrete mesaj attı.

Sevgilim❤️
Güzelim ben seni çok özledim neredeyse 1 hafta olacak seni göremedim ne olur buluşalım

Vezir nasıl çıkalım bu hava da boyumuza gelecek resmen kar

Ya ben seni kucağıma alırım gerekirse ne olur buluşalım özledim diyorum kıyma şu garibana

Hahahaha tamam ya tamam buluşalım

Her zaman gittiğimiz kafe de

Tamam sevgilim

İkisi de hemen hazırlanarak çıktılar hep buluştukları okulun yakınlarında ki bir kafeye geldiler.

İlk gelen vezir di 2 dakika sonra da kudret girdi.

Vezir kudreti görünce etrafı asla umursamadı ve sımsıkı sarıldı sevdiğine

Ve kudrette ilk defa etrafı boşvererek o sarılışa aynı şekil karşılık verdi

‘Çok özledim kudret seni çok’
‘Bende aşkım, hadi gel oturalım’
İkisi de sıcak kahve söyledikten sonra hemen oturdular

‘Of kudret, bir daha bu kadar mahrum etme kendinden kafayı yedim resmen kızım sensizlikten’
Kudret kahkaha atarak
‘Aşkım ben de çok özledim seni ama hava şartları işte ya yoksa niye bu kadar ayrı kalalım’
‘Haklısın güzelim, diyorum işte evlensek bunlar hiçbir şekilde sıkıntımız olmayacak’
‘Başladın yine he, erken sevgilim erken daha zamanı gelsin evleneceğiz bekle’
‘Bekliyemiyorum, ben her saatimi dakikamı seninle geçirmek istiyorum kudret’
Kudretin gözü dolmuş şekilde, elini vezirin yanağına koydu
‘Aşkım sen neler hissediyorsan, emin ol aynılarını hissediyorum ve zamanı gelince o hayalini kurduğumuz hayatı yaşayacağız’
Vezir yanağın da olan eli alıp avuç içine sıcak bir öpücük kondurdu.
‘Tamam sevgilim’

Vezir başını diğer tarafa çevirdiğin de bir adamın kudret geldiğinden beri ona baktığını fark etti.

Aslında geldiğin de fark etti ama bir şey demek istemedi, ama şimdi adam baya baya kudreti izliyordu.
Vezir kaşlarını çatarak ayağa kalkar
‘Vezir ne oldu?’
Vezir kudrete hiçbir cevap vermeden masaya doğru yanaşır. Kudrette hemen peşinden gelir
‘Aşkım ne oluyor dedim?’

‘Ne oluyor birader geldiğimizden beri bize bakış duruyorsun?’
Adam pis pis sırıtarak
‘Ben sana değil kardeş, yanında ki hanımefendiye bakıyorum’
‘Yanımdaki hanımefendiye bakıyorsan demek ki bana da bakıyorsun demek o gözleri çek fena olmasın’
Adam hemen hızlıca ayağa kalkar kalktığı gibi sandalye devrilir
‘Hadi ya ne yaparsın da fena olur’
‘Abi git’
‘Göz benim göz istediğine bakarım buna sen karışamazsın fıstık gibi kız bakmayıp da napalım şimdi değil mi’
Vezirin sabrını taşıran o fıstık gibi kız olmuştu hemen sinirle adama dönerek
‘Lan’ deyip bi yumruk indirdi. Adam savrularak yere düştü. Adam tam kalkıp vezire yumruk indirecekken vezir taktik kullanıp adamı tekrar yere yatırdı ve dövmeye başladı.

Kudret endişeyle
‘Vezir dur! Allah aşkına dur!’
Bu işin sonu tabi ki de karakol da bitmişti. Vezirin babası kendi gelmeyip bir avukat yollamıştı.
Avukat işleri halledip adamla anlaşmıştılar. İşleri bittikten sonra vezir avukatla birlikte karakolun bahçesine çıkmıştı.

Kudrette karakolun bahçesin de ki banka oturmuş, veziri bekliyordu. Vezirin bahçeye çıktığını görünce ayaklandı. Avukatla konuşmasını bitirmesini bekledi biraz

Birkaç dakika sonra avukat gitmiş bahçe de kudret ile vezir kalmıştı.

Vezir kudreti görünce gülümseyerek kollarını açarak kudrete yürüdü
Kudret kaşlarını çatarak veziri bekliyordu. Onun o masum halini görünce bi yumuşar gibi oldu ama hemen kendine gelip kaşlarını tekrar çattı. Ve hemen geri yerine oturdu.
Vezir kudretini kızgınlığını anlayınca yavaş yavaş yanına oturdu.
‘Kudretim’
‘Sus vezir’
‘Ama bi dinle’
‘Ya neyi dinliyim neyi, adam bana yan mı baktı ya gider düzgünce konuşursun ha baktın laftan anlamıyor karakola gelirsin ama adamı kafenin ortasın da dövmezsin anladın mı?’
‘Haklısın güzelim hem de çok ama fevrim döndü böyle labali konuşunca bide, anla beni aşkım ne olur?’
Kudret bi yumuşar gibi bakar önce vezire sonra tekrar kaşlarını çatar
Vezir kudreti bu halde görünce bıyık altı gülümser
‘Benim kudretim bana kıymaz he’ deyip kudrete sırnaşır biraz
‘Sırnaşma vezir’

Vezir kudretin omzuna kafasını koyup kudrete masum masum bakınca kudret kendini artık tutamadı kahkahayı bastı
‘Serserisin sen vezir serseri ve aklımı bir gün cidden alacaksın rahat dur ne olursun’
‘Tamam güzelim tamam söz veriyorum’ deyip kudreti göğsüne çekip sımsıkı sarılır….

-Günümüz-
‘Neyse ne vezir o günler geri de kaldı’ deyip tam gidecekken vezir narince bileğinden tutar
‘Geri de kalmış olabilir ama bu başımı sadece senin için belaya soktuğumun gerçeğini değiştirmiyor kudret’
‘Hı hı ondan’
‘Neyse çok merak ettin söyleyeyim, bir hastamla ilgili mesele önemli değil yani’
Kudret kaşlarını çatarak
‘Ne alaka, ne demek merak ettin etmedim ben merak falan anladın mı?’
‘Tamam kudret hocam demiş olayım ben yine de’ deyip göz kırpar
‘Görüşmek üzere’ deyip vezir sırıta sırıta gider.
Kudrette onu arkasından izleyerek sırıtır
‘Serserisin sen, hem de eski günlerdeki gibi…..’

Kudrette geçmişi düşünülerek sırıtarak odasına doğru gider…

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

10okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.