Barut ve Piccola

Vaveyla Yazarı: Signorina Vera

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 4Şu an: Barut ve Piccola

Adamın söylediği iki kelime salonun içindeki havayı değiştirdi.
“Sono qui.”
Buradalar.
Bir anda herkes hareketlendi. Az önce heykel gibi duran takım elbiseli adamlar aynı anda silahlarına uzandı. Metal sesleri salonun içinde yankılandı. O kadar hızlı olmuştu ki birkaç saniye boyunca beynim yetişemedi.
Ben hâlâ olduğum yerde dikiliyordum. Çünkü kusura bakmayın ama insan bir anda kendini mafya baskınının ortasında bulunca işlemci yanıyor.
“Ne oluyor?” dedim.
Kimse cevap vermedi. Harika. İletişim gerçekten mükemmel. Dante’nin yüzündeki ifade değişmişti. İlk geldiğinden beri ilk kez o kontrollü sakinliğin altında başka bir şey gördüm. Öfke. Hayır. Daha kötüsü. Öldürme isteği. Bir adam hızlıca İtalyanca konuştu.
“Arka yolu kapatmışlar.”
“Kaç kişi olduklarını bilmiyoruz.”
“Çatıda da hareket var.”
Ben içimden sadece:
OH MY GOD. OH MY GOD. OH MY—
Ama dışarıdan olabildiğince sakin görünmeye çalışıyordum. Karadenizli kadın genetiği sağ olsun. Dünya yansa “bir çay koy da düşünelim” diyen insanlardan geliyordum. Dante bakışlarını bana çevirdi.
“Yukarı çık.”
“Hayır.”
Kaşındaki damar hafif attı.
“Vera.”
“Bak mafya bey, şu an evime kim saldırıyorsa benim de problemim olabilir farkındaysan?”
Yanındaki adamlardan biri bana kısa bir bakış attı. Sonra İtalyanca mırıldandı:
“Gerçekten hiç korkmuyor mu bu kız?”
İçimden sırıttım. Sen öyle san mafya bozuntusu. Dante sertçe cevap verdi:
“Korkuyor.”
“Sadece göstermiyor.”

Tamam. Bu biraz rahatsız ediciydi. Çünkü haklıydı. Hem de çok. Göğsümün içinde kalbim deli gibi atıyordu ama bunu onlara göstermeyecektim. Asla. Dışarıdan büyük bir fren sesi geldi. Sonra—
Silah sesi. Kulaklarım çınladı. Üvey annem çığlık attı. Refleksle irkildim. Bir anda Dante bana doğru yürüdü. O kadar hızlı oldu ki ne olduğunu anlamadan beni kolumdan tutup arkasına çekmişti. Ve beynim sadece şuna takıldı:
Adamın eli inanılmaz sıcaktı. Şu an bunu düşünmenin sırası mı Vera? Kesinlikle değil. Ama beynim stres altında saçmalıyordu. Dante adamlara İtalyanca emirler yağdırmaya başladı.
“Kimse içeri girmeyecek.”
“Üst katı kontrol edin.”
“Canlı yakalarsanız bana getirin.”
Canlı yakalarsanız mı? Allah’ım bunlar gerçekten mafya. Ben bunu hâlâ tam kavrayamıyordum galiba. Bir adam hızla dışarı çıktı. Yağmurun sesi içeri doldu. Rüzgâr kapıları zangırdatıyordu. Konağın eski duvarları bile gerilmiş gibiydi.
Babam bir sandalyeye çökmüştü. Yüzü bembeyazdı. İlk kez ona acıyamadım. Çünkü şu an bütün bunların sebebi oydu. Beni satmıştı. İçimdeki öfke tekrar yükseldi.
Dante hâlâ önümde duruyordu. Sanki refleks olarak beni koruma pozisyonu almıştı. Bu durum sinir bozucu şekilde dikkatimi dağıtıyordu. Çünkü mantıken ondan korkmam gerekiyordu. Ama garip olan şuydu: odadaki en tehlikeli insan o olmasına rağmen… kendimi en güvende hissettiğim yer yine onun yanıydı. Bu çok yanlış bir histi. Çok.
Dışarıdan yeniden silah sesleri geldi. Yakındı bu kez. Gerçekten yakın. İçgüdüsel olarak Dante’nin ceketini tuttum. Fark ettiğim anda bırakmaya çalıştım ama adam aşağı bakmıştı bile. Bakışlarımız çarpıştı. Lanet olsun. O gözler normal değildi. İnsan birine bakınca neden nefes almayı unutur ki?
Dante’nin sesi alçaktı.
“Korktun.”
“Hayır.”
“Yalan söylüyorsun.”
“Sen de fazla sinir bozucusun.”
Ağzının kenarı hafif kıvrıldı. Şaka mı bu adam? Şu an çatışmanın ortasında mı flört ediyor? Bir koruma hızlı adımlarla içeri girdi. İtalyanca konuştu:
“Arka bahçedeler.”
“Camdan girmeye çalışıyorlar.”

Dante’nin yüzü anında buz kesti. Sonra bana baktı.
“Üst kata çıkıyorsun.”
“Hayır.”
“Bu tartışma değil.”
“Ben de tartışmıyorum zaten. Direkt reddediyorum.”
Adam birkaç saniye bana baktı. Sonra çok hafifçe başını eğdi. Sanki gerçekten sabrını zorluyordum. Ve garip şekilde… Bu hoşuma gidiyordu. Psikolojik yardım almam lazım olabilir. Dante bir adım yaklaştı.
“Dinle piccola,” dedi alçak sesle. “Birazdan burada hoş şeyler olmayacak.”
“Neden bana sürekli İtalyanca lakap takıyorsun?”
“Çünkü hoşuma gidiyor.”
Kalbim saçma şekilde tekledi. Yok artık. Hayır. Bu adamın ses tonu yasaklanmalıydı. Ben beynimi toplamaya çalışırken dışarıdan korkunç bir gürültü geldi. Cam kırıldı. Üvey annem yeniden bağırdı. Refleksle irkildim. Sonra her şey çok hızlı oldu.
Bir adam pencereyi kırıp içeri girdi. Siyah kıyafetliydi. Elinde silah vardı. Ve doğruca Dante’ye ateş etti. Çığlık attım. Dante beni yere çekti. Silah sesi salonun içinde patladı. Kulaklarım uğulduyordu. Yere düştüğüm anda Dante’nin kolu belime dolandı. Beni resmen kendi bedeninin altına almıştı. Sonra—
Karşı ateş başladı. Her yer bağrışma ve silah sesiyle doldu. Filmlerde havalı duruyor olabilir ama gerçek hayatta aşırı korkunçmuş. Barut kokusu burnuma doldu. Şöminenin üstündeki tablo parçalanıp yere düştü. Dante tek eliyle silahını doğrulturken diğer eli hâlâ belimdeydi. Ve ben buna neden dikkat ettiğimi sorgulamak istemiyordum.
Birini vurdu. Hiç tereddüt etmedi. Adam yere düştü. Ben donup kaldım. Çünkü ilk kez birinin gözümün önünde vurulduğunu görüyordum. Midem bulandı. Dante hemen bana baktı.
“Bana bak.”
Bakmadım. Yerdeki adama bakıyordum. Kan… Çok fazlaydı. Bir anda çenem tutuldu. Nefesim hızlandı. Panik. Panik geliyor. Hayır hayır hayır—
“Vera.”
Dante’nin sesi bu kez daha sertti. Çenemi tuttu. İstemeden ona baktım.
“Bana bak,” dedi tekrar. Ve Tanrım… O an etraftaki bütün sesler sanki uzaklaştı. Sadece onun gözlerini görüyordum. Soğuk değildi artık. Garip şekilde sakindi.

“İyi misin?”
Bu soruyu gerçekten sorması beynimi kısa devre yaptırdı. Adam az önce birini vurdu. Ama bana iyi olup olmadığımı soruyordu. Ben cevap veremeden yukarıdan bir kadın çığlığı duyuldu. Donduk. Bu benim sesim değildi. Üvey annem de değildi. Evde başka biri vardı. Dante anında ayağa kalktı. Bütün havası değişti. Öldürücü bir sessizliğe büründü. Adamlarına İtalyanca konuştu:
“Üst katta biri var.”
Sonra bana döndü.
“Odandan çıkmıyorsun.”
“Evimde bana emir veremezsin.”
“Veriyorum.”
“Çok iticisin biliyor musun?”
“Sonra tartışırız.”
SONRA TARTIŞIRIZ MI?
Adam ciddi ciddi bunu mu dedi? Yukarıdan tekrar bir ses geldi. Bu kez ağır bir düşme sesi. Dante’nin bakışları sertleşti. Bir koruma koşarak merdivenlere yöneldi. Ben de refleksle hareket ettim. Ama Dante beni kolumdan yakaladı. Bir anda ona çarptım. Göğsü taş gibiydi. Gerçekten. Adamın vücudu insan anatomisi değil sanki mafya özel üretimiydi. Yüzüm istemeden ona çok yaklaşmıştı. Parfümü yine başımı döndürdü. Yağmur, barut ve o karanlık koku birbirine karışmıştı. Dante gözlerimin içine baktı.
“İnat etmeyi bırak.”
“Sen bırak.”
Bir saniye boyunca birbirimize öylece baktık. Ve bu o kadar saçma bir andı ki. Çünkü ev silahlı adamlarla doluydu. Ama benim beynim hâlâ şu detaya takılıyordu:
Bu adam neden bu kadar yakınken daha tehlikeli hissediliyor? Yukarıdan bir silah sesi daha geldi. Hepimiz irkildik. Dante anında bana döndü.
“Kilitle kapıyı.”
“Dante—”
İlk kez ismimi değil, onun adını söylediğimi fark ettim. O da fark etti. Gözleri hafifçe değişti. Ve lanet olsun ki bu küçük detayın bile aramızdaki havayı değiştirdiğini hissettim. Tam o sırada…

Üst kattan boğuk bir erkek sesi yankılandı. İtalyanca konuşuyordu. Ve ben söylediği cümleyi anlayınca kanım dondu. Çünkü adam şöyle diyordu:
“Kızı bulun. Patron onu canlı istiyor.”

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

0okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 139

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile sırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18