Sırlar Modası kitap kapağı

5. bölüm / 6

Sırlar Modası

3. Bölüm

Vaveyla Yazarı: ışık akgöl

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 6Şu an: 3. Bölüm

Ayaz'dan*
Çalışma masamda oturmuş ortağım ve aynı zamanda can dostum olan Barış ve en güvenilir adamım Miran'la Şevket itinin sevkiyatını nasıl patlatabileceğimizi planlıyorduk.
Daha doğrusu ben düşünürken bu iki gerzek laflıyordu, Barış'ın babası ve benim babamın dostluğu çok eski yıllara dayanırdı dolayısıyla Barış ve ben arkadaştan öte iki kardeş gibi büyümüştük o ve kız kardeşim hayatımdaki en önemli iki kişiydi.
Miran ise yıllar önce bu işlere bulaştığım ilk günlerde çıkmıştı karşıma uyuşturucu batağına batmış perişan hâldeydi, onu yanıma aldım birlikte yeraltı dünyasının işlerine girdik uyuşturucuyu bırakıp hayatını düzene soktu -yeraltı dışında- dışarıda her ne kadar saygın bir iş insanı olsa da yeraltı dünyasının en tehlikeli adamlarından birinin sağ koluydu.
Yıllar evvel babamın ölümü üzerine hayatım tamamen alt üst oldu ben ve kız kardeşimden başka kimsesi olmadığından ve kardeşimin bu dünyadan uzak büyümesini istediğimden okulu bırakıp bu işlere girmiştim, şimdilerde her ne kadar kendime kızıyor olsam da o zamanlarda yetişkinliğe yeni adım atmış biri ve tamamen büyümek zorunda kalan birinin ilk önceliği ailesi olduğu gibi benim de ilk önceliğim ailem yani kardeşim olmuştu. Babam bu işlere yeterince batmışken ve bu kadar düşmanı varken bizi yaşatmayacaklarının farkındaydım ve onu korumam lazımdı.
Şevket ise babamın ölümüne neden olup benim bu işlere girmeme sebep olan o itti. Babamın ölümünden kısa süre sonra öğrenmiştim onun bunu yaptığını o gün aslında kendimi tamamen yeraltı dünyasının karanlığına teslim ettim ve babamın ölümüne sebep olan o herifi mahvedeceğime dair kendime bir söz verdim.
Bugün ise yeni bir haber aldım onunla ilgili, Şevket yeni bir sevkiyat düzenliyormuş Gürcistan'a eğer o sevkiyat gerçekleşmez veyahut bir sorun çıkarsa Şevket'in ne yeryüzünde ne de yeraltında bir adı kalırdı, benim de amacım tam olarak buydu o yüzden ne olursa olsun o sevkiyat gerçekleşmeyecekti ve ben de yıllar önce kendime ve babama verdiğim sözü tutmuş olacaktım.
Ama nasıl...
"Siz iki gerzek boş konuşmayı kesip bana yardımcı olacak mısınız? Aksi takdirde defolup gidin!" diye elimi sert bi' şekilde masaya vurdum. Miran hemen kendine çeki düzen verip dik bir şekilde oturmaya başladı, Barış yavşağı ise ağzını yaya yaya, "Çok kasıyorsun abi siktir etmeyi öğrenmen lazım." dedi, aptal herif yine sabahın köründen sarhoş olmuştu.
Burun kemerimi sıkarak, "Miran al şu gerizekâlıyı başımdan yoksa kardeş demeyip dalacağım!"
Miran ayağa kalkıp Barış'ı kaldırdı ve dışarı çıkardı, bu herif böyle devam ederse onu bir rehabilitasyon merkezine kapatmak zorunda kalacaktım.
Ben ne yapabileceğimi düşünürken kapı çaldı ve içeri tekrar Miran girdi, Barış'ı sızabileceği bir yere götürüp gelmiş olmalıydı.
"Ne yapmayı düşünüyorsun abi?" diye sordu.
Cevap vermedim çünkü ben de ne yapacağımı bilmiyordum herif o kadar güçlüydü ki her yerden adamı çıkabilirdi polisler bile onun yanındayken ben ne yapabilirdim ki?
Biz düşünmeye devam ederken kapı çaldı tekrar, bugün beni bu kadar rahatsız etmelerindeki amaç neydi? Yalnız kalıp düşünmek istiyordum.
Dişlerimi sıkarak, "Gel." dedim.
Gelen kapıdaki korumalardan Nedim'di.
"Abi müsait miydin?"
"Ne var?"
"Bir çocuk bize bu zarfı verdi ve sana getirmemizi söyledi."
"Kimmiş bu çocuk?"
"Bilmiyorum abi sadece zarfı uzattı ve 'bunu Ayaz beye ver' dedi."
"Tamam ver ve çık." zarfı bana verdi ve dışarı çıktı.
Üzerinde hiçbir şey yazmıyordu içini açıp baktım, içinden küçük bir kâğıt çıktı.
"Eğer Şevket'i mahvetmek istiyorsan beni bul..."
Ne...?
Bu da neydi şimdi?
Donup kaldığımı gören Miran masaya düşen kâğıdı alıp okudu. "Ne bu şimdi?"
Bilmiyorum dercesine başımı salladım. Zarfı biraz daha kurcaladığım zaman içinden bir kâğıt daha çıktı.
"Beni bulmak istiyorsan bu adrese gel ve yalnız olduğuna emin ol aksi takdirde sana yardımcı olmam."
Biri benimle oyun mu oynuyordu? Çocuk mu kandırıyordu, eğer bu bir şaka ise kesinlikle komik değildi...
"Peki gidecek misin?" diye sordu Miran.
"Hayır tabi ki bu bir tuzak..."
Bu kesinlikle bir tuzaktı buna düşmeyecektim.