5. bölüm / 5
Sınırsız5.bölüm
Bölümler 5Şu an: 5.bölüm
- 1 1.bölüm404 kelime
- 2 2.bölüm221 kelime
- 3 3.bölüm215 kelime
- 4 4.bölüm392 kelime
- 5 5.bölüm433 kelime · Okuduğun bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Kapının sertçe açılmasıyla içerideki zaman bir anlığına yavaşladı. Orçun’un adamları daha ne olduğunu anlayamadan, reflekslerim zihnimdeki planı çoktan uygulamaya koymuştu.
İlk kurşun, elini belindeki silaha götürmeye çalışan sağdaki korumanın alnının tam ortasına gitti. Adam, elindeki telsizle birlikte cansız bir çuval gibi masanın üzerine devrildi. Soldaki koruma geriye doğru hamle yapıp masayı kendine siper etmeye çalıştı ama susturucudan çıkan ikinci ve üçüncü mermiler masanın ince ahşabını delip göğsüne saplandı. O da acı bir iniltiyle yere yığıldı. Saniyeler içinde oda, barut kokusu ve ölümcül bir sessizlikle kaplandı.
Telefonu elinden düşen Orçun Korkmaz, dehşet içinde arkasındaki devasa deri koltuğa sindi. O dosyalarda gördüğüm, çocukların ve kadınların hayatını karartan o "kudretli" adam gitmiş, yerine ecelini gören aciz bir fare gelmişti. Yüzü kireç gibi beyazlamıştı, ter damlaları şakaklarından süzülüyordu.
"Sen... Sen kimsin? Ne istiyorsun benden?" diye kekeledi, ellerini havaya kaldırarak. "Para mı? Ne kadar istiyorsan veririm. Milyonlar var, bak... Arda Karahan’la mı çalışıyorsun yoksa? O mu gönderdi seni?"
Arda Karahan adını duymak dudaklarımda buz gibi bir gülümsemeye sebep oldu. Yavaş adımlarla masanın etrafından dolanıp tam karşısına dikildim. Silahın namlusunu doğrudan gözlerinin arasına hizaladım.
"Arda Karahan kendi derdinde, senin pisliğini temizlemek bana düştü," dedim, sesimdeki buz odadaki havayı daha da soğuturken. "Para istemiyorum Orçun. Adaleti kendi elleriyle satan adamların parası bende geçmez."
"Yalvarırım yapma... Benim oğlum var, ailem var..."
"Biliyorum," dedim, gözlerimi kırpmadan. "Zaten bu gece burada olmamın sebebi tam olarak onlar. İlk eşine, o inşaatta intihar süsü verdiğin kadına da acımamıştın. O çocukların bedenlerini uyuşturucu kuryesi olarak kullanırken, organlarını satarken de aklına oğlun gelmemişti."
Gözlerindeki son umut kırıntısı da söndü. Gerçekten kim olduğumu ve oradan sağ çıkamayacağını anladığı an, yüzündeki o korku yerini saf bir çaresizliğe bıraktı.
"Dönüşü olmayan yol burası, Orçun," diye fısıldadım, İhtiyar’ın sözleri zihnimde yankılanırken. "Ve ben arkama bakmam."
Parmağım tetiği usulca ezdi. Susturucunun boğuk sesiyle birlikte Orçun Korkmaz’ın kafası geriye düştü. Dünya, bir pislikten daha temizlenmişti.
Hiç vakit kaybetmeden masanın üzerindeki dizüstü bilgisayara uzandım. Yanımda getirdiğim flash belleği USB portuna taktım. Orçun’un tüm ağını, kimlerle çalıştığını, hangi limanları kullandığını ve en önemlisi, Arda Karahan ile olan gizli finansal bağlarını içeren tüm verileri saniyeler içinde kopyalamaya başladım. İleride Arda’yı tamamen bitirmek için bu veriler altın değerindeydi.
Yükleme tamamlandığında belleği cebime koydum. Ceketimin içinden, İhtiyar'ın hazırladığı özel yapım ufak bir patlayıcı cihazı çıkarıp masanın altına sabitledim. Bu depo, içindeki tüm o karanlık anılarla birlikte küle dönecekti.
Kulaklığıma dokundum. "Mert, içerisi temiz. Çıkıyorum. Arabayı çalıştır."
"Anlaşıldı, dışarısı da temiz. Bekliyorum," dedi Mert’in sakin sesi.
Depodan çıkıp soğuk gece havasını ciğerlerime çektiğimde arkamda hafif bir parlama yükseldi. Zaman ayarlı patlayıcı devreye girmişti. SUV’a binip kapıyı kapattığımda Mert gaz pedalına bastı. Dikiz aynasından arkamızda alevler içinde kalan depoya baktım.
Bölüm etkileşimi
