15. bölüm · Seni Sevmek Dünya'dan Başka

Kalktım sana kek yaptım

Yagmur _

15. Bölüm

Rafet arabayı mahalleye yaklaşmadan yavaşlattı. Sokak lambalarının sarı ışığı camdan içeri düşüyordu. Yağmur camdan dışarı bakıyordu ama gözleri gördüğü yerde değildi. İçinde bir şeylerin kıpırdadığını hissediyordu; hem huzur hem korku.
Rafet: “Burada indireyim seni.”
Yağmur başını çevirdi.
Yağmur: “Tamam… zaten böyle daha iyi.”
Rafet: “Yanlış anlaşılma olmasın. Ailen görür, rahatsızlık olur.”
Yağmur hafif gülümsedi.
Yağmur: “Düşünmen bile yetiyor.”
Araba durdu. Motor çalışmaya devam ediyordu. İkisi de inmeden önce birkaç saniye öylece oturdu. Sanki biri önce hareket ederse büyü bozulacaktı.
Rafet elini uzattı.
Rafet: “Bugün güzeldi.”
Yağmur: “Evet.”
Rafet: “Ama bir ara sustun.”
Yağmur gözlerini kaçırdı.
Yağmur: “Bazen içim karışıyor sadece.”
Rafet: “Benimleyken karışmasın.”
Cümle netti. Sahiplenici ama sert değil.
Yağmur kapıyı açmadan önce eğildi. Rafet alnından öptü.
Rafet: “Mesaj at girince.”
Yağmur: “Atarım.”
Yağmur arabadan indi. Yürürken arkasından bakıldığını biliyordu. Dönmedi ama kalbi dönmüştü zaten.
Eve girdiğinde ev sessizdi. Annesi yoktu. Bu iyi bir şeydi. Çantasını koltuğa bıraktı, ayakkabılarını çıkardı. Derin bir nefes aldı.
Telefonu eline aldı. Ayşe’yi aradı.
Ayşe: “Anlat.”
Yağmur: “Dur daha yeni girdim.”
Ayşe: “Ben hazır bekliyorum.”
Yağmur odasına geçti, yatağa oturdu.
Yağmur: “Beni kucağına aldı.”
Ayşe: “Sokakta mı?”
Yağmur: “Evet.”
Ayşe: “Bu çocuk ya tam film ya tam bela.”
Yağmur: “Bilmiyorum hangisi.”
Yaşadıklarını baştan sona anlattı. Yüzükten, mağazadan, kıskançlıktan, şarkıdan.
Ayşe: “Bak kıskanması tatlı ama o ‘ben yokken yasak’ lafı…”
Yağmur sustu.
Yağmur: “Farkındayım.”
Ayşe: “Sen kendin olmayı bırakma.”
Yağmur: “Bırakmam.”
Telefon titredi.
Rafet: Eve girdin mi?
Yağmur: Girdim.
Rafet: Annen var mı?
Yağmur: Yok.
Rafet: Oh.
Yağmur: Niye oh?
Rafet: Sesini duymak isterdim.
Yağmur gülümsedi.
Ayşe: “Yazıyor mu?”
Yağmur: “Evet.”
Ayşe: “Bak bak yüzüne.”
Yağmur ayağa kalktı.
Yağmur: “Kek yapacağım.”
Ayşe: “Gece gece mi?”
Yağmur: “Ona.”
Ayşe: “Sen ciddi aşık olmuşsun.”
Yağmur: “Sus.”
Mutfağa indi. Yumurta kırdı, şekeri çırptı. Mikserin sesi mutfağı dolduruyordu.
Rafet: Ne yapıyorsun?
Yağmur: Kek.
Rafet: Şaka yapıyorsun.
Yağmur: Hayır.
Rafet: Benim için mi?
Yağmur: Belki.
Rafet: Yağmur.
Bu “Yağmur” yazışı bile farklıydı. Sade ama dolu.
Çikolatayı benmari usulü eritti. Çilekleri dilimledi. Karışımı kalıba dökerken bir yandan mesaj yazıyordu.
Rafet: Yarın görecek miyim?
Yağmur: Eğer uslu olursan.
Rafet: Değilim.
Yağmur: O zaman belki görmezsin.
Rafet: Sabah alıyorum seni.
Yağmur: Tamam.
Kek fırına girdi. O sırada Ayşe görüntülü aradı.
Ayşe: “Yüzüğü göster.”
Yağmur kameraya elini uzattı.
Ayşe: “Yakışmış.”
Yağmur: “Küçük ama.”
Ayşe: “Küçük şeyler büyük hisler taşıyabilir.”
Yağmur: “Şair mi oldun?”
Ayşe: “Ben zaten öyleyim.”
Kek çıktı. Üzerine çikolata sos döktü. Çilekleri yerleştirdi. Fotoğrafını çekip Rafet’e attı.
Rafet: Bunu tek başıma yerim.
Yağmur: Yemezsin.
Rafet: Yerim.
Yağmur: Paylaşmayı öğren.
Rafet: Seni paylaşmam.
Yağmur mesajı okuyunca bir an durdu.
Ayşe: “Ne yazdı?”
Yağmur: “Hiç.”
Ayşe: “Göster.”
Yağmur: “Abartma.”
Gece ilerledi. Duş aldı. Saçlarını kuruttu. Hafif krem sürdü. Kendine baktı aynada.
Rafet aradı.
Rafet: “Yorgun musun?”
Yağmur: “Biraz.”
Rafet: “Bugün sana bakarken bir an ‘bu kız gerçek mi’ dedim.”
Yağmur sustu.
Yağmur: “Gerçeğim.”
Rafet: “Kaybolma.”
Tam o sırada kapı açıldı.
Anne: “Yağmur geldin mi?”
Yağmur fısıldadı: “Annem.”
Rafet: “Tamam kapat. İyi geceler.”
Yağmur: “İyi geceler.”
Gece müzikle uyudu.
Sabah telefon titredi.
Rafet: Hazır mısın?
Yağmur: On dakika.
Hazırlandı. Dün aldığı kıyafeti giydi. Kekten bir parça kutuya koydu.
Sokağın başında araba duruyordu.
Rafet kapıyı açtı.
Rafet: “Günaydın.”
Yağmur: “Günaydın.”
Elini tuttu, öptü.
Yağmur kutuyu uzattı.
Rafet: “Bu o mu?”
Yağmur: “Evet.”
Rafet bir parça kopardı. Yedi. Gözleri ciddileşti.
Rafet: “Cidden söylüyorum, böyle şeyler yapma.”
Yağmur: “Niye?”
Rafet: “Bağlanıyorum.”
Araba hareket etti.
İşe geldiklerinde herkes normaldi. Kimse bilmiyordu. Sadece Ayşe biliyordu. Hüso hiçbir şeyden habersizdi.
Rafet mutfakta dolaştı. Ortalığı kontrol etti.
Hüso: “Şef o kek ne?”
Rafet: “Ev yapımı.”
Hüso: “Kim yaptı?”
Rafet alttan Yağmur’a baktı.
Rafet: “Sevdiğim.”
Hüso: “Sevgili mi var?”
Rafet hafif güldü.
Rafet: “İşine bak.”
Yağmur dolap düzenlemek için aşağı indi. Eğilmişti.
Bir anda arkasından iki kol sarıldı.
Yağmur: “Rafet!”
Rafet kulağına fısıldadı: “Korktun mu?”
Yağmur: “Ödüm koptu.”
Rafet yanağından makas aldı.
Sonra köşeye geçti, sigara yaktı. Onu izledi.
Yağmur: “Yardım etsene.”
Rafet: “Ben şefim, patronum bir de yardım mı edeyim?”
Yağmur: “Etme.”
Rafet sigarayı söndürdü. Geldi. Ağır kasaları kaldırdı.
Rafet: “Bunlar ağır.”
Yağmur: “Biliyorum.”
Rafet: “Sana ağır şey yakışmaz.”
Yağmur: “Ne yakışır?”
Rafet: “Naz.”
Yağmur güldü.
Molada dört kişi kahve içtiler.
Yağmur ve Ayşe fal bakıyordu.
Rafet: “Saçmalık.”
Yağmur: “Sus.”
Rafet: “Fal diyor ki şef çok karizmatik.”
Yağmur masanın altından bacağına vurdu.
Rafet: “Aaa!”
Hüso: “Ne oldu?”
Rafet: “Sinek.”
Akşam çıkışta Rafet: “Bekle birlikte çıkalım.”
Yağmur dinlemedi, kapıdan çıktı.
Rafet arkasından geldi.
Rafet dişini sıktı ama gülümsedi.
Rafet: “Yavaş.”
Yağmur: “Niye?”
Rafet elini tuttu.
Rafet: “Düşersin.”
Arabaya bindiler.
Yolda sohbet, şakalaşma, küçük atışmalar…
Ara sokakta indirdi yine.
Yağmur: “İyi geceler.”
Rafet: “Girdiğinde ara.”
Eve girer girmez telefon çaldı.
Rafet: “Geldin mi?”
Yağmur: “Evet.”
Rafet: “Bugün sana bakarken bir şey düşündüm.”
Yağmur: “Ne?”
Rafet: “Korkuyorsun ama yine de geliyorsun bana.”
Yağmur: “Belki de cesaretim sensin.”
Gece Rafet yatağında tavana baktı.
“Bu kız…” dedi içinden. “Kaybetmek istemem.”
Telefonuna baktı. Mesaj attı.
Rafet: Uyudun mu?
Yağmur: Hayır.
Rafet: İyi ki varsın.
Yağmur gülümsedi..

yatağa uzanmıştı. Odanın ışığını kapatmış, sadece abajur yanıyordu. Telefon ekranı yüzünü aydınlatıyordu. Rafet’in “İyi ki varsın.” mesajı hâlâ ekrandaydı.
Yağmur birkaç saniye baktı. Yazmadı. Bekletti.
Rafet: Sustun.
Yağmur: Düşünüyorum.
Rafet: Ne düşünüyorsun?
Yağmur: Niye iyi ki varım?
Rafet: Çünkü sen olmasan günüm eksik.
Yağmur gözlerini devirdi ama yüzünde belli belirsiz bir gülümseme vardı.
Yağmur: Abartma.
Rafet: Abartmıyorum.
Yağmur: Herkese böyle misin?
Biraz bekledi. Bilerek.
Rafet: Herkes kim?
Yağmur: Bilmem. Sevenlerin falan.
Rafet: Ben birini severim.
Yağmur: Emin misin?
Rafet: Eminim.
Yağmur: Yarın vazgeçmeyeceksin yani?
Rafet: Yağmur.
Yağmur: Ne?
Rafet: Ben çocuk değilim.
Yağmur gülümsedi.
Yağmur: Azıcık çocuksun.
Rafet: Sen seviyorsun o halimi.
Yağmur: Belki.
Rafet bir an yazmadı. Sonra mesaj geldi.
Rafet: Çok çocuk yapalım.
Yağmur bir an dondu.
Yağmur: Ne?
Rafet: Beşten fazla.
Yağmur: Aklını mı kaçırdın?
Rafet: Kalabalık olsun. Ev dolsun.
Yağmur: Ben doğum makinesi miyim?
Rafet: Hayır. Ama senden olsun isterim.
Yağmur’un kalbi hızlandı. Hoşuna gitmişti. Ama belli etmedi.
Yağmur: Önce bir evlenelim de.
Rafet: Evlenelim.
Yağmur: Kolay mı?
Rafet: Zor ne var?
Yağmur: Hayat var.
Rafet: Olsun. Birlikte olur.
Yağmur bir süre yazmadı. Rafet sabırsızlandı.
Rafet: Ciddi söyledim.
Yağmur: Ben de.
Rafet: Korkuyor musun?
Yağmur: Biraz.
Rafet: Neyden?
Yağmur: Yarım kalmaktan.
Bu sefer Rafet beklemedi.
Rafet: Ben yarım bırakmam.
Yağmur iç çekti.
Bir anda ton değişti.
Yağmur: Bugün mağazada söylediklerin…
Rafet: Hangisi?
Yağmur: Ben yokken yasak falan.
Rafet birkaç saniye yazmadı.
Rafet: Kıskanıyorum.
Yağmur: Kıskanmak başka.
Rafet: Sahipleniyorum.
Yağmur: Ben eşya değilim.
Mesaj gönderildi. Biraz sertti.
Rafet: Öyle demedim.
Yağmur: Ama öyle hissettirdi.
Rafet: Soğuk yapma.
Yağmur: Soğuk yapmıyorum.
Rafet: Yapıyorsun.
Yağmur: Engellerim bak.
Rafet hemen yazdı.
Rafet: Saçmalama.
Yağmur: Ciddiyim.
Rafet: Engellersen kapına gelirim.
Yağmur: Gelme.
Rafet: Gelirim.
Yağmur: Bağırırım.
Rafet: Bağır.
Yağmur güldü.
Yağmur: Deli.
Rafet: Senin delin.
Ton yumuşadı.
Rafet: Bak bir daha öyle hissettirmem. Ama kıskanırım.
Yağmur: Kıskan ama boğma.
Rafet: Tamam.
Rafet: En sevdiğin renk?
Yağmur: Niye?
Rafet: Ev boyayacağım.
Yağmur: Hangi ev?
Rafet: Bizim.
Yağmur yine sustu.
Yağmur: Mavi.
Rafet: Ben siyah severim.
Yağmur: Ev cenaze evi mi olacak?
Rafet: Sen varken karanlık mı olur?
Yağmur istemsiz güldü.
Yağmur: En sevdiğin yemek?
Rafet: Ev yemeği.
Yağmur: Detay ver.
Rafet: sarma ve kebap
Yağmur: Romantik değilmişsin.
Rafet: Karnım doysun yeter.
Yağmur: Ben tatlı severim.
Rafet: Biliyorum.
Yağmur: Nerden?
Rafet: Kendimden.
Yağmur: hobin ne?
Rafet: o ne demek?
Yağmur: Bilmiyor musun?
Rafet: Yok.
Yağmur: Sevdiğin şey işte.
Rafet: Gezmek tozmak.
Yağmur trip attı.
Yağmur: Hee tabii ne olcak başka..
Rafet: Ne oldu?
Yağmur: Hiç.
Rafet: Yine trip.
Yağmur: Yok.
Rafet: Gezmek tozmak seninle.
Yağmur ekranı birkaç saniye izledi.
Yağmur: Düzgün konuşsana.
Rafet: Ciddiyim yavrum.
Yağmur: Yavrum deme.
Rafet: Niye?
Yağmur: Bilmiyorum.
Rafet: Kurban olduğum.
Yağmur: Onu seviyorum.
Bir anda bildirim geldi. Fotoğraf.
Rafet yatakta, tişörtle, saçları hafif dağınık. Işık loş. Kameraya ciddi bakmış.
Yağmur fotoğrafa uzun süre baktı.
Rafet: Niye sustun?
Yağmur: Bir şey yok.
Rafet: Beğenmedin mi?
Yağmur: Saçın dağınık.
Rafet: Toplayayım mı?
Yağmur: Böyle kalsın.
Rafet gülümsediğini hissetti.
Rafet: At.
Yağmur: Ne?
Rafet: Foto.
Yağmur: Yok.
Rafet: At.
Yağmur: Utanıyorum.
Rafet: Benden mi?
Yağmur: Biraz.
Rafet: Saçmalama.
Yağmur karanlıkta yarım yüzünü çekti. Göndermeden önce iki dakika baktı. Sonra attı.
Rafet: …
Yağmur: Ne?
Rafet: Çok güzelsin.
Yağmur: Abartma.
Rafet: Yok. Ciddi.
Saat ilerliyordu.
Rafet: Birlikte ne yapardık sence evli olsak?
Yağmur: Kavga ederdik.
Rafet: Niye?
Yağmur: Sen kıskançsın.
Rafet: Sen inatçısın.
Yağmur: Barışırdık ama.
Rafet: Nasıl?
Yağmur: Sen özür dilerdin.
Rafet: Asla.
Yağmur: O zaman ben.
Rafet: Hayır. İkimiz de susardık.
Yağmur: Sonra?
Rafet: Dayanamaz, sarılırdım.
Yağmur’un gözleri ağırlaşmaya başladı.
Rafet: Uyudun mu?
Yağmur: Yok.
Rafet: Sesin yavaş yazıyor.
Yağmur: Yoruldum.
Rafet: Uyu.
Yağmur: Sen?
Rafet: Biraz daha bakacağım fotoğrafına.
Yağmur: Sil.
Rafet: Silmem.
Yağmur: Sil.
Rafet: Kurban olduğum, saklarım.
Yağmur gözlerini kapadı ama yazdı.
Yağmur: Bir gün gerçekten ev olur mu?
Rafet: Olur.
Yağmur: Yarım kalmaz mı?
Rafet: Kalmaz.
Yağmur: Söz?
Rafet: Söz.
Yağmur yazarken parmakları yavaşladı.
Yağmur: İyi geceler.
Rafet: Daha erken.
Yağmur: Gözüm kapanıyor.
Rafet: Uyu gülüm.
Yağmur: Sen de.
Rafet: Son bir şey.
Yağmur: Ne?
Rafet: Seni seviyorum.
Yağmur birkaç saniye sonra yazdı.
Yağmur: Ben de.
Ekran açık kaldı. Mesaj yazacak gibi oldu ama yazmadı.
Telefon elinde, yüzünde hafif bir gülümseme ile uyuyakaldı.
Rafet bir süre daha yazdı.
Rafet: Uyudun biliyorum.
Rafet: Yine de yazıyorum.
Rafet: Kaybolma.
Rafet: Ben buradayım.
Cevap gelmedi.
Rafet telefonu göğsüne koydu. Gözlerini kapadı.
Gece bu kez sessiz değil, iki ayrı evde aynı hayalin içinde devam etti.

Devam edecek…