9. bölüm · seni sevme sanatı
9. bölüm
Festival günü sonunda gelmişti.
Okul normalden aşırı kalabalıktı. Bahçede müzik çalıyodu, sınıflar süslenmişti, herkes bağırıyodu.
Fotoğraf kulübünün sergisi spor salonundaydı.
Taehyung sabahın köründen beri ayaktaydı o yüzden siniri bozuktu.
Tae: “Bir daha festival falan olursa beni vurun.”
Yuna eline koli bandı tutuşturdu.
Yuna: “Şunu yapıştır.”
Tae: “Köle miyim ben.”
Yuna: “Evet.”
Tam o sırada spor salonunun diğer tarafından ses geldi.
Minho: “LAN JUNGKOOK DELİRDİ”
Taehyung istemsizce döndü.
Resim kulübünün standı biraz ilerideydi.
Ve Jungkook bir çocukla tartışıyodu.
Çocuk da okul basket takımındandı.
Lee Hyun.
Hyun: “Yanlışlıkla çarptım diyorum ya.”
JK: “Yanlışlıkla niye tuvale kola dökülüyo o zaman amk.”
Yerde büyük bi tuval vardı.
Mahvolmuştu.
Sessizlik oldu.
Çünkü o resim Jungkook’un festival için haftalardır uğraştığı resimdi.
Taehyung bunu biliyodu.
Jungkook’un yüzü cidden sinirliydi şimdi.
Öyle şaka yapan hali falan yoktu.
Direkt soğuktu.
Hyun: “Yenisini yaparsın.”
JK: “Bir daha dokunma yeter.”
Tam Hyun tekrar konuşucakken Taehyung araya girdi.
Tae: “Tamam uzatmayın.”
Jungkook direkt ona baktı.
Bakışı birkaç saniye yumuşadı.
Hyun söylenerek uzaklaştı.
Ortam sakinleşince Taehyung yere çöktü.
Mahvolan tuvale baktı.
Siyah boyalar akmıştı.
Ama resmin ortasında hâlâ biri görünüyodu.
Bir yüz.
Taehyung’un yüzü.
Tae birkaç saniye dondu.
Kalbi yavaşça sıkıştı.
Çünkü bu… normal bi çizim değildi.
Aşırı detaylıydı.
Sanki Jungkook her çizgide onu ezberlemiş gibiydi.
Jungkook hemen tuvali çevirdi.
Geç kalmıştı ama.
Taehyung görmüştü.
Sessizlik.
Salonun gürültüsü uzaktan geliyo gibiydi şimdi.
Tae yavaşça konuştu.
Tae: “…beni mi çizdin?”
Jungkook cevap vermedi.
Sadece saçını geriye attı.
Sinirli görünmeye çalışıyodu ama kulakları hafif kızarmıştı.
JK: “Model lazım olmuştu.”
Tae: “Yalan.”
Jungkook sustu.
Taehyung ayağa kalktı.
Ve ilk kez Jungkook’un gözlerinin içine bakarak konuştu.
Tae: “Kaç tane çizdin beni?”
Jungkook bu sefer bakışlarını kaçırdı.
Bu bile cevaptı zaten.
Taehyung’un nefesi hafif takıldı.
Çünkü içinde garip bi şey büyüyodu şimdi.
Korkutucu ama güzel bi şey.
Tam o sırada Minho uzaktan bağırdı:
Minho: “ÖPÜŞCEKSENİZ BEN GİDİYİM”
İkisi aynı anda:
“KES SESİNİ.” 😭
