5. bölüm · seni sevme sanatı

5. bölüm

Sahra

Okul festivali yaklaşmıştı.

Bu yüzden herkes manyak gibi çalışıyodu. Koridorlar boya kokuyodu, her sınıftan bağırış geliyodu, biri prova yapıyo biri kavga ediyo…

Fotoğraf kulübü de sergi hazırlıyodu.

Taehyung bütün öğle arasını fotoğraf seçerek geçirmişti. Şimdi ise bilgisayar başında çökmüş halde oturuyodu.

Tae: “Gözlerim yandı.”

Soobin yanına oturdu.

Choi Soobin elindeki meyve suyunu Taehyung’a uzattı.

Soobin: “Biraz ara ver.”

Tae: “Veremem. Hocanın gözü dönmüş durumda.”

Soobin güldü.

Sonra Taehyung’un saçına baktı.

Soobin: “Dur.”

Tae: “Ne?”

Soobin elini uzatıp Taehyung’un kakülünü düzeltti.

Soobin: “Saçın kameraya girmiş.”

Tam o sırada kulübün kapısı açıldı.

Sessizlik.

Jungkook içeri girdi.

Jeon Jungkook elinde çizim tüpleri taşıyodu ama direkt durmuştu.

Bakışları önce Soobin’un eline gitti.

Sonra Taehyung’a.

Kulüpteki hava bir anda garipleşti.

Minho arkadan fısıldadı:

Park Minho
Minho: “…eyvah.”

Jungkook yavaşça içeri yürüdü.

Yüzünde gülümseme vardı ama gözleri hiç gülmüyodu.

JK: “Rahatsız mı ettim?”

Soobin kaş kaldırdı.

Soobin: “Yok?”

JK: “Ne güzel.”

Taehyung direkt bi şeylerin ters olduğunu anladı.

Çünkü Jungkook normalde içeri girer girmez saçma şakalar yapardı.

Şimdi sesi dümdüzdü.

Tehlikeli şekilde dümdüz.

Jungkook masaya çizim tüplerini bıraktı.

Sonra Taehyung’a baktı.

JK: “Gelir misin biraz?”

Tae: “…neden?”

JK: “Çağırıyorum işte.”

Soobin hafif sırıttı.

Soobin: “Kıskandı galiba.”

JK anında döndü.

JK: “Ne alaka amk.”

Minho: “Yüzün öyle demiyo abi.”

JK Minho’ya öldürücekmiş gibi baktı.

Taehyung dudaklarını ısırıp gülmemeye çalıştı.

Sonra Jungkook bileğinden hafifçe tutup onu kulüpten çıkardı.

Koridor boştu.

Tae: “Napıyon?”

JK: “Hiç.”

Tae: “Trip atıyon.”

JK: “Atmıyorum.”

Tae: “Atıyon.”

Jungkook birkaç saniye sustu.

Sonra sinirli şekilde saçını geriye attı.

JK: “Tamam evet atıyorum.”

Tae şaşırdı.

Çünkü Jungkook normalde böyle şeyleri direkt söylemezdi.

JK: “Çünkü çocuk sürekli sana dokunuyo.”

Tae: “…ee?”

JK: “Ee’si şu sinir bozucu.”

Tae’nin kalbi saçma şekilde hızlandı.

JK duvara yaslandı.

Sonra kafasını eğip güldü ama bu sefer komik değildi.

Daha çok kendine sinirlenmiş gibiydi.

JK: “Boşver.”

Tae sessizce ona baktı.

Koridordaki floresan ışığı Jungkook’un yüzüne vuruyodu.

Ve Taehyung ilk kez şunu düşündü:

Belki de “henüz” şaka değildi.