14. bölüm · SENİ ARARKEN

İKİ AİLENİN SIRI

Busra Güneş

İki ailenin sırı
Efe'nin arabası şehir merkezine doğru ilerlerken içeride ağır bir sessizlik vardı.
Büşra hâlâ elindeki kırmızı kaleme bakıyordu.
Az önce yaşananlar zihninden çıkmıyordu.
Eski yetimhane...
Salıncak...
Çocukluğundan kalan görüntüler...
Ve kendisine doğrultulan silah.
Büşra başını koltuğa yasladı.
— Efe...
— Buradayım.
— O adam beni neden arıyordu?
Efe birkaç saniye cevap vermedi.
— Bilmiyorum.
Büşra ona baktı.
— Yine aynı şeyi söylüyorsunuz.
— Çünkü şu an gerçekten bilmiyorum.
— Ama bir şey biliyorsunuz.
Efe iç çekti.
— Büşra, bazı şeyleri senden saklamamın sebebi seni kandırmak değil.
— O zaman ne?
— Seni daha fazla tehlikeye atmamak.
Büşra gözlerini kaçırdı.
— Zaten tehlikedeyim.
Efe'nin elleri direksiyonda sıkılaştı.
— Bundan sonra yalnız kalmayacaksın.
Büşra:
— Yani beni takip mi edeceksiniz?
— Gerekirse.
— Çok sinir bozucusunuz.
Efe hafifçe gülümsedi.
— Bunu daha önce de söylemiştin.
— Çünkü değişmediniz.
— Sen de değişmedin.
Büşra ona baktı.
— Beni nereden biliyorsunuz?
Efe bir an sustu.
— Çocukluğundan.
Büşra'nın yüzünde küçük bir gülümseme oluştu.
— Ben hiçbir şey hatırlamıyorum.
— Hatırlayacaksın.
— Nereden bu kadar eminsiniz?
Efe ona kısa bir bakış attı.
— Çünkü bazı anılar kaybolmaz.
Efe'nin Evi
Eve geldiklerinde Büşra salona geçti.
Efe ise doğrudan çalışma odasına gitti.
Telefonunu çıkardı.
— Son durumu anlat.
Karşıdaki adam:
— Siyah araç şehirden çıktı.
— Takip edin.
— Ediyoruz.
— Kim olduklarını öğrenmeden yaklaşmayın.
Telefon kapandı.
Efe masasının başına oturdu.
Nermin Hanım'ın verdiği fotoğrafı çıkardı.
Fotoğrafı tekrar çevirdi.
Arkasındaki yazıya baktı.
"Onu senden ayırmalarının asıl nedeni düşündüğünden çok daha büyük."
Efe'nin kafasında tek bir soru vardı:
Büşra kimden saklanıyordu?
Kapı açıldı.
Büşra içeri girdi.
— Rahatsız ediyor muyum?
Efe:
— Hayır.
Büşra masanın karşısındaki sandalyeye oturdu.
— Bir şey sorabilir miyim?
— Sor.
— Çocukken beni gerçekten seviyor muydunuz?
Efe şaşırdı.
Büşra hemen ekledi:
— Yani... arkadaş olarak.
Efe birkaç saniye düşündü.
— Evet.
— Çok mu?
Efe gülümsedi.
— Çok.
Büşra:
— Ben sizi hatırlamıyorum diye üzülüyorum.
Efe'nin yüzündeki ifade yumuşadı.
— Hatırlamak zorunda değilsin.
— Ama siz hatırlıyorsunuz.
— Bazı şeyleri.
Büşra:
— Mesela?
Efe fotoğrafa baktı.
— Salıncağı.
Büşra'nın gözleri büyüdü.
— Ben de hatırlıyorum.
Efe:
— Başka?
— Sen bana kırmızı kalem vermiştin.
Efe bir an sustu.
— Evet.
— Neden?
— Çünkü resim çiziyordun.
— Ne çiziyordum?
Efe gülümsedi.
— Bizi.
Büşra'nın kalbi hızlandı.
— Bizi mi?
— Evet.
— Nasıl?
— İki çocuk. Bir salıncak. Bir de ev.
Büşra gözlerini kapattı.
Görüntü yeniden geldi.
Küçük Efe yere oturmuştu.
Küçük Büşra resim çiziyordu.
Sonra Büşra:
— Ben gidince beni unutma.
Küçük Efe:
— Unutmam.
Büşra gözlerini açtı.
— Sen gerçekten unutmamışsın.
Efe:
— Unutmadım.
Bir süre birbirlerine baktılar.
Büşra sessizce:
— Ben de seni bulduğum için mutluyum.
Efe cevap vermedi.
Sadece gülümsedi.
Baran
Aynı saatlerde Baran bir depoda birkaç adamıyla konuşuyordu.
— Efe bugün eski yetimhaneye gitti.
Adam:
— Evet.
— Büşra da yanındaydı.
Baran gözlerini kapattı.
— Tahmin ettiğimden hızlı ilerliyor.
— Ne yapacağız?
Baran:
— Hiçbir şey.
Adam şaşırdı.
— Ama...
— Efe'yi şu an durdurursak daha çok şüphelenir.
— Büşra?
Baran sertçe:
— Ona dokunulmayacak.
Adam başını salladı.
Baran yalnız kaldığında cebinden eski bir fotoğraf çıkardı.
Fotoğrafta üç çocuk vardı.
Efe.
Büşra.
Ve Baran.
Baran uzun süre fotoğrafa baktı.
Sonra fotoğrafı ters çevirdi.
Arkasında bir tarih vardı.
2012.
Baran fısıldadı:
— Keşke seni gerçekten kardeşim gibi sevseydim...
Sonra fotoğrafı tekrar cebine koydu.
Büşra'nın Ailesi
Büşra'nın annesi çalışma odasına girdi.
Babası eski dosyaların başında oturuyordu.
Kadın:
— Efe onu eski yetimhaneye götürmüş.
Babası başını kaldırdı.
— Biliyorum.
— Artık durdurmalıyız.
— Hayır.
Kadın şaşırdı.
— Neden?
— Efe gerçeği arıyor. Eğer onu durdurursak, daha fazla insanın dikkatini çekeriz.
— Ama Büşra hatırlamaya başladı.
Babası sessiz kaldı.
Kadın:
— Beş yaşından öncesini hatırlamadığını sanıyorduk.
— Sanıyorduk.
— Ya tamamen hatırlarsa?
Babası:
— O zaman yıllardır sakladığımız her şey ortaya çıkar.
Kadın gözlerini kapattı.
— Büşra'nın gerçek ailesi hâlâ onu arıyor olabilir.
Babası:
— Arıyorlar.
— Nereden biliyorsun?
Babası masanın üzerindeki bir dosyayı gösterdi.
Dosyanın üzerinde tek bir kelime vardı:
BÜŞRA
Kadın dosyayı açtı.
İçinde eski belgeler vardı.
En altta ise bir not:
**"Çocuk yeniden ortaya çıkarsa, Dem
Dosyanın sonundaki cümle yarım kalmıştı.
Büşra'nın annesi sayfaya uzun süre baktı.
— Bu dosyayı kim hazırladı?
Babası cevap vermedi.
— Sana soruyorum.
— Bilmiyorum.
Kadın öfkeyle dosyayı kapattı.
— Yıllardır aynı şeyi söylüyorsun. "Bilmiyorum." Artık Büşra her şeyi öğrenmek üzere.
Babası pencereye doğru yürüdü.
— Belki de öğrenmesinin zamanı gelmiştir.
Kadın şaşkınlıkla ona baktı.
— Sen ciddi misin?
— Onu sonsuza kadar saklayamayız.
— Peki ya Efe?
Babası sustu.
— Efe de bu işin içinde.
Kadının yüzündeki endişe arttı.
— Onun ailesi gerçeği öğrenirse?
— İşte asıl korktuğum şey bu.
Efe'nin Evinde
Büşra salondaki koltuğa oturmuş, televizyonu izliyormuş gibi yapıyordu.
Aslında aklı tamamen başka yerdeydi.
Efe çalışma odasındaydı.
Kapının arkasından konuşmaları duyuluyordu.
— Dosyayı bulamadık.
— Hangi dosya?
— Yetimhane kayıtları.
Efe'nin sesi sertleşti.
— Nerede?
— Eski arşiv binasında olması gerekiyor.
— Oraya gidin.
— Efe Bey, Baran Bey de aynı yeri araştırıyor.
Efe birkaç saniye sustu.
— Baran önce ulaşmadan bulun.
Telefon kapandı.
Büşra ayağa kalktı.
Kapıyı hafifçe çaldı.
— Girebilir miyim?
Efe:
— Gel.
Büşra içeri girdi.
— Yine geçmişi araştırıyorsunuz.
Efe:
— Evet.
— Ben de gelebilir miyim?
Efe hemen:
— Hayır.
— Neden?
— Çünkü tehlikeli.
Büşra kollarını bağladı.
— Sürekli benim hakkımda araştırma yapıyorsunuz ama bana hiçbir şey anlatmıyorsunuz.
— Çünkü seni korumaya çalışıyorum.
— Ben korunmak istemiyorum.
Efe ona baktı.
— Büşra...
— Hayır. Benim hayatım hakkında konuşuluyor. Benim geçmişim araştırılıyor. İnsanlar beni takip ediyor. Ama herkes bana "sen karışma" diyor.
Efe sessiz kaldı.
Büşra:
— Ben de gerçeği öğrenmek istiyorum.
Efe:
— Öğreneceksin.
— Ne zaman?
— Çok yakında.
Büşra bir süre ona baktı.
— Söz mü?
Efe'nin yüzünde küçük bir gülümseme oluştu.
— Söz.
Büşra da gülümsedi.
— Çocukken de böyle söz vermiş miydiniz?
Efe:
— Evet.
— Ve tuttunuz mu?
Efe:
— Seni buldum.
Büşra'nın yüzündeki gülümseme büyüdü.
— Geç oldu ama.
— Önemli olan bulmak.
Ertesi Gün
Efe okulda değildi.
Zaten haftada yalnızca bir gün ders veriyordu ve bugün onun okul günü değildi.
Büşra, Naz ve Merve kampüsün bahçesinde oturuyordu.
Naz:
— Efe hoca bugün yok.
Merve:
— Büşra'nın morali bozuldu.
Büşra:
— Benim moralim bozulmadı.
Naz:
— Daha biz bir şey söylemeden savunmaya geçtin.
Büşra gülmeye başladı.
— Siz ikiniz gerçekten çekilmezsiniz.
Merve:
— Peki dün akşam neredeydin?
Büşra:
— Evde.
Naz:
— Efe hocanın evinde değil yani?
Büşra:
— Naz!
Üçü kahkaha attı.
Tam o sırada Büşra'nın telefonu çaldı.
Arayan annesiydi.
— Alo?
— Büşra, bugün okuldan sonra eve gel.
— Neden?
— Konuşmamız gerekiyor.
Büşra'nın yüzü ciddileşti.
— Ne hakkında?
Annesi birkaç saniye sustu.
— Geçmişin hakkında.
Büşra dondu.
— Ne?
Telefon kapandı.
Naz:
— Ne oldu?
Büşra:
— Annem benimle geçmişim hakkında konuşacakmış.
Merve:
— Belki artık her şeyi anlatacak.
Büşra:
— Umarım.
Efe ve Baran
Öte yandan Efe, eski bir binanın önünde durmuştu.
Yanında iki adamı vardı.
— Arşiv burada mı?
— Evet.
Efe içeri girdi.
Raflarda yüzlerce dosya vardı.
— Yetimhane kayıtları nerede?
Adam:
— Alt katta.
Efe merdivenlerden indi.
Kapıyı açtı.
Tozlu rafların arasında eski dosyaları incelemeye başladı.
Bir süre sonra bir klasör buldu.
Üzerinde:
2010–2013 Çocuk Kayıtları
yazıyordu.
Efe klasörü açtı.
İlk birkaç sayfayı çevirdi.
Sonra iki isim gördü.
Efe Demir.
Büşra.
Efe'nin nefesi kesildi.
Dosyanın arasında küçük bir belge vardı.
Üzerinde yetimhaneden ayrılma tarihleri yazıyordu.
Efe kendi kaydını okudu.
Sonra Büşra'nınkini.
Ama Büşra'nın kaydındaki evlat edinme kısmı tamamen karalanmıştı.
Efe:
— Bunu kim yaptı?
Adam:
— Bilmiyoruz.
Efe sayfaları çevirmeye devam etti.
Son sayfada bir not vardı.
"İki çocuğun aynı anda aynı ailelerle bağlantılı olduğu tespit edilmiştir."
Efe kaşlarını çattı.
— Hangi aileler?
Sayfanın devamı koparılmıştı.
Tam o sırada üst kattan bir ses geldi.
Adam:
— Efe Bey...
Efe başını kaldırdı.
— Ne oldu?
— Biri binaya girdi.
Efe dosyayı kapattı.
— Kaç kişi?
— Bilmiyoruz.
Efe klasörü aldı.
— Çıkıyoruz.
Büşra'nın Evi
Büşra eve geldiğinde annesi onu salonda bekliyordu.
Babası da oradaydı.
Büşra karşılarına oturdu.
— Konuşacaktınız.
Annesi derin bir nefes aldı.
— Evet.
Büşra:
— Ben küçükken yetimhanede kaldım mı?
Uzun bir sessizlik oldu.
Sonunda babası:
— Evet.
Büşra'nın gözleri doldu.
— Neden bana yalan söylediniz?
Annesi:
— Seni korumak için.
— Kimden?
Babası cevap verdi:
— Geçmişinden.
Büşra:
— Bu cevap değil.
Annesi gözlerini kapattı.
— Sen dört yaşına kadar yetimhanede kaldın.
Büşra'nın gözlerinden yaş süzüldü.
— Efe de oradaydı.
Babası:
— Evet.
— Bunu biliyor muydunuz?
— Evet.
Büşra:
— Peki beni neden ondan uzak tuttunuz?
Annesi cevap vermekte zorlandı.
— Çünkü seninle ilgili bazı insanlar vardı.
— Kim?
Babası:
— Bunu şu an söyleyemeyiz.
Büşra öfkelendi.
— Yine mi?
Ayağa kalktı.
— Hepiniz aynı şeyi yapıyorsunuz!
Tam odasına gidecekken annesi arkasından:
— Büşra!
Büşra durdu.
Annesi:
— Efe'ye tamamen güvenme.
Büşra döndü.
— Neden?
Annesi:
— Çünkü onun ailesi senin geçmişinde sandığından daha büyük bir yere sahip.
Büşra'nın yüzü değişti.
— Ne demek istiyorsun?
Annesi cevap vermedi.
Gece
Efe eve geldiğinde Büşra salonda tek başına oturuyordu.
Efe:
— Ne oldu?
Büşra:
— Annem bana yetimhanede kaldığımı söyledi.
Efe durdu.
— Biliyorlar mıydı?
— Evet.
Efe yanına oturdu.
— Başka ne söyledi?
Büşra:
— Senin ailenden bahsetti.
Efe'nin yüzü ciddileşti.
— Ne dedi?
— "Efe'nin ailesi senin geçmişinde sandığından daha büyük bir yere sahip."
Efe birkaç saniye sessiz kaldı.
Büşra:
— Senin ailen kim?
Efe cevap vermedi.
Büşra:
— Bana gerçeği söyle.
Efe:
— Ailem hakkında konuşmanın zamanı geldi.
Tam o anda Efe'nin telefonu çaldı.
Arayan Baran'dı.
Efe açtı.
— Ne var?
Baran'ın sesi gergindi.
— Arşive gittin.
Efe:
— Evet.
— Ne buldun?
Efe:
— Sen neden bunu merak ediyorsun?
Baran:
— Çünkü orada bulduğun şeyi görmemen gerekiyor.
Efe:
— Çok geç.
Baran sustu.
Efe:
— Büşra'nın dosyasını buldum.
Baran:
— Efe, onu bana ver.
— Hayır.
— Efe!
— Artık senden hiçbir şey saklamayacağım. Sen de benden hiçbir şey saklayamayacaksın.
Baran'ın sesi düştü.
— O dosyanın tamamını okuma.
Efe:
— Neden?
Baran:
— Çünkü son sayfada bizim ailelerimizin isimleri var.
Telefon kapandı.
Efe yavaşça Büşra'ya baktı.
Büşra:
— Ne dedi?
Efe:
— Geçmişimizin sandığımızdan daha fazla ortak noktası var.
Büşra:
— Ve bunu öğreneceğiz.
Efe:
— Evet.
Büşra:
— Birlikte?
Efe birkaç saniye ona baktı.
— Birlikte.
O gece ikisi de bilmiyordu...
Efe'nin bulduğu dosyanın eksik sayfası aslında başka bir yerdeydi.
Ve o sayfayı elinde tutan kişi, yıllardır sessiz kalan Nermin Hanım'dı.
Kadın eski sandığını açtı.
İçinden sararmış bir belge çıkardı.
Belgenin üzerinde iki isim vardı:
Büşra'nın ailesi.
Efe'nin ailesi.
Altında ise tek bir cümle yazıyordu:
"Bu iki çocuğun yollarının tekrar kesişmesine izin verilmeyecek."