8. bölüm · SENİ ARARKEN

BUZ GİBİ SESİZLİK

Busra Güneş

Buz gibi sesizlik
Soğuk deponun içi her dakika daha da soğuyordu.
Büşra kollarını birbirine dolamış, duvara yaslanmıştı. Nefesi buhar olup havaya karışıyordu.
Efe sürekli çıkış yolu arıyordu. Metal kapıyı zorluyor, duvarları inceliyor, tavandaki havalandırmaya bakıyordu.
“Bir yerden çıkacağız.” dedi kararlı bir sesle.
Büşra hafifçe gülümsedi.
“Ne kadar eminsiniz...”
“Emin olmak zorundayım.”
Dakikalar geçti. Depoda telefonlar çekmiyordu. Sessizlik sadece dışarıdan gelen belirsiz ayak sesleriyle bozuluyordu.
Büşra'nın elleri titremeye başladı.
“Efe... Çok üşüyorum.”
Efe ceketini çıkarıp onun omuzlarına örttü.
“Bunu giy.”
“Peki ya siz?”
“Ben iyiyim.”
Aslında iyi değildi ama belli etmedi.