9. bölüm · Savaşın sonu

Bölüm 10: Savaşın Sonu

Edanur Başaran

Sarayın salonu sessizdi.
Aria, tahtın hemen önünde diz çökmüş haldeydi.
Üzerinde asil kıyafetler vardı ama elleri bağlıydı.
Gözlerinde gururdan bir çizgi, boynunda zincirden daha ağır bir yük:
Kevin’e verdiği söz.

Kral Aldric tahtında otururken kalabalığa seslendi:

“Bu kadın halkın gözünde bir kahraman. Onunla barışı sağlayacağız.
Ama unutmayın... barış da tıpkı savaş gibi kanla yazılır.”

Tam o anda saray kapısı çarparak açıldı.

Kevin.

Zayıf, yaralı ama gözleri alev gibi.
Koridor boyunca yürüdü, her adımı yankılandı.

“Aria'yı bırak,” dedi. “Savaşı seninle bitireceğim.”

Kral güldü.
“Oğlum... çok geç kaldın.”

Hestian, Kevin’e yaklaşırken Aria bir anda zincirlerinden kurtuldu.
Kevin'e doğru koştu.
İkisi, o devasa salonun ortasında ilk kez gerçekten birbirlerine sarıldılar.

Ama…

Hestian, kılıcını çekmişti.
Hedef Kevin'di.

Ve o an...
Aria, Kevin’in önüne geçti.

Keskin çelik, Aria’nın bedenini deldiğinde zaman durdu.

Kevin’in çığlığı sarayın taşlarında yankılandı:
“ARIA!”

Aria, Kevin’in kollarına yığıldı.
Kanı, prensin ellerine aktı.
Ama gülümsüyordu.

“Beni unutma… tamam mı?”

Kevin başını eğdi, titreyen dudaklarıyla sadece bir kelime fısıldadı:
“Hiçbir zaman.”

Aria’nın gözleri yavaşça kapandı.

Ve o anda...
Savaş bitti.

Ama zafer yoktu.
Sadece bir kayıp, sadece ağır bir bedel.

---

Günler sonra...

Kevin, Aria'nın mezarının başındaydı.
Toprağın üstüne bir demet turuncu çiçek bıraktı — onun saçları gibi.
Ve fısıldadı:

**“Seven sevdiğine kıyar mı?
Hayır.
Ama bazen...
Onu yaşatmak için, kendi kalbini öldürür.”**

---

SON

---

(Nasıldı? Güzel miydi? İlk kez yazdığım için biraz kötü olmuş olabilir 😔)