6. bölüm / 6
SAPLANTIİLK TANIŞMA
Bölümler 6Şu an: İLK TANIŞMA
- 1 TANITMA188 kelime
- 2 Hayat519 kelime
- 3 Korku392 kelime
- 4 Kaçırma524 kelime
- 5 Aras (abisi)444 kelime
- 6 İLK TANIŞMA452 kelime · Okuduğun bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Yavaş yavaş gözlerimi açtım. Her yerim ağrıyordu. Yerde yatıyordum, yavaşça doğruldum ve etrafa baktım. Her yer betondu; sadece bir masa ve yer yatağı vardı. Galiba birisinin bodrumundaydım. Ayağa kalktım ama beni engelleyen bir şey vardı: Biz zincirdi, kalkamıyordum. Adım sesleri geliyordu, hemen yattım ve uyumuş gibi yaptım. Adımlar yaklaşıyordu ve kapı açılmıştı. Bayağı yürüdükten sonra adımları durdu ve gülmüştü:
— Uyumadığını biliyorum, mühürlü mucizem.
Yavaşça gözlerimi açtım ve onu süzdüm. Maskeliydi. Yavaşça doğruldum ve oturdum. Bombastic side eye attım, o da gülmüştü:
— Hayırdır aslanım, neden buradayım, kimsinki sen, noluyo, neden kaçırdın beni, ne kadar para istiyorsun, burası neresi, neden ben, sen kimsin, CEVAP VER LAN.
— Sus be, ne konuştun he!
Yanıma geldi ve oturmuştu, elimi tutmuştu ve onu izlemiştim. Ne yaptığını anlamaya çalıştım. Yanağımı okşamıştı:
— Zümrüt gözlüm, sen benim en değerli parçamsın. Seni para için kaçırmadım, seni sevdiğimden kaçırdım; yoksa sen beni kabul etmezdin ki, riske atamazdım ikimizi, aşkım.
— Pardon aşkım mı, ben senin nerden aşkın oluyorum?
— Yuh o kadar şey söyledim, onamı takıldın gerçekten?
Kafamı salladım ve ellerimi çektim. Ondan uzaklaştım, o da yaklaştı ve ben uzaklaştım. O yine yaklaştı, bana sonunda zincirin sonuna yetişmişti:
— Benden kaçarsan yakalarım seni, mühürlü mucizem.
— Uzak dur benden lan, istemiyorum seni, allah allah ya, hoşt!
Morali bir anda düşmüştü. Elini havaya kaldırdı ve tokat atmıştı, çıkıp gitmişti. Vurmanın şiddetiyle yüzüm yana dönmüştü, öyle kalmıştı. Gözümden bir yaş süzülmüştü, acımıştı:
— YUH DAĞ AYISI, NASIL BANA VURUSUN, BUNUN ACISINI SENDEN FENA ÇIKARICAM!
Yukarıdan bir şeyler kırma sesi geliyordu, umursamadım ve zincirlerden kurtulmaya çalıştım ama hala acıyordu. Kapı açıldı bir anda:
— Özür dilerim, yanlışlıkla yaptım. Kendimi kontrol edemedim, özür dilerim Lina.
Uzaklaştım ondan, bildin yere [belki 'bildiğin yere' veya 'beton yere' olabilir] oturmuş, öne eğilmiş bir şekilde önümdeydi, yalvarıyordu ama umrumda değildi, zincirleri çözmeye çalışıyordum:
— ŞUAN BEN BURADA KONUŞUYORUM, BEN SENLE KONUŞURKEN BAŞKA BİR ŞEYLE UĞRAŞMICAKSIN!
Korkuyla ona baktım, gözleri alev alevdi, sanki saldıracak gibiydi:
— SANA BUGÜN YEMEK VERMİCEM, AÇLIKDAN GEBER!
Bir anda çıkıp gitti ve öylece kalktım. Ne yapacağımı anlamadım, sadece arkasından baktım. Ona ne yapacaktım, nasıl kaçacaktım? Zincirleri bile çok güçlü. Ne yapacaktım, ailemi özledim hem de çok. Ağlamaya başladım, "Neden ben?" diye ağlamam devam ediyordu. İstemiyordum, eve gitmek istiyordum, sadece isteğim buydu. Ağlamam artıyordu, ağlayarak zincirlerle uğraşıyordum ve bileğimi kanatmıştım. Sonra diğer bileğim kanamıştı, bacaklarıma geçmiştim ve onları kanatarak devam etmiştim. Her kanadığında bağırıyordum. Yukarıdan şarkı sesi geliyordu, tam belli değildi ama güzeldi. "Kanıyor" diye bağırıyordum ve daha da kanatıyordum, korkuyordum. Şarkı durmuştu ve adım sesleri geliyordu. Kapıya bakıyordum, sadece açılmıştı ve sonra merdivenden kafasına bir şey vuruldu ve aşağıya doğru yuvarlandı, önüme düşmüştü. Kafası kanıyordu. Şaşkınlıkla bakıyordum ama yüzünde maske yoktu. Yoksa o muydu, yoksa değil miydi? Sonra merdivenin başından bir siluet görmüştüm.
Bölüm etkileşimi
