Bölümler 5Şu an: 5. bolum
- 1 1. bolum804 kelime
- 2 2. bolum794 kelime
- 3 3. bolum951 kelime
- 4 4.bolum899 kelime
- 5 5. bolum763 kelime · Okuduğun bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
yazarın anlatımından
ders boyunca evren konusmaya calıssa bile deniz asla konusmaz. teoman tek basına oturdugu sırada cam tarafına gecer ve kafasını cama cevirir. kafasını gomer ve uyur. diger ders bos oldugundan hoca sınıfa gelmeyecek ve bos oldugundan ogrenciler dışarı cıkabilecekti.deniz resim cizerim diye planlamıstı. teoman ise uyumayı. sahi teoman neden bu kadar cok uyuyordu?
beynindeki,kalbindeki sesleri susturabilmek icin.
tenefus zili calar
aras: deniz geliyormusun bahcede biraz dolasıcagız.
leyla: evet deniz sen ne zamandır dışarı da cıkmıyosun.
deniz: uzgunum ayagım agrıyor olmasa gelirdim siz bensiz takılın
diye gulumsedi. onlarda cok ısrar etmesi ve cıktılar.
deniz cantasından eskiz defterini çıkardı ve başladı cızmeye. dun gece ruyasına gelen arabayı cızdı,Hakan amcanın teomanı İstanbula goturdugu arabayı. dun gece cok iyi uyudugu sayılmazdı resmini bir koseye bırakıp o da uyudu.
teomanın gozunden
gamze hocanın dersinden beri uyuyordum sanırım. gözlerimi açtığımda sınıfta kimsenin olmadıgını fark ettim. Bir kisi haric.
Deniz.
ayağı kalktım ve denizin masasının onune geldim. masadaki defter gozume carptı ve elime aldım. ilk sayfasından başladım. ilk sayfasında cocukluk fotografımızı cizmisti, ikinci sayfada kendi bebekligi, ucuncu sayfasında da bir araba.. bu araba bir yerden tanıdık geliyordu ama anlam veremedim.zaten tamamlanmaması. evrenin sırasına oturdum ve denizin yuzune bakarak uykuya dalmaya calıstım. cok guzel uyudugunu soylemismiydim. gene memnuniyetsiz bir ifade vardı yuzunde. bende cok gecmeden uyudum.
yazarın gozunden
bu iki insan,tarif edemeyecegimiz bir duyguya bağlanmaya başlıyordu. teoman sevmekten korkuyordu. deniz ise sevilmemekten. Zıt kutupların birbirini cekmesi gibi.
Bir müddet sonra deniz yavastan gözlerini açtı. yanında yatan teomana saskın gozler ile bakıyordu.ama yuzundeki o gulumsemeyi saklayamadı. cok gecmeden teomanda gözlerini açtı ve göz göze geldiler. 6 dakika 45 saniye suren bu bakısmayı teoman ile deniz farketmeden saydı.
deniz sessizligi bozdu.
deniz: biliyormusun bir film vardı calıkusu..
teoman: evet biliyorum nolmus ona
deniz: 'iki insan 6 dakika 45 saniye goze kalırsa kalpleri hızlanır,duygularını saklayamazmıs.' e tabi bunu ben demiyorum partner olan kız soyluyor. o adam..
teoman: hepsini izledim deniz kızı. biliyorum.
deniz: 6 dakika 45 saniye bakıstık bizde..
teoman: saydınmı?
deniz: filmden sonra alıskanlık olmus napayım..
ikiside biliyordu 6 dakika 45 saniye bakıstıklarını.
deniz: sen neden burdasın?
teoman: e gecen sen gelmistin,odestik. ben kalkayım.
deniz: peki..ben biraz hava alıcam
teoman: bu halinle mi?
deniz: buraya kadar nası geldim teoman? oyle geri de inerim.
teoman icinden bu kızın kararlılıgı ve inatçılıgı ile ugrasana Allah bol sabır versin diye söyleniyordu. bir andan yanına gidip koluna girmesini istiyordu,ama diger yandan da ona soguk davranması gerektiğini dusunuyordu. o da gitmesine göz yumdu ve deniz tek basına gitti.
denizin gozunden
tek basına koridorda sol ayagıma cok basmadan yurumeye başladım. asagı inebilmem icin ya asansor,yada merdiven kullanacaktım. asansöre sadece ogretmenler ve nobetci ogrenciler binebiliyordu. binmek cok isterdim ama klostrofobim vardı kapalı alanda tek basıma duramıyordum.
merdivenden inmeye calıssam iki ayagımla inemedigimden kafa ustu dusebilirdim. cok gecmeden asansor ile inmeye karar verdim. ne kadar korksam bile.
asansor dugmesine bastım ve asansor geldi,loş sarı ısık donup sonup duruyordu. bozulmustu. kendi kendime.
deniz: tamam deniz hicbirsey olmayacak binip cıkıcaksın bu.
0. kata bastım ve asagı ınmeye basladı. bizim sınıfımız 3. kattaydı kahretsinki. yavas yavas inmeye basladı. ekranda 0. kata indigimiz gozukuyordu ama kapı acılmıyordu. ve bir anda ısıklar gitti.
deniz: İMDAT YARDIM EDİN ASANSORDE KALDIM YARDIM EDİN SESİMİ DUYAN VARMI !
kapıyı yumruklamaya başladım ama nafile, kimse duymuyordu ogrenciler bahcedeydi. yavastan nefes alıs verislerim duzensizlesiyordu. baslamıstı.
deniz: İMDAT KLOSTROFOBİM VAR SESİMİ DUYAN VARMI HEEYY!
deniz: i-imdat y-yardım e-edin.
teomanın gozunden
deniz indimi diye camdan dışarı baktım. ne evrenin yanındaydı nede arasların. nerde olabilirdi ki kız?
asagı inicektim bugun hocalar derste oldugundan asansoru kullanabilirim diye düşündüm. asansor stop etmisti ama asagıdan ses geliyordu. hızla merdivenlerden asagı indim ve sıra ile butun asansor kapılarına vurdum. en son 0. kattan ben vurdugum gibi biri daha tıklattı.
teoman: asansorde kaldınız. sakin olun hoca cagırıyorum.
deniz: t-teoman b-benim.
teoman: DENİZ SENİN KLOSTROFOBİN VAR NEDEN BİNDİN.
sonra burkuk ayagı aklıma geldi.
elimle kapıyı açmaya çalıştım iki yandan elimle ittirdim ve kapı zorla acıldı. asansor katın yarısında kalmıştı deniz gozukuyordu. yerde oturmus aglıyordu.
teoman: geldim bekle deniz kızı. sarka bilirmisin?
deniz: hıhı d-denicem.
teoman: tamam ben seni tutucam merak etme.
deniz asagı sarkmaya başladı bende tuttum. kucagıma aldım ve revire kosmaya basladım. revir odasındaki sedyeye benzeyen seye uzandırdım.
teoman: hemsire abla denizin klostrofobisi var asansorde kalmıs.
hemsire: tamam oglum sen cık ben denizi muayene edeyim.
bende çıktım yere oturdum ve denizi goz göre göre tek bıraktıgım zaman aklıma geldi. benim yuzumden oldu. denizi beklemeye başladım. 10 dakika sonra denizi gördum yavastan ayagı kalkmaya calısıyordu.
teoman: koluma tutun.
deniz: beni sen kurtardın tesekkur ederim teoman ama bundan sonrası bende.
diyip yurumeye basladı. bahceye çıktı ve onu gören leyla ile aras yanına kostu iki kolunada girdiler. az bile olsa rahatlamıstım.
Bölüm etkileşimi
