16. bölüm · Sahte Yuva: Yaren İrem
15. BÖLÜM: KAN BAĞININ DÜĞÜMÜ
Emre’nin ıslak çimlerin üzerine düşen telefonu, karanlık bahçede hafif bir ses çıkardı. Genç çocuk, karşısında ablasını ve Demir Karadağ’ı görünce dizlerinin bağı çözülmüş gibi geriye doğru bir adım attı. Gözlerindeki dehşet ve utanç, geceyi aydınlatacak kadar belirgindi."Abla..." dedi Emre, sesi titreyerek. "Ben... Ben açıklayabilirim."Yaren, yerdeki telefona doğru yürüdü. Yavaşça eğilip telefonu aldı. Ekranda Efe Aksoy’a gönderilmek üzere hazırlanan "Karadağ Mimari Proje Prototip_Final" dosyası hâlâ açıktı.Yaren telefonu kapatıp cebine koydu. Gözlerini kardeşine diktiğinde, öfkesinden çok kırgınlığı konuşuyordu. "Bu evde bana yapılan her şeye dayandım Emre. Annemin soğukluğuna, babamın vicdansızlığına, Savaş ile Umut’un nefrete varan kibirlerine... Ama sen... Masada yüzüme bakmaya utanan, tek vicdanlı sandığım Emre... Beni kaç paraya sattın?"Emre elleriyle yüzünü kapattı. Çöküp çimlerin üzerine oturdu ve hıçkırıklara boğuldu. "Yemin ederim istemedim Yaren Abla! Beni zorladılar... Tıp fakültesinden bir arkadaşım beni o kulübe götürdü. Bir gecede hayatımın borcuna girdim. Açelya öğrendi. 'Eğer dediklerimizi yapmazsan hem okula rezil olursun hem de babam seni evlatlıktan reddeder' dedi. Efe Aksoy peşime adam taktı abla, beni öldüreceklerdi!"Demir öne doğru ağır bir adımla yaklaştı. Gölgelerin arasından sıyrılan silüeti son derece tehditkârdı. "Efe Aksoy’un kimseyi öldürecek cesareti yok Emre. Seni basit bir piyon gibi kullanmışlar. Ama karımın emeğini ve şirketimizin geleceğini Efe’ye sunmanın bedeli ağır olur.""Ne olur polise vermeyin," diye yalvardı Emre, Yaren’e bakarak. "Bütün geleceğim mahvolur..."Yaren bir süre sessiz kaldı. İçindeki adalet duygusu ile kan bağı çatışıyordu. En nihayetinde derin bir nefes verdi."Polise gitmeyeceksin Emre," dedi Yaren, sesi buz gibi bir kararlılıkla kaplandı. "Ve o borç kapanacak. Ama bir şartla: Şanlı bir casus gibi çalışmaya devam edeceksin. Sadece bu kez Efe Aksoy’a benim istediğim bilgileri servis edeceksin."Emre şaşkınlıkla başını kaldırdı. "Nasıl yani?""Efe Aksoy seni tehdit ederek Karadağ Holding’i batıracağını sanıyor," dedi Demir, dudaklarında tehlikeli bir tebessümle. "Şimdi o tuzağın içine kendi ayaklarıyla yürümesini sağlayacağız. Yarın Efe’ye sahte mimari çizimleri ve revize edilmiş maliyet tablolarını göndereceksin."Ertesi gün Aksoy Holding’in cam kaplı lüks yönetim odasında Efe Aksoy ve Açelya şampanya kadehlerini tokuşturuyordu. Efe’nin bilgisayar ekranında, Emre’den gelen "gizli" belgeler açık duruyordu."Gördün mü Efe?" dedi Açelya gururla. "Emre’yi avucumuzun içine alacağımızı söylemiştim. Karadağların yeni ihale projesinin tüm maliyet detayları elimizde. Bu ihaleyi onlardan düşük teklifle alıp Karadağları milyonlarca lira zarara uğratacağız!"Efe kadehinden bir yudum aldı. "Demir Karadağ kendini yenilmez sanıyordu. Eşinin kardeşinden yediği bu darbeyi asla toparlayamayacak."İhale günü geldiğinde, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın büyük salonunda dev şirketlerin temsilcileri yerini almıştı. Efe Aksoy ve Açelya salonun ön sırasında kurulmuş, Demir ve Yaren’e alaycı bakışlar fırlatıyordu.İhale komisyonu başkanı zarfları açmaya başladığında salonda derin bir sessizlik oluştu."Aksoy Holding teklifi: 450 milyon TL," diye açıkladı başkan.Açelya, Efe’nin kolunu sıkarak zaferle gülümsedi. Karadağların belgelerdeki maliyeti 480 milyon TL olarak görünüyordu; yani ihaleyi kesinlikle Aksoy Holding alacaktı.Başkan ikinci zarfı açtı. "Karadağ ve Yılmaz Ortaklığı teklifi: 520 milyon TL."Salonda bir fısıltı koptu. Efe Aksoy donup kaldı. "Ne? Neden bu kadar yüksek teklif verdiler?" diye fısıldadı Açelya’ya.Komisyon başkanı konuşmasına devam etti: "İhale şartnamesinin 4. maddesi gereğince, projenin zemin etüt raporlarında tespit edilen devasa riskler nedeniyle maliyeti 500 milyon TL'nin altında olan teklifler projenin çökme riski taşıdığı gerekçesiyle geçersiz sayılmıştır. İhale, 520 milyon TL teklif veren Karadağ Holding’e kalmıştır. Ayrıca Aksoy Holding'in sunduğu statik projenin hatalı ve sahte veriler içerdiği tespit edilmiş olup, şirket hakkında soruşturma başlatılmıştır."Efe Aksoy adeta başından aşağı kaynar sular dökülmüşçesine ayağa fırladı. Salondaki kameralar anında ona döndü. Ekranlara servis edilen hatalı veriler yüzünden Aksoy Holding sadece ihaleyi kaybetmekle kalmamış, ihale fesatlığı ve sahte belge sunmaktan devasa bir adli soruşturmanın ortasında kalmıştı!Yaren, oturduğu sandalyeden zarif bir şekilde ayağa kalktı. Yanındaki Demir ile birlikte Efe ve Açelya’nın yanından geçerken durdu.Yaren, Açelya’nın kulağına eğilip fısıldadı: "Kendi kardeşimi bana karşı kullanabileceğini sanacak kadar zavallısın Açelya. Oyun bitti."Demir ise Efe’ye dönerek son noktayı koydu: "Benim masamda oyun oynanmaz Aksoy. Şirketinin iflasını izlerken şampanyanı içmeye devam edebilirsin."
