5. bölüm / 6
SAHTE KELEPÇELERBölüm 5
Bölümler 6Şu an: Bölüm 5
- 1 Bölüm 1424 kelime
- 2 Bölüm 2611 kelime
- 3 Bölüm 3734 kelime
- 4 Bölüm 4807 kelime
- 5 Bölüm 5670 kelime · Okuduğun bölüm
- 6 Bölüm 6677 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
ilk dersimiz bitmişti. ben de okulu gezmeye başladım. Sonra yanıma Albert geldi.
"istersen okulu gezmeye yardımcı olabilirim."
"olur"dedim ve okulu gezmeye başladık.
okulun her tarafını gezmiştik. ve Burası tek kelimeyle harikaydı. ama şu katiller falan olması daha güzel olurdu bence.
Şimdiki dersim ise Dövüş sanatlarıydı.Bu derstede Koralı görmüştüm ama o ben hariç herkese bakıyordu.Hocamız Bay samueldi."Evet çocuklar bugünkü dersimizde kendinizi savunacak bir kaç hareket göstereceğim. bay Samuel birkaç hareket gösterdi ve bize döndü.Sonra aramızdan iki kişiyi seçti.Bunlardan biri koraldı.
Bay Samuel"sizden birbirinize rakip olmanızı ve gösterdiğim hareketleri uygulamanızı istiyorum."dedi ve dövüş başladı.
kıvırcık saçlı çocuk ilk hamlesini yaparak koralın suratına yumruk atmayı denedi ama Koral kenara çekildi.Sonra diğer eliyle yumruk attı ama Koral yine kenara çekildi.Kivircik saçlı çocuk sinirlenmiş olmaliydi ki Koralın uzerine doğru gelmeye başladı. Kural ise gelen çocuğun karnıma bir tekme attı ve çocuk yere düştü.
kıvırcık çocuk yerden kalktı ve ona yine yumruk atmayı denedi ama Koral yumruğunu tuttu ve kolunu çevirdi sonra bu sefer tekmeyi ayağına attı ve çocuk dizlerinin üstüne düştü sonra Koral çocuğun boynunu koluyla sıkmaya başladı ve yere yatırdı sonra çocuk pes etti ve kazanan Koral olmuştu."vay canına harikaydınız Bay Nathan." gerçekten de Bay samuel'in gösterdiği bütün hareketleri uygulamıştı.Ama bunları sadece bir kere görmesine rağmen nasıl bu kadar iyi dövüşmüştü?
Son iki dersimiz kalmıştı ve ben çok acıkmıştım kantin olduğu yere gidip sıraya girdim. sonunda sıra bana gelmişti ama hiçbir yemeği seçememiştim. çünkü her yemekte et vardı ve ben et asla yemezdim. boş tabakla Koral ve birkaç kişinin oturduğu masaya doğru gittim ve mutsuz bir şekilde oturdum. Koral tabağıma baktı ve bana döndü
"neden hiçbir şey almadın?"
"çünkü bütün yemeklerde et vardı."
"yani?"
"ben et sevmiyorum yani vejeteryanım."
Bana şaka yapıyormuşum gibi baktı ama sonra şaka olmadığını anladı.
"birkaç etten zarar gelmez bence? yoksa aç kalmak mı istiyorsun."
"et asla yemem aç kalacaksam da kalırım."
güldü
"iyi sen bilirsin."ozaman dedi ve yemeğine döndü.
insan kardeşine yardım eder,ama sende nerde.Bu böyle olmayacaktı.
Kantine bakarken Kate gördüm ve hemen yanına koştum."Merhaba Kate."
"Merhaba noldu?"
"Ya acaba burada bu yemeklerden başka yemek satılan yer varmı?"
"Yani...aslında okulun arkasında bir cafe var ama orası biraz pahalı ve parayla satılıyor."Allah'ım sana şükürler olsun para önemli değil et olmasın yeter.gulumsedim.
"çok teşekkür ederim."dedim ve gittim.
Cafe olan yere gelmiştim.İçeriside
dışarısı kadar güzeldi.Tatlilar,pastalar,kurabiyeler...her şey harikaydı.Kasaya gittim ve frambuazli tatlı,çikolatalı kurabiye ve birde kahve istediğimi soyledim.Kadin bana 4000 diyar tuttuğunu söyledi. cüzdanımdan 4000 lira aldım ve verdim. kadın afallamışcasına bana bakıyordu.
"Bu da nedir?"
"para."dedim
"bu para falan değil beni kandırma bana doğru düzgün para ver yoksa seni şikayet ederim."
"ya siz şaka falan mı yapıyorsunuz bu gerçek para siz beni hırsız falan mı sandınız."
kasadan bir para çıkarıp bana göster. böyle bir para birimi daha önce hiç görmemiştim üzerinde 100 diyar yazıyordu. bu şaka falan olmalıydı Burası Türk lirasıyla geçmiyor muydu? bence bu kadın beni kandırmaya çalışıyordu.
"bana bakın hanımefendi beni kandırmaya çalıştığınızın farkındayım eğer böyle yapmaya devam edersen ben sizi şikayet edeceğim."dedim.
kadın yine şok olmuştu ve bana bağırmaya başladı.
"Siz kimi şikayet ediyorsunuz hanımefendi asıl şikayet edilmesi gereken kişi sizsiniz."
"pardon siz ne söylediğinizi farkında mısınız acaba?"
"bekleyin ben sizi şikayet etmezsem benim adım da Nihal Kandemir değil."dedim ve kapıyı sertçe kapıyı çıktım. bu insanlara ne olmuştu böyle hepsi bana mı atarlı bir tek.
Saat akşam dokuz olmuştu ve ben açlıktan ölüyordum.Tek istediğim etsiz bir yemekti.Elimi karnıma götürmüş gidiyorken karşında koralı buldum."Sen iyimisin?"
"he he çok iyiyim"dedim alayla.
"sana biraz et yemekten bir şey olmaz demiştim değil mi?"
"ölsem de et asla yemem."
elimdeki kartı aldı ve odamın kapısını açtı bana içeri geçmeme yardım etti ve sonra gitti. ne bekliyordum ki zaten.
yarın saat sonra biri kapıyı tıklattı.Açtigimda birinin bir sürü etsiz yemek getirdiğini gördüm.Adam içeri girdi ve yemekleri yatağımın kenarina bıraktı. bunu kimin yaptığını sorunca. çok sinir olduğunuz biri olduğunu söyleyip gitti.Getiren kişi Koraldı.Şuan kendimi doğum gününde bir sürü hediyesi olan bir çocuk gibi hissediyordum.Gercekten çok mutlu olmuştum.Korala da teşekkür etmeliydim.Hemen yemeklerimi yemeğe başladım çok acıkmıştım.
-Koral-
nihal'in yemeklerini yemek servisinden rica ettim onlar da en sonunda kabul ettiler ve yemekleri odasına kadar götürdüler.Şimdi asıl sorunuma bakabilirdim.
Bölüm etkileşimi
