3. bölüm / 6
SAHTE KELEPÇELERBölüm 3
Bölümler 6Şu an: Bölüm 3
- 1 Bölüm 1424 kelime
- 2 Bölüm 2611 kelime
- 3 Bölüm 3734 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 Bölüm 4807 kelime
- 5 Bölüm 5670 kelime
- 6 Bölüm 6677 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Mavi limana varmıştım.Odama geçip eşyalarımı yerleştirdim.Artik uyumaya hazırdım.
6 saat sonra
Uykulu gözlerimi zorla açtım çünkü çok susamiştim.yatağımdan kalkıp masadaki su şişesini aldım ama içinde hiç su kalmamıştı.off şimdi aşağı inmem gerekecekti.Merdivenlerden aşağı indim etraf çok karanlıktı o yüzden telefon ışığını açtım.En sonunda kantini bulmuştum.İki şişe su aldım ve parasını kasaya koydum.Asla bir hırsız olmam.
Tam merdivenlerden çıkacakken bir ses duydum.bu ses bir araba sesiydi.Heralde biri erken çıkıyor ama sabah altıda nasıl çikabilirki?Arabalar buradan saat sabah sekizde sadece çıkabilirdi.Off bana ne çıkıyorsa çıkıyor.
Bir ses daha geldi bu ses araba sesi değildi.Şu meraklı huyum yüzünden
yerimde duramadim ve sesin geldiği tarafa doğru gittim.
Bahçeye çıktığımda bir adamın bir şeyler yerlestirdigini gördüm.adama daha dikkatli bakınca
Koyu siyah saçlı yeşil gözlü, uzun
ve kaslı bir adam olduğunu gördüm.
Koyduğu şeyler ise...Silah ve bombaydı.
Ben yanlış mı görmüştüm.Hayir doğru görüyordum bu adam kesin bir suikastçı yada bir seri katil olmalı.Onun başkalarına zarar vermesine izin veremem.Arabaya bindi ve bir kartı okuttu.Koşarak arabanın önüne geçtim.
Adam beni gördüğü an arabayı frenledi ve araba tam karşımda durdu.Hemen frenlemeseydi herhalde ölücektim.
Arabadan çıkıp yanıma geldi."Napiyorsun sen az kalsın ölücektin."
"Asıl siz napiyorsunuz silahlarla masum insanları öldürmeye mı çalışıyorsunuz."
Bana bakarak alayla güldü.
"O düşündüğünüz kişi değilim hanımefendi,sadece tedbirimi aliyorum."
"Nasıl yani?"
"Boşverin bu sizi ilgilendirmez şimdi yoldan çekilin lütfen."
"Bir şartla çekilirim."
"Allah'ım,sizin bu şartlarınızdan sıkıldım artık söyle ne istiyorsun?"
"Benide yanında götürmeni."
"Tam- Ne?"
Şaşırdı.
"Hayır asla."
"Neden?"
"Orayi ben bile bilmiyorum."
"Bilmediğin yere neden gidiyorsun?"
"Bu sizi ilgilendirmez küçük hanım."
"İyi peki sen bilirsin,bende Uğur beye
Mavi limanın otopark kartını çaldığını
ve bagajında silah ve bombaların olduğunu ve senin bir seri katil olduğunu söylerim."
"Sen beni tehdit mi ediyorsun?"
"Ne münasebet."
Biraz düşündü ve bana baktı.
"Off,iyi bin arabaya."
Aslında onunla gitmek istemiyordum zaten tanımadığım birinin arabasına binmezdim,bugün annemle beraber yapacağımız bir sürü etkinlik olacaktı ve ben yine modellik yapacaktım ama artık bıkmıştım ve bir süre ara vermek istiyordum.Buda benim için kaçış bileti olabilirdi.Arabaya binmeden önce odamdaki küçük çantamı aldım ve üzerimi değiştirdim.
Arabayla giderken bir anda nedense uykum gelmişti normalde ben zor uyuyan birisiydim nasıl oldu da bir anda uykum gelmişti.Yanımdaki Adama baktığımda onun da uykusunun geldiğini gördüm.Ayni anda mı uykumuz gelmişti?Artık gozlerimi daha fazla açık tutamadım ve kapattim.Son gördüğüm şey ise Adamında gözlerini kapatmasıydı.Uyandigimda arabanın ters döndüğünü gördüm.Ne olmuştu böyle biz kazamı yapmıştık.Yanimdaki adama baktığımda ise onun uyuduğunu gördüm.Şakamı bu?Onu kaldırmaya çalıştım."Heyy uyan sana diyorum heyy."Tam o sırada arabadan dumanlar çıkmaya başladı.Kahretsin!!"Heyy uyan ölücez bu arada Hadi!!"Adam gözlerini açtı ve arabaya baktı.Bana döndüğünde "Noldu burada?"diye sordu şaşırmıştı.
"Bende bilmiyorum arabayı süren sensin sana sormak lazım."
"Araba patlayacak çabuk çık."
dediği anda kapıyı açtım ve dışarı çıktım oda benim gibi yaptı.Çıktığımız anda araba patladı ve arabadan alevler çıkmaya başladı."Uykun varsa neden arabayı sürdün ben sürebilirdim."
"Uykum yoktu,sadece bir anda üzerime yorgunluk çöktü bende anlamadım."Banada aynısı olmuştu.Adam elindeki telefondan konuma baktı. "Daha çok yolumuz var,yurumemiz gerekecek."Gelmedik mi daha ya off.Geldiğimiz yere baktığımda buranın bir orman olduğunu gördüm.
Adamda benim yanımdaydı ve etrafa bakıyordu.
"Burası neresi tam olarak?"
Bana dönmedi.Sinirbozucu.
"Heyy sana diyorum."
Aklıma gelen şeyle onun karşısina geçtim sonunda bana bakmıştı.
"Adın ne bu arada"
"Koral,senin?"
"Nihal,memnun oldum."
Gülümsedim ve elimi uzattım.O ise bir bana bir de elime baktı sonra gitti."Sinirbozucu,ukala" dedim içimden.
Ben bu adamla nasil anlaşacaktim acaba.Neyse en azından sadece bir günlük buradayım.Sonra bu Sinirbozucu adamın yüzünü görmeyeceğim.
"Gelicek misin?"
Arkamı döndüm.
"Geliyorum."gülümsedim.
Ayaklarım çok ağrıyordu.Yarım saattir yürüyorduk ve az sonra bayilacaktim galiba.Yakinlardaki bir banka doğru yürüdüm ve oturdum.Topuklu ayakkabılarımı çıkarttım şuan daha iyiydim.
Koral beni bankta görünce ne yapıyorsun sen der gibi baktı ve yanıma geldi.
"Biraz ara verelim lütfen."
"Olmaz daha yolumuz var,sonra ara veririz."
Ayaklarımın yanındaki topuklu ayakkabıları görünce şaşkınlıkla bana baktı.
"Buraya topuklu ayakkabıyla mı geldin?"
"Senin yüzünden bana yuruyecegimizi söyleseydin topuklu giymezdim."
"Benim yüzümden mı?"
Güldü.
"Ne gülüyorsun ve evet senin yüzünden
"Eğer bunu telafi etmek istiyorsan mola verebiliriz."
"Olmaz daha sonra mola veririz."
"Sen git ben burada kalacağım."
"Buranın nasıl bir yer olduğunu bile bilmiyorsun nasıl kalicaksin."
"Ozaman yanımda kal."
En sonunda pes etti ve mola verdik.
Bana katlanmak kolay olsa gerek.
Mola verdikten sonra yine yürümeye başlamıştık.Ben ise yürümeyi daha yeni öğreniyor gibiydim.Topuklu ayakkabıyla ayağım ağrıdığı için onları çıkarmıştım şuan çıplak ayaklaydim ve böyle yürümek daha zordu çünkü ayağıma bir şeyler batıyordu.Topuklu ayakkabılarımı ise Koral elinde taşıyordu.önüme baktığımda koralin benden baya uzakta olduğunu gördüm.Ne ara bu kadar hızlı gitmişti.En sonunda koralin telefonundaki konuma varmıştık.Geldiğimiz yer Kocaman bir şatoya benziyordu ve çok güzeldi.Ağzım
açık kalmıştı Diyarbakırda böyle bir yer var mıydı?
Bölüm etkileşimi
