Bölümler 4Şu an: Giriş: Rüzgar
- 1 Giriş: Ekin245 kelime
- 2 Giriş: Rüzgar411 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 1. Bölüm: Ekin396 kelime
- 4 1. Bölüm: Rüzgar382 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
----GİRİŞ---
RÜZGAR ARMAN
Bazı insanlar görünmez olmayı sever.
Kalabalığın içinde kaybolmayı, kimsenin dikkatini çekmemeyi… sanki dünya onların üstünden sessizce akıp gidiyormuş gibi yaşamayı.
Bazılarıysa tam tersidir.
Fark edilmek isterler.
Hatırlanmak, konuşulmak, iz bırakmak…
Ben hangisiydim?
Cevap aslında basit değil.
Biraz ondan, biraz bundan…
İnsanların beni tanımasını, sesimi duymasını, ismimin bir yerde yankılanmasını severim.
Ama aynı zamanda…
her şey sustuğunda, sadece kendi kafamın içinde kalmayı da severim.
O sessizlikte müzik doğar bende.
Sözler, melodiler, bazen yarım kalan cümleler…
Hepsi o boşlukta şekillenir.
Peki bu yönümü kimden aldım?
Annemden mi?
Helana Arman.
K-pop ve global pop dünyasında adı geçen büyük bir şirketin yöneticisi.
Sahnenin ışıklarını, kameraların arkasını, yıldızların nasıl parladığını en iyi bilen insanlardan biri.
Güçlü.
Zeki.
Ve herkesin saygı duyduğu biri.
Ama evde?
Bambaşka biri.
Ya babam?
Serkan Arman.
Arman Medya & Entertainment Holding’in sahibi.
Müzik endüstrisinden reklama, sahne arkasından prodüksiyona kadar her şey onun dünyasında.
Dışarıdan bakınca insanlar genelde aynı şeyi düşünür:
“Bu ev çok serttir. Kurallarla doludur.”
Ama gerçek bundan çok farklı.
Ben kendimi bildim bileli bu evde sessizlik hiç olmadı.
Hiç.
Ne soğuk bir hava, ne gergin bir ortam…
Sadece sürekli yaşayan bir enerji vardı burada.
Kahkahalar…
yüksek sesle konuşmalar…
şakalaşmalar…
ve birbirine hâlâ ilk günkü gibi bakan iki insan.
Anneme baktığında babamın gözlerinde yıllar değil, ilk günün heyecanı durur.
Babam… anneme her sabah çiçek alır.
Bazen kırmızı güller, bazen sadece yol kenarında gördüğü küçük bir buket…
Ama asıl mesele çiçek değil.
Asıl mesele, unutmamak.
Çiçekler solmadan yenisi gelir.
Bazen bir şiir bırakır masaya, bazen bir not.
Bazen de hiçbir şey söylemeden sadece bakar…
ve o bakış bile her şeyi anlatır.
Ben böyle bir evde büyüdüm.
Sevginin sadece bir kelime değil, bir yaşam şekli olduğu bir evde.
Ve belki de bu yüzden…
müziği sadece bir hobi olarak değil, nefes almak gibi görmeye başladım.
Beş yaşımdayken başladı her şey.
O zamanlar bunun “tutku” olduğunu bilmiyordum.
Sadece sesleri seviyordum.
Bir ritmi tekrar etmeyi… bir melodiyi içimde hissetmeyi…
Sonra fark ettim ki
ben konuşmadığım zamanlarda bile aslında bir şey anlatıyordum.
Bir de ailemin geri kalanı var.
Ablam ve abim… ikizler.
Aramızda çok büyük bir yaş farkı yok ama onlar çoktan “yetişkin dünyası”na geçtiler bile.
Ben ise hâlâ iki dünyanın arasında gibiyim.
Bir tarafım sahnede olmak istiyor…
diğer tarafım ise sadece arka planda kalıp her şeyi izlemek.
Ama hayatın garip bir huyu var…
Hangi tarafı seçersen seç, seni yine sahneye çekiyor.
Ve ben henüz bunun ne anlama geldiğini bilmiyorum.
Şimdilik bildiğim tek şey şu:
Ben Rüzgar Arman’ım.
Ve bu hikâye… daha yeni başlıyor.
Bölüm etkileşimi
