1. bölüm · Şah ve Mat

1.Bölüm

Esmer Oruç

Tanık ve Polis Arasındaki Görüşme

📞 Tanık: Alo, ben bir ihbarda bulunmak istiyorum.

📞 Polis: Buyurun hanımefendi, sizi dinliyorum.

📞 Tanık: Ormanlık alanda birinin cansız yattığını gördüm. Sanırım ölmüş...

📞 Polis: Bulunduğunuz yerin konumunu verebilir misiniz? Hemen ekipleri yönlendirelim.

📞 Tanık: Adana'nın Sarıçam ilçesindeki Karadenizliler Ormanı’ndayız.

📞 Polis: Ekipleri oraya yönlendiriyorum. Siz de en yakın karakola gidip ifadenizi verin.

📞 Tanık: Tamam, Sarıçam Emniyet Müdürlüğü'ne gideceğiz.

Bunu söyledikten sonra telefonu kapattı.

---

Olayın Başlangıcı

Genç kadın, sevgilisiyle gece yürüyüşe çıkmak istemişti. Evlerine yakın ormanlık alanda dolaşırken yerde kanlar içinde yatan bir adam gördüler. Adamın hareketsiz bedeni, gecenin karanlığında ürkütücü bir görüntü oluşturuyordu.

Hemen polisi arayarak ihbarda bulundular. Ardından en yakın karakola gitmek üzere yola çıktılar. Karakola girdiklerinde görevli polis memuru neden geldiklerini sordu. Genç kadın yaşananları en ince ayrıntısına kadar anlattı.

Polis memurları ifadelerini aldıktan sonra çiftin serbest olduğunu, ancak gerekirse tekrar ifadeye çağrılabileceklerini söyledi. Karakoldan ayrılan çift, eve döndüğünde genç kadın gözyaşlarına hâkim olamadı. Sevgilisi onu sakinleştirmeye çalıştı. En sonunda onun kollarında uyuyakaldı.

---

Olay Yeri İncelemesi

Polis ekipleri ihbarın yapıldığı ormanlık alana ulaştığında, yerde kanlar içinde yatan cesedi buldular. Kanlar artık kurumaya başlamıştı. Olay yeri inceleme ekipleri de bölgeye gelerek detaylı bir inceleme başlattılar.

Ekiplerin başındaki görevli, komiserin yanına giderek şu bilgiyi verdi:

“Maktul yaklaşık altı saat önce ölmüş. Ancak… kalbi yerinden çıkarılmış.”

Komiser duyduklarına inanamadı.

“Ne demek kalbi yerinden çıkarılmış?!” diye tepki gösterdi.

Görevli başını sallayarak devam etti:

“Evet, komiserim. Ve yanında bir not bulduk.”

Komiser, titizlikle katlanmış kâğıdı açtı ve içindeki satırları okudu:

> ‘Sizin kalpsiz dediğiniz insanların kalbini sökerek, gerçekten de kalpsiz olmalarını sağladım. Ve devam edeceğim. Bu belki ilk oldu ama asla son olmayacak. Artık “kalpsiz” kelimesi bir mecaz değil, gerçeğin ta kendisi olacak…’

Komiserin elindeki kâğıt titredi. Karşılarında soğukkanlı bir katil vardı. Eğer hemen harekete geçmezlerse, daha fazla insanın kalbi sökülecekti. Buna asla izin veremezlerdi.

Hemen geniş çaplı bir soruşturma başlatıldı. Olayın medya tarafından duyulmaması için gizlilik kararı alındı. Aksi takdirde, bu cinayet büyük bir panik ve kargaşaya yol açabilirdi.

---

Olaydan 7 Saat Önce

Genç kız o gün içini sıkan garip bir hisle uyanmıştı. Kalbini sıkıştıran, nefesini kesen bir duygu… Ama nedenini bilmiyordu. Saatine baktı, hazırlanma vakti gelmişti. Okul kıyafetlerini giyip hızla evden çıktı.

Her zamanki gibi okula erkenden gitmişti. Ama bu sadece dersleri sevdiği için değildi. Okulda platonik aşk beslediği bir çocuk vardı. Onu uzaktan izlemek bile onu mutlu ediyordu.

Fakat o gün farklıydı. Çocuk, genç kıza yaklaşmaya başlamıştı. Gülümseyerek konuştu:

“Seni seviyorum, benim kız arkadaşım olur musun?”

Genç kızın kalbi deli gibi atmaya başladı. Heyecandan nefes almayı bile unutmuştu. Ne diyeceğini bilemiyordu ama sonunda fısıldadı:

“Evet, sevgilin olurum.”

Ancak bir anda çocuk kahkaha atmaya başladı.

“Sen ve ben, ha? Benim seni seveceğimi nasıl düşündün?” dedi alaycı bir şekilde.

Genç kızın yüzü düştü. Çocuk kahkaha atmaya devam etti:

“Bir kendine bak, bir de bana. Olacak iş mi sence? Hahaha! Hem iddiayı kazandım çocuklar! Teşekkürler küçük kız, sayende bu bahsi de kazandım.”

Genç kızın gözleri doldu. Sonra bir refleksle çocuğun yüzüne sert bir tokat attı.

“Sen çok iğrenç bir insansın! Kalbin yok senin, kalpsizsin!” diye bağırarak okuldan koşarak çıktı.

---

Katilin Ortaya Çıkışı

Genç kız ağlayarak otobüs durağına oturdu. O sırada başında kapüşonu, yüzünde maskesi olan biri yanına yaklaşıp neden ağladığını sordu. Kız, yaşadığı her şeyi yabancıya anlattı. Onu tanımıyordu ama anlatmak içini rahatlatmıştı.

Genç kız oradan ayrıldıktan sonra kapüşonlu kişi, bahsi geçen çocuğu takibe aldı. Okul çıkışında onu gözlemledi ve tenha bir ara sokakta önünü kesti. Çocuk neler olduğunu anlamadan saldırıya uğradı. Karşısındaki kişi güçlüydü, kaçmaya çalıştı ama nafileydi.

Son duyduğu sözler şunlar oldu:

“Sen kalpsizsin… Ama mecazen değil, gerçekten de kalpsiz olacaksın.”

Sonrasında bayıldı. Gözlerini bir daha hiç açamayacaktı.

---

Cinayetin Gerçekleşmesi

Kapüşonlu kişi, çocuğu ormanlık alana sürükledi. Cebinden bir bıçak çıkardı. Tereddüt etmeden çocuğun kalbini söktü. Sonra cebinden bir kalem ve kâğıt çıkardı ve titizce yazmaya başladı:

> ‘Sizin kalpsiz dediğiniz insanların kalbini sökerek, gerçekten de kalpsiz olmalarını sağladım. Ve devam edeceğim. Bu belki ilk oldu ama asla son olmayacak…’

Notu cesedin yanına bıraktı. Son bir kez çocuğun cansız bedenine baktı ve sessizce oradan uzaklaştı…

---

Ve Şimdi...

Polisler, katilin peşindeydi. Ancak bu sadece bir başlangıçtı.

Çünkü katil, henüz bitirmediğini söylemişti…