9. bölüm · O Geceyi Unut

Bölüm 8

Tuanaymışşşşş 🫧

İstanbul-20.17
Aynanın karşısında son kez kendime baktım
Bordo elbisenin kabarık eteği ayaklarımın çevresine dalga gibi yayılmıştı kumaşın üzerinde gezinen ince işlemeler odadaki ışık her değiştiğinde belli belirsiz parlıyordu
Dantelli uzun eldivenler kollarımı kaplıyor bordo maskemin kenarındaki kuş tüyleri siyah saçlarımdan oluşan dağınık topuzuma karışıyordu
Bir an gözlerimi kendimden alamadım
Bu ben miydim gerçekten
Günlük hayatımda böyle giyinmezdim
Ama bu gece…
Bu gece herkes başka biriydi
Maskeler yüzleri gizliyor isimler önemini kaybediyordu
Kapı aralandı
Ablam Alara başını içeri uzattı
Hazır mısın
Ona dönüp gülümsedim
Hazırım
İçeri girip beni baştan aşağı süzdü
Vay canına
Ne?
Hiçbirşey
Alara
Çok güzel olmuşsun
Gülümsedim
Teşekkür ederim
Koluma girdi
Gidelim mi
Gidelim
***
Salonun kapıları açıldığında içeriden yükselen müzik bütün koridora yayılıyordu
İçeri adım attığım anda gözlerim istemsizce yukarı kalktı
Kristali avizelerden süzülen ışık salonun her tarafında kırılıyordu altın işlemelerle süslenmiş duvarlar parlak kumaşlar ve yüzlerce maske
Herşey fazla kusursuzdu
İnsanlar birbirlerinin yanından geçiyor kahkahalar yükseliyor müzik kalabalığın arasından ağır ağır süzülüyordu
Kimsenin yüzü tam olarak görünmüyordu
Bu garip birşekilde hoşuma gitmişti
Sanki herkes birkaç saatliğine kendi hayatından kaçmıştı
Alara yanımdan ayrıldı
Ben annemin yanına geçiyorum
Tamam
Birşey olursa ara
Olur
Kalabalığın içinde yalnız kaldım
Elimi eldivenimin üzerinde gezdirip etrafa bakındım
Tam o sırada salonun diğer tarafında bir adam dikkatimi çekti
Siyah takım elbise
Siyah gömlek
Yüzünü gizleyen siyah bir maske
Maskenin kenarlarında ince gümüş işlemeler vardı
Elinde kristal bardağın içerisinde viski duruyordu
Kalabalığın arasından ağır ve sakin adımlarla ilerliyordu
Ne acale ediyor ne de etrafındaki insanlarla ilgileniyor gibiydi
Sanki bulunduğu yer ona aitmiş gibi yürüyordu
Bakışlarım birkaç saniye üzerinde kaldı
Sonra göz göze geldik
Gözlerine baktığım anda içimde garip birşey kıpırdadı
Gri
Tıpkı onun gözleri gibi
Bir anlığına tren geldi aklıma
Karşımda oturan adam…
Yolcu
İsmini bile bilmiyordum aslında ona sadece böyle seslenmiştim
Ama sonra karşımdaki adama yeniden baktım
Yanıma yaklaştı
Başını hafifçe eğdi
İyi akşamlar
Sesini duyduğumda içimdeki garip his bir anlığına kayboldu
Hayır
Olamazdı
Yolcunun sesi böyle değildi
Sesi yabancıydı
Alçak sakin ve ölçülüydü
İyi akşamlar
Bardağı elinde tutmaya devam etti
Gecenin tadını çıkarıyor musunuz
Şimdilik
Dudaklarımın kenarında küçük bir gülümseme oluştu
Adamın yüzünde ise hiçbir değişiklik olmadı
Güzel
Birkaç saniye sessizlik oldu
Sonra merakına yenildim
Size birşey sorabilir miyim
Tabii
Adınız ne
Adam hiç düşünmeden cevap verdi
Lucien
İsmi zihnimde birkaç saniye dolaştı
Lucien…
Evet
Güzel bir isim
Teşekkür ederim
Bardağını hafifçe kaldırdı ve viskisini yudumladı
Tam o sırada müzik değişti
Salonun içindeki insanlar yavaş yavaş dans pistine yönelmeye başladı
Lucien bakışlarını piste çevirdi
Sonra yeniden bana döndü
Dans eder misiniz
Bir an tereddüt ettim
Elini uzattı
Siyah eldiveninin ardındaki eli sabit duruyordu
Bir dans dedi
Elimi yavaşça uzattım
Parmaklarım eldivenin üzerine değdi
Ve kalabalığın arasından dans pistine doğru yürümeye başladık
Dans pistine doğru ilerlerken elim hala onun elindeydi
Dans pistinin ortasına geldiğimizde müzik yavaşladı
Lucien elimi bıraktı
Sonra uygun bir mesafede durarak diğer elini uzattı
Bende elimi onun eline bıraktım
Müzik eşliğinde ilk adımı attık
Bir süre konuşmadık
Salonun ışıkları maskelerin üzerinde dolaşıyor kristal avizelerden yansıyan parıltılar etrafımızda hareket ediyordu
Ben ise hala aynı şeyi düşünüyordum
O gözler
Neden bu kadar tanıdık geliyordu
Başımı hafifçe kaldırıp tekrar ona baktım
Lucienin bakışları benim üzerimdeydi
Ama yüzünden hiçbirşey okunmuyordu
Ne bir gülümseme
Ne şaşkınlık
Ne de merak
Hiçbirşey
Sadece sakin bir bakış
Gözleriniz…dedim istemeden
Dansın ritmi içinde başını hafifçe bana çevirdi
Gözlerim?
Bir an ne diyeceğimi bilemedim
Tanıdık geliyor
Kısa bir sessizlik oldu
Lucienin yüzünde yine hiçbir değişiklik olmadı
Bazen insanlar birbirlerine benzeyebilir
Sesi sakindi
O kadar sakindi ki söylediği cümleye itiraz edecek birşey bulamadım
Evet dedim
Sonra bakışlarımı kaçırdım
Belki de gerçekten sadece bir benzerlikti
Ben bunu düşünürken müzik devam etti
Ve ben birkaç metre uzağımızda duran kalabalığın arasında beni izleyen Alarayı fark etmedim
O da benim fark etmediğim birşeyi görmüştü
Lucienin yüzündeki maskenin ardında saklanan sessizliği

Arkadaşlar merak edenler için giyindikleri kıyafetleri göstereceğim

Siyah, kusursuz kesimli bir takım elbise. İçindeki siyah gömleğin birkaç düğmesi açıktı. Bileğindeki gümüş saat, salonun ışığında belli belirsiz parlıyordu. Yüzünü tamamen gizlemese de kimliğini ele vermeyecek kadar sade, siyah bir maske takıyordu. Maskenin kenarlarındaki ince gümüş işlemeler, kıyafetine tek renkli bir görüntüden uzak, zarif bir detay katıyordu. Siyah eldivenleri ve klasik siyah ayakkabıları ise görünümünü tamamlıyordu.

Kabarık bordo elbisesi, hareket ettikçe eteklerinde dalgalanan zarif kumaşıyla onu gecenin kalabalığından ayırıyordu. Dantelli uzun eldivenleri kollarını sararken, bordo maskesinin kenarındaki kuş tüyleri siyah saçlarına karışıyordu. Dağınık topuzu, dantelli takıları ve bordo topuklu ayakkabılarıyla görünümünü tamamlıyordu.
Arkadaşlar aslında Noranın kıyafetinde ayakkabı saç herşey vardı ama Malesef gözükmüyor kusura bakmayın geri kalanını kafanızdan hayal edebilirsiniz