31. bölüm · O Geceyi Unut
Bölüm 30-Final
NORA
O gece odama çıktığımda uzun süre ışığı açmadım.Pencerenin önünde durup İstanbul’un gecesine baktım.Aşağıda hâlâ insanların sesleri duyuluyordu.Ama benim kafamın içindeki sesler çok daha yüksekti.Yolcu biliyordu.Ben bilmiyordum.Ailelerimiz, biz daha doğmadan önce bir gelecek çizmişti.Ve şimdi herkes benden o geleceğin içinde yürüyüp yürümeyeceğime karar vermemi bekliyordu.Ama ilk kez…Kararı gerçekten kendim vermek istiyordum.Kapım hafifçe tıklandı.Dönüp baktığımda Yolcu kapının önündeydi.İçeri girmedi.Sadece bekledi.“Konuşabilir miyiz?”Başımı salladım.Yolcu içeri girdi ama aramızda mesafe bıraktı.Bu kez bana yaklaşmaya çalışmıyordu.Belki de ilk defa onun bu kadar uzak durması canımı sıkmıştı.“Düşündün mü?” diye sordu.“Çok.”Başını eğdi.“Ve?”Bir an sustum.Sonra ona doğru bir adım attım.“Bana bir şey söyle.”“Ne?”“Eğer ailelerimiz böyle bir anlaşma yapmasaydı…”Gözlerimi ondan ayırmadım.“Yine beni seçer miydin?”Yolcu hiç düşünmedi.“Evet.”Tek kelime.Ama içimde koca bir şey yerinden oynadı.“Emin misin?”“Seninle tanıştığım günden beri senden hiçbir şey beklemedim, Nora.”Bir adım bana yaklaştı.“Çünkü seni bir anlaşmanın sonucu olarak görmek istemedim.”Gözlerim doldu.“Peki neden bana söylemedin?”“Çünkü seni kaybetmekten korktum.”Şaşırdım.Yolcu ilk kez bunu bu kadar açık söylemişti.“Benden mi?”“Hayır.”Gülümsedi.“Beni seçmek zorunda kalmandan.”Başımı eğdim.Sonra fark ettim.Ben aslında ne ailelerimizin anlaşmasından korkuyordum ne de Yolcu’nun bunu bilmesinden.Korktuğum şey…Kendi duygularımın gerçek olmasıydı.Başımı kaldırdım.“Ben de seni seçiyorum.”Yolcu’nun bakışları değişti.“Emin misin?”Bu kez gülümseyerek başımı salladım.“Bu sefer kararı ben verdim.”Aramızdaki mesafe yavaşça kapandı.Yolcu elimi tuttu.Sıkıca değil.Sanki hâlâ kararımı değiştirebileceğimi biliyormuş gibi.Ama ben elini bırakmadım.“Bir şartım var.”“Dinliyorum.”“Bir daha kimse bizim yerimize karar vermeyecek.”Yolcu gülümsedi.“Anlaştık.”“Gerçekten mi?”“Bu kez bizim anlaşmamız.”İkimiz de güldük.Ve o an anladım.Belki bizim hikâyemiz yıllar önce, biz daha doğmadan yazılmıştı.Ama sonunu…Biz yazacaktık.Aşağı indiğimizde herkes salondaydı.Konuşmalar bir anda kesildi.Liora bana baktı.Sonra Yolcu’ya.Ardından gülümseyerek:“Sanırım karar verildi.”Mila hemen yerinden kalktı.“Nola!”Koşarak bana geldi.Onu kucağıma aldım.“Buradayım küçük hanım.”Mila yüzüme baktı.Sonra Yolcu’ya dönüp ciddi bir ifadeyle:“Dayı, Nola artık hep burada mı?”Salonda kahkahalar yükseldi.Yolcu bana baktı.Ben de ona baktım.“Sanırım öyle.”Mila memnuniyetle başını salladı.“İyi.”Sonra kollarını boynuma doladı.“Çünkü Nola’yı seviyorum.”Gülümsedim.“Ben de seni seviyorum.”Yolcu yanımıza geldi.Mila onun elini tuttu.Bir eli bende.Bir eli Yolcu’da.Ve ben o an düşündüm.Belki bazı hikâyeler tesadüfen başlardı.Bazıları ailelerin kararlarıyla.Bazıları bir tren yolculuğunda.Bazılarıysa tek bir gecede.Bizimki ise hepsinden birazdı.Ama önemli olan nasıl başladığı değildi.Önemli olan…Nerede bitirmeyi seçtiğimizdi.Yolcu elimi tuttu.Bu kez saklamadık.Kimsenin görüp görmemesi umurumda değildi.Çünkü artık saklanacak bir şey yoktu.Ailelerimizin yıllar önce verdiği bir karar vardı.Ama bizim verdiğimiz karar çok daha önemliydi.Biz birbirimizi seçmiştik.Ve bu kez…Kendi hikâyemizin son cümlesini kendimiz yazmıştık.
SON
