7. bölüm · O Boş Koltuk Artık Dolu
6. BÖLÜM: Yağmurlu Bir Sabahın Buğusu
O sabah uyandığında Nur, dışarıdaki gri gökyüzünü ve cama vuran sert damlaları gördü. Yağmur, şehri gri bir tül gibi sarmıştı. En sevdiği pastel tonlardaki hırkasını üzerine geçirdi ve her zamanki gibi servisi beklemek için sokağa çıktı. Islak asfaltın kokusu, heyecanına karışıyordu.
Servis kapısı açıldığında içerisi, dışarının aksine sıcacıktı. Ama yağmur ve içerideki sıcaklık nedeniyle camlar tamamen buğulanmıştı. Nur, "Günaydın" diyerek yerine geçtiğinde Buğra’nın çoktan orada olduğunu gördü. Buğra, koyu renkli bir sweatshirt giymişti ve bugün her zamankinden daha düşünceli görünüyordu.
Nur yerine oturduğunda, yan tarafındaki camın tamamen bembeyaz bir buğuyla kaplı olduğunu fark etti. Tam elini cama uzatıp dışarıyı görmeye çalışacaktı ki, arkasından gelen bir elin camın üzerine nazikçe dokunduğunu gördü. Bu, Buğra’nın eliydi.
Buğra, Nur’un tam yanındaki buğulu camın üzerine işaret parmağıyla küçük bir şekil çizdi. Önce bir bulut, sonra da o bulutun altına küçük bir güneş... Nur, şaşkınlıkla camdaki çizime bakarken Buğra’nın fısıltısını duydu:
"Dışarısı gri olabilir ama içeride güneş açıyor gibi, değil mi?"
Nur, kalbinin hızlandığını hissetti. Parmak ucuyla Buğra’nın çizdiği güneşin yanına küçük bir kalp ekledi. Bu, onların buğulu camlar üzerinden kurduğu ilk gizli dildi. Kimse görmüyordu, sadece ikisi ve o geçici buğu...
"Yağmuru sever misin?" diye sordu Buğra, başını Nur’un omzuna çok yakın bir mesafeye getirerek.
"Severim," dedi Nur, sesi buğulu cam kadar yumuşaktı. "Huzur veriyor. Özellikle de güvende hissettiğim yerlerdeyken."
"Ben de," dedi Buğra. "Şu an olduğu gibi."
Servis bir kasisten geçerken ikisi de hafifçe sarsıldı ve bir anlığına omuzları birbirine değdi. Nur, o an elektrik çarpmış gibi oldu ama geri çekilmedi. Buğra da çekilmedi. Omuz omuza, dışarıdaki yağmuru ve buğulu camdaki çizgilerini izleyerek yolculuğa devam ettiler.
Okulun bahçesine vardıklarında yağmur biraz hafiflemişti. İnerken Buğra, Nur’un kulağına eğilip son sözünü söyledi: "Yarın güneş açsa bile, camdaki o kalbi unutmayacağım."
