5. bölüm / 21
Nice Yıllara Sevgilim~ ♡ Bölüm 5
Bölümler 21Şu an: ~ ♡ Bölüm 5
- 1 ~ ♡ Bölüm 1397 kelime
- 2 ~ ♡ Bölüm 2410 kelime
- 3 ~ ♡ Bölüm 3567 kelime
- 4 ~ ♡ Bölüm 4541 kelime
- 5 ~ ♡ Bölüm 5448 kelime · Okuduğun bölüm
- 6 ~ ♡ Bölüm 6487 kelime
- 7 ~ ♡ Bölüm 7386 kelime
- 8 ~ ♡ Bölüm 8469 kelime
- 9 ~ ♡ Bölüm 9570 kelime
- 10 ~ ♡ Bölüm 10559 kelime
- 11 ~ ♡ Bölüm 11545 kelime
- 12 ~ ♡ Bölüm 12591 kelime
- 13 ~ ♡ Bölüm 13514 kelime
- 14 ~ ♡ Bölüm 14424 kelime
- 15 ~ ♡ Bölüm 15523 kelime
- 16 ~ ♡ Bölüm 16425 kelime
- 17 ~ ♡ Bölüm 17573 kelime
- 18 ~ ♡ Bölüm 18588 kelime
- 19 ~ ♡ Bölüm 19576 kelime
- 20 ~ ♡ Bölüm 20569 kelime
- 21 ~ ♡ Bölüm 21 ( FİNAL )692 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Üniversitenin kantini, her zamanki gibi uğultulu ve fazlasıyla "canlıydı". İki ders arasındaki o kırk beş dakikalık boşluk, benim için dünyanın en ıssız çölü gibi geliyordu. Etrafımdaki insanlar gruplar halinde gülüşüyor, sınavlardan veya akşamki planlarından bahsediyorlardı. Bense masanın en köşesinde, önümdeki soğumuş çaya bakarken kendimi görünmez bir fanusun içindeymiş gibi hissediyordum. Kimse fanusun dışından içeri bakmıyordu, ben ise dışarıdaki hayatı sadece buğulu bir camın arkasından izliyordum.
Yalnızlık, bazen fiziksel bir ağırlık gibi çöküyor insanın omuzlarına. O an, o ağırlığı hafifletebilecek tek bir kişi vardı. Parmaklarım, her zamanki gibi benden bağımsız bir şekilde o numaraya gitti. Tuğberk’in o mesafeli ama varlığı hissedilen cevaplarına ihtiyacım vardı. Sanki o mesajlar benim de yaşayan bir insan olduğumun kanıtıydı.
Bilinmeyen Numara: İnsanların kahkahalarıyla dolu bir odada, kendi sessizliğinizin sesini hiç duydunuz mu Avukat Bey?
Bilinmeyen Numara: Şu an kantinde yüzlerce kişi var ama sanki hepsi birer gölge oyunundan ibaret. Tek gerçek olan, benim bu gölgelerin arasındaki yabancılığım. Ders aramdayım ve kelimelerinle bu boşluğu doldurmana ihtiyacım var.
(13:15)
On dakika geçti. Yirmi dakika... Tuğberk normalde de hemen cevap vermezdi ama bu sefer havada farklı bir gerginlik vardı. Sonunda telefon titrediğinde, heyecanla ekrana baktım. Ama beklediğim o entelektüel atışma yoktu karşımda.
Avukat Bey: Bu saçmalığa ayıracak tek bir saniyem bile yok. Bugün bir davayı kaybettim ve şu an senin o ergen melankolinle uğraşamayacak kadar gerçek sorunlarım var.
Bilinmeyen Numara: Sadece sıkılmıştım ve... Özür dilerim, kaybettiğin için üzüldüm. Sadece biraz konuşmak istemiştim.
Avukat Bey: Sorun da bu zaten. Sen sadece "konuşmak" istiyorsun ama benim bir hayatım, sorumluluklarım ve kaybetmeye tahammülümün olmadığı bir işim var.
Avukat Bey: Sen kimsin ki senin boşluğunu doldurmakla mükellef olayım? Adın yok, yüzün yok... Sadece vaktimi çalan bir bildirimden ibaretsin. Artık bu oyunu bitiriyoruz. Sana çok bile yüz verdim.
Bilinmeyen Numara: Tuğberk Bey, lütfen... Kötü bir niyetim yoktu. Sadece seni bir sırdaş gibi görmüştüm.
Avukat Bey: Ben senin sırdaşın değilim. Ben senin için hiçbir şeyim. Ve bundan sonra telefonumda bir "bilinmeyen numara" daha görmek istemiyorum. Yeter artık. Olmayan şeyleri kurguladığına göre Bipolar olmalısın.
Bilinmeyen Numara: Avukat Bey?
(13:42 - İletilmedi)
Mesajın yanındaki o ikinci tık bir türlü gelmedi. Profil fotoğrafı, o adliye önündeki ciddi duruşuyla duran o küçük kare bir anda kayboldu. Boş bir gri daire kaldı yerinde. Engellenmiştim.
Boğazımda düğümlenen o yumru, kantindeki uğultudan daha gürültülüydü. "Vaktimi çalan bir bildirimden ibaretsin," demişti. Haklıydı. Onun dünyasında rasyonalite, kanunlar ve başarılar vardı; benim dünyamda ise sadece sonu gelmeyen edebi sancılar ve isimsiz bir özlem. O, kalesinin kapılarını suratıma kapatmıştı.
Telefonu çantama atarken, fanusumun çatladığını hissettim. İçeriye giren o soğuk hava, yalnızlığımdan daha çok acıtıyordu. Ben ona "iyiliğin kaynağı" demiştim, o ise beni "isimsiz bir vakit hırsızı" olarak yargılayıp mahkum etmişti. Kantinden çıkıp kampüsün kalabalığına karıştığımda, artık sadece görünmez değil, aynı zamanda tamamen sessizdim de.
Bölüm etkileşimi
