10. bölüm · NEFRETIN GÖLGESINDE

Bölüm 10 : ÖLÜM VE OPERASYON

nnehirr .

Onu vurmustum 5 yıldır beni rahatsız eden ve beni ölümle tehdit eden o adamı ama olan oldu ben onu vurdum benden sonrada Aren ona ateş etti

Hersey dört gün önce gerceklesmisti bu sapigin sonradan ogrendigimiz üzere adı Kerimdi bir gece odada otururken telefonuma yine mesaj gelmişti ve bende Arene gösterdim o andan itibaren Kerim'in düğün günü veya düğünden önce birşey yapacağını anlamistik ve bir plan hazırlamaya karar verdik .

Önce beni Kerim denen sapigin tehdit ettiğini bu yüzden erken evlendigimiz anlattık Bora ve İlkimde ama onlara anlaşma üzerine evlilik yaptığımızi soylememistik

Kerim'in bizi dinlemedigi zamanları kullandık ve bunu öğrenmek içinde bir yazılım yazdık

Daha sonra ben telefonuma gelen mesajların Arenin telefonuna gitmesini sağladım tabii ki yine yazılımla yapmıştım bunu

Boranin önerisi üzerine Arene ihanet eder gibi davrandım ondan öncede İlkim Kerim'in bizi izlediği veya dinlediği zamanlarda telefonuma gelen mesajlara benim tek bakabilecegimi söylemişti çünkü Aren ile aynı anda telefona bakarsak şüphe cekicektik .

Bunun olmaması için Arenle ikimiz arasında bir işaret oluşturduk Kerim bana mesaj atınca tirnaklarimi Arenin eline geciriyordum tıpkı cicekcide ve düğünde yaptığım gibi bunları ayarlamamiz işimize çok yaramıştı çünkü düğün günü Kerim mekana geldiğinde onu pusuya dusurecektik

Ve tamda böyle oldu istedigimizi elde ettik ve onu tuzağa düşürdük
Yaptığımız planı düşünürken Arenin seslenmesiyle ona döndüm

"Buraya gel Gökçe" dedi Aren , dediğini yaptım ve hemen yanına gittim , elim titriyordu

"Çok korktum ya " dedim

" Tamam geçti sakin " dedi Aren sesi rahatlatiyordu ve kolunu omzuma attı

"Ne oyunculuk yaptın be yenge bir an ben bile inandım " dedi Bora sesi her zamanki gibi alayciydi

"Harbi he hele ki ağlaması falan harikaydı " diyen İlkimdi

" Bakmayın öyle rol yaptığıma acayip korktum " diye yanıtladım o kadar korkmuştum ki Arene iyiyce sokulmuştum

" Bora adamı alması ve doktora götürmesi için adamlara haber ver " dedi Aren iyide bu adamı niye doktora götüruyorlardi

"Tamam abi" dedi Bora ve birini aramaya başladı

"İyide bu adamı niye iyileştirecek siniz " dedi İlkim ,resmen aklımı okumuştu

"Çünkü onun bir piyon olup olmadığını analmamiz lazım" diye cevapladi Aren

"Mantıklı" dedik İlkimle aynı anda

"Aren eve gidelim mi artık çok yoruldum " dedim çünkü gerçekten cok yorucu bir gündu

"Hadi gidelim, Bora sen ve İlkim isterseniz bize gelin eğer bize gelmiyecekseniz İlkimi yalnız bırakma ne olur ne olmaz" dedi Aren haklıydı eğer bu adam birinin adamiysa İlkim tek olduğu için ona zarar verebilirdi

" Size gelmeyelim siz bu gece yalnız kalin bana gidelim İlkimle tabii o da isterse" dedi Bora bu çocuğun aklı hep fesat çalışıyordu

"Beni niye Borayla bırakıyorsunuz ya " diye itiraz etti İlkim

"Dediğim gibi İlkim bu senin için tehlikeli olabilir" dedi Aren sakince

"Off peki " dedi İlkim ve ekledi " o zaman ilk eve gidelimde üstümu falan değiştireyim"

" Tamam hadi gel " dedi Bora ve önden yürümeye başladı

"Hadi bizde gidelim " dedi Aren ve eliyle kapıyı işaret etti biz bunları konuşurken Arenin adamlari adamı almış yerdeki kanlarında temizlemisti

Arabanın önüne geldiğimizde Bora bize seslendi

"Size iyi eğlenceler " dedi pis pis siritarak

Yanaklarım alev almaya başlamışti kizardiğina emindim kesin yine domatese dönmüştum

"Bora oraya gelirsem ağzını burnunu kırarım "dedi Aren ama gülmemek için kendini tuttuğu çok belliydi

"Offf sende herşeye kızıyorsun ya hayır yani sanki gerdeğe girmeyeceksiniz" dedi ve söylene söyleyene arabaya bindi

Çok geçmeden bizde arabaya bindik ve malikaneye doğru yola çıktık arabada ikimizde tek kelime etmedik o sapiktan kurtuldugum için mutluydum ama bu egoistle artık evliydim belkide yıllarca ona katlanmak zorundaydim.

1 saatlik yolculuğun ardından malikaneye gelmiştik Aren arabayı park etti ben tam inicekken Aren konuştu "inme ben sana kapıyı açacağım çalışanların sana nazik davranmadigimi düşünmelerini istemezsin dimi ?" dedi melodik bir sesle

Ardından ağır adımlarla arabanın solundan sağına arka koltuklarin olduğu yere geldi gelinliğim olduğu için ön koltuğa binememistim

Aren kapımi açtı ve elini uzattı bir an tereddüt ettim Aren kaş göz hareketleri yaparak elini tutmami işaret etti utanarakta olsa Arenin elini tuttum beraber el ele o tas yoldan eve doğru yürüdük Arenin adamlarının çoğu biz geçerken saygıyla eğiliyordu

Malikanenin kapısının önüne geldiğimizde adını bilmediğim iki koruma bize kapıyı açtı içeri girdiğimizde Arenle baş başa kalmıştık evde tek bir çalışan bile yoktu ki bu Boranın işiydi kesin

Etrafa göz gezdirdikten sonra yukarı kata odamıza çıktık

Yatak odasında bir tane tek giyinme odası vardı ben giyinme odasında Arende banyoda veya yatak odasında üstünü degistirecekti

Giyinme odasına girdim ve gelinliğimi çıkarmaya başladım daha doğrusu çıkarmaya çalıştım 3-4 dakika geçmişti ve ben duvağı mı tek çıkarmıştım ve gelinliğimi dugumlerini açmaya çalışıyordum biraz daha uğraştım ve açamadım

Daha fazla dayanamayarak utana sıkıla Arene seslendim

"Arennn" dedim sesimin onun olduğu yere ulaştırmaya çalışarak

"Efendim" diye yanıtladı sesi biraz uzaktan geliyordu

"Buraya gelebilir misin"

"Peki"
Birkaç adım sesi duyuldu ve yaklaşık beş on saniye sonra Aren giyinme odasınin kapısına geldi kapıyı çaldı ve ekledi

" Musaitsin degilmi "dedi sakince

" Musaitim gel" dedim oldukça nazik olmaya çalışarak

Kapı yavaşça açıldı. Aren üzerindeki ceketini çıkarmış, gömleğinin kollarını biraz katlamış ve gömleğinin birkaç düğmesi açıktı açıkta kalan gogusune istemeden de olsa baktım.

Bakışları arkama doladığım ve düğümlere ulaşmaya çalışan ellerime kaydı.

"Yardım gerekiyordu galiba?" dedi sakince.

"Evet..." dedim, yanaklarımın kızarmasına engel olamayarak. "Gelinliğin arkasındaki düğümleri açamadım bir türlü. Arkama uzanamıyorum."

Aren arkama geçip ilk düğmeyi çözmeye başladığında, parmaklarının her hareketinde derin bir nefes alıyordu. İkinci düğüm , üçüncü düğüm, dördüncü... Aradan birkaç dakika geçmişti ama düğümler bir türlü bitmek bilmiyordu.

Aren sabrının sonuna gelmiş gibi hafifçe söylenerek duraksadı.

"Gökçe, bu gelinlikte neden bu kadar çok düğüm var?" diye sordu, sesindeki o bıkkın ve şaşkın tonu gizleyemeyerek. "Sanki gelinlik değil, çelik kasa açıyoruz."

Yanaklarım kızarsa da hafifçe gülümsedim.
"İlkim’in işi," dedim arkama bakmamaya çalışarak. "Gelinliği giyerken attı okadar düğüm sebebide hani bir gelenek varya belki biliyorsundur dağmat zorlansin diye bu kadar düğüm atti."

Aren arkamda hafifçe başını salladı. "Gelenekleri severim ama bu kadar da düğüm atılmaz ki bu kızda aynı Bora gibi fesat " dedi ve ekledi "sanki gelinlik değil çelik kasa açıyoruz "diye mırıldandı.

Düğümler bittiğinde rahat bir nefes alacağımı sanıyordum ama meğer asıl sınav şimdi başlıyormuş. Düğümlerin altında, gelinliği sırtıma sabitleyen ince bir fermuar vardı. Aren elini fermuarın elciğine atıp yavaşça aşağıya doğru çekmeye başladı.
Fermuar yarıya kadar indiğinde, Aren’in sıcak parmak ucu kazara açıkta kalan sırtıma değdi.

O an tenimin yandığını ve her dokunduğu yerin uyustugunu hissettim resmen. İrkilerek hafifçe dikleştim böyle hissettiğim için kendime fazla kizgindim böyle hissetmemem lazım di .

Aren de bu teması beklemiyor olmalı ki parmakları anında duraksadı ve fermuarı yarıda bırakıp elini hızla geri çekti.

"Gerisini... sen halledersin herhalde," dedi, sesi her zamankinden biraz daha pürüzlü çıkmıştı.

Gelinliği düşmemesi için hemen göğsümde sıkıca tutup hızla arkamı döndüm. Yüzüne bakmamaya çalışarak, "Evet, teşekkür ederim, gerisini ben hallederim," dedim panikle.

Aren halimden utandığımı ve ortamın gerildiğini anlayıp üstelemedi. "Tamam, ben dışarıdayım. İşin bitince çıkarsın," deyip giyinme odasının kapısını arkasından kapatarak çıktı.

O çıkar çıkmaz derin bir nefes verip yarım kalan fermuarı kendim indirdim ve en sonunda o gelinlikten kurtulmayi başarmıştım ama kafamı kurcalayan sorulardan kurtulamamıştım

Vücudum niye ona karşı bu kadar tepki veriyordu anlamıyordum bu gerçek bir evlilik değildi ve olmayacaktı

Tıpkı Arenin dediği gibi "Benimle evleneceksin. Bu sadece senin hayatını kurtarmak için yaptığım bir anlaşma, fazlası değil." demişti. Ve haklıydı da Bu bir anlaşmadan daha fazlasi olmayacaktı

BÖLÜM SONUUU

Elimden gelenin en iyisini yapmaya çalıştım Umarım beğenmişsinizdir ve sizi şaşırtmayı basarmisimdirr