2. bölüm / 6
MUTANTKAYIP
Bölümler 6Şu an: KAYIP
- 1 GÖKTAŞI953 kelime
- 2 KAYIP1.207 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 AJAN687 kelime
- 4 BOMBA652 kelime
- 5 ORDU729 kelime
- 6 YENİ DÜNYA DÜZENİ724 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
-CHAPTER 2-
O değişmiş onlar gibi, o şeyler gibi nasıl? Ne yapacağım? Ah hayır! Hala burdayım yine bağırıyor o şeyler...
Son çığlık sesi ile kendime geldim ve hızlı yürüdüğümü bile o an fark ettim nereye yürüyeceğim? Kafam patlayacak şu an düşünemiyorum...
Kafamın içindekilerle yürürken burdan çıkmalıyım düşüncesi nasıl yapacağımı bilmediğim, kurtulma ihtiyacı hepsi üst üste kafamın içinde ama, ama bir yanda da kafamın içi... Bomboşum şuan...
Yürümeyi bırakıp daha da çok ağlayarak koşmaya başladığımda az ilerde motorunu çalıştırıp kaçmaya çalışırken ısırıldığı için düşen birini gördüm yanına gittiğimde hareketsiz olduğunu gördüm ve kendimi toparlayıp hızlı düşündüm hızlıca, motoru yerden kaldırıp hemen üstüne oturdum "Özür dilerim" diyebildim sessizce ve yerdeki adamın onlardan birine dönüştüğünü fark ettim gözleri bembeyaz oldu ve ağızından kanlar gelmeye başladı hızla motora gaz verip ilerlerken bir yandan aynadan baktım ben yanından ayrıldıktan on saniye sonra onlardan biri olduğunu gördüm.
Demek ki kocam... onlardan bulaşan hastalık sebebiyle onlardan biri oldu.
Bu bir hastalık mı yani? Bu nasıl oldu o göktaşı onun etkisi olabilir mi? Yoksa biyolojik bir savaş mı başladı?
Eve doğru sürerken her yerin aynı olduğunu gördüm. Bağıran ve kaçan insanlar onların peşinden koşan o lanet şeyler.
Evim, evime gitmeliyim hızlıca her yeri kilitlemeliyim annem, abim onlar peki onlar ne olacak aklımdaki tüm bu düşüncelerle ağlayarak eve geldim motordan indim evimiz tek katlı ama güvenli değil sokakta evlerini terk edip arabalarına eşyalarını yükleyip ordan uzaklaşmaya çalışan insanlar dikkatimi çekti tam o sırada bir göktaşı daha yakına düştü muhtemelen iki sokak ileriye etkisini kesmek için elimle yüzümü kapattım. İnsanlar daha da hızlanmıştı, tekrar onlar dikkatimi çekti hareketleri hızlandı sanırım göktaşı onları da korkuttu ve galiba beyaz elbisemde olan kırmızı kan lekeleri ile bende onların dikkatini çektim.
Herkes arabasını yüklüyor bir yandan da bana bakıyordu. "Ben onlardan değilim" diyebildim, sesimin çıkabildiği kadar ve hemen eve girip kapıyı kilitledim.
Bir zamanlar komşularım olan insanların şuan senin yüzüne acaba bu da mı onlardan? Diye şüphe ile bakması, bir günde hatta saniyede hayatın bu denli değişmesi ne kadar saçma bir o kadar da acı verici.
Allah'ım yardım et...
Demir parmaklıklı camlara ve kilitli kapıya güvenerek olduğum yere çöktüm yine de güvenli değil o şeyler çok güçlü bir yandan yaşadığım güvensizlik, kaybım, sessizce ağlamaya başladım. Bağırtılar, haykırışlar hepsi bir film şeridi gibi geçiyordu gözümün önünden şuan ne yapacağımı ne diyeceğimi bilmiyordum. Kaybolmuş gibiydim kocam hayat arkadaşım,sevgilim orada kalmıştı onlardan biri olmuştu ya tedavisi varsa ya biri ona zarar verirse...
Sokaktan gelen bir çığlık beni tüm bu düşüncelerden sıyırmıştı. Hemen kapının yanındaki odaya girdim ve tülün arkasından gizlice bakmaya çalıştım bir ailenin daha dağılışına tanıklık etmiştim. Çocuklarını korumaya çalışan bir anne bir de onlar için kendini feda eden baba...
Daha fazla dayanamayacağım bir şeyler yapmalıyım burada da güvende değilim.
Annem...
Tabii ki telefon firmaları çökmüştür peki ya internet hala olabilir mi? Elektirikleri kontrol etmek için hemen koridorun ışığını yaktım.
Evet var bu iyi! Hemen kanlı ellerimle kıpkırmızı olmuş olan elbisemin cebinden telefonuma ulaştım tahmin ettiğim gibi telefon çekmiyordu internete bağlanıp annemi aradım uygulama üzerinden.
"Anneee" diyebildim sadece "Annemm" karşıdan bir ses şükür etmeme sebebiyet verdi. "Anne bak şuan internet var fakat daha ne kadar olacak bilmiyorum. Beni iyi dinle yanına geleceğim." Derken annem sözümü kesti."Hayır annem herkes evlerinde kalsın diyorlar sokağa çıkma yasağı ilan edildi! sakın çok tehlikeli sinyaller de gitti kanallar yok. Çıkmayın sakın." Çıkmayın...
"Anne" diyebildim titrek bir sesle, duraksadım derin bir nefes alıp "O onlardan biri oldu onu öldürdüler ve..." bir derin nefes daha "onu benden kopardılar" diyebildim. Annemden gelen sessiz bir ağlama sesi oldu. Ve devam ettim "Ben artık duramam burada hazırlanıp geleceğim beni bekle geldiğimde sana haber vereceğim." Gözyaşlarımı sildim elimin tersiyle "İnterneti kapatma sakın anahtarım, anahtarım var eğer yardıma ihtiyacım olursa kapı için seni arayacağım sen de yanına bir kaç günlük erzak al tüm odaların kapısını koridor tarafına olacak şekilde kilitle ve banyoya saklan sakın ışık açma kapıyı kimseye açma ben geliyorum." Annem sessizce dinledi "Anne tamam mı?" "T-tamam" sesi hala titriyordu ve ağlıyordu, "güçlü olmak zorundayız, yaşamak zorundayız" dedim ağlayarak "Seni seviyorum"
"Bende seni yavrum, dikkat et" telefon görüşmesini kafamdaki bir dünya soru işareti ile sonlandırdım.
Abim o işteydi...
Hemen onu aradım açmadı...
Tekrar aradım...
Açmadı...
Mesaj attım "Abi lütfen..."
Tekrar aradım...
Açtı. "Nerdesin?" Abimin sesi ile derin nefes verdim. " Abi, abi çok şükür evdeyim sen nerdesin?" Abim derin nefes verdi. "Hala iş yerindeyim, burası çok karışık"
"Ordan çıkman lazım, yollar kapalı sakın ana yollara çıkma ormanlık bir yere git arabayı gizle kilitle ve çıkma anneme gideceğim bende motor var sende iş yerinin oradaki ormana ımmm... piknik alanının yukarısına git ben annemi alıp oraya geleceğim bizi bekle hep beraber olmalıyız." Dinledi sessizce "Eşin?" Yutkundum..."o başaramadı..." sessizlik oluştu abimden burun çekme sesi geldi, ağlıyordu. "Abi başarmak zorundayız ben,ben başka kimseyi kaybedemem..." abim derin nefes alıp "başaracağız dikkat et arabaya gidiyorum şuan internet kesilecek." Dinledim ve " Sende dikkat et ormana geleceğim." Bir görüşme daha sonlandı. Yine aklımda bir sürü soru işareti.
Vakit kaybedemezdim daha fazla burda bu şekilde dikilemezdim. Ellerimle göz göze geldim kocamın kanı ayaklarım beni banyoya götürdü. Ve ağlayarak ellerimi musluğun altına tuttum ama musluğu açacak cesaretim bile yoktu.
Geriye doğru dönüp bir hıçkırarak ağlamaya devam ettim ve hızla geri dönüp musluğu açıp ellerimi suyun altına tuttum. Ellerim yanıyor sanki su değil ateş ile ellerimi yıkıyormuşum gibi.
Ellerimi yıkadıktan sonra yüzümü de yıkadım boynumu,kollarımı kan değen tüm yerlerdeki kanın gittiğine emin oluncaya kadar yıkadım sonra suyu kapattım. Karşımdaki aynadaki yansımam ile göz göze geldim. Hala her yerim kandı sanki kıpkırmızı olmuştum derim kızarmış, kan lekesi çıksın diye bastırdığımdan dolayı olduğunu anladım derin bir nefes verip yere bakıp saçımı arkadan topladım. Elimi yüzümü havluya silip banyodan çıktım.
Gidip üstümü değiştirmeliydim artık beyaz görmeye tahammülüm yoktu hele de kan olmuş beyaz...
Dolabımdan pantolon ve tshirt alıp giydikten sonra motora bineceğim için kapişonlu sweat giyince ani bir duraksama ile o anlar gözümde tekrar canlandı...
(Kapişonundan çektiğim an)
Nefret ederek giydiğim bu kıyafete şuan mecbur olmam ağırıma gidiyor olsa da odadan ayrılıp diğer odaya gittim eşimde bende motorcuyduk bizim de motorlarımız vardı model yükseltmek için daha yeni satmıştık ama tüm ekipmanlarımız duruyordu.
Hemen sırt çantamı aldım içine su bisküvi bir kaç parça kıyafet powerbank koydum dizliklerimi ve yarım eldivenimi taktım kaskımı da aldım sonra kapıya yaklaştım fakat evden bu şekilde çıkamazdım.
Ya, ya o şeyler tekrar saldırırsa ben motora binene kadar. Mutfağa gidip bulabildiğim en büyük bıçağımı alıp çıktım kaskımı da evde takmak en mantıklısıydı. Hemen yüzümü tamamen kapatan buff takıp kaskımı kafama geçirip kapıya kulağımı dayayıp dışarıyı dinledim. Ses gelmiyordu.
Hemen derin bir nefes aldım kapıyı açıp nefes verdim koşarak motora gidip çalıştırdım etrafımı tekrar yokladım motora binerken o lanet şeyin dağılan ailedeki babayı yemeye devam ettiğini gördüm.
Bunlar yamyam, zombi resmen lanet olsun! O sırada o da kafasını kaldırdı ve bana baktı göz göze geldik hemen motorun vitesini arttırıp sürmeye başladım arkamdan koşmaya başladığını aynadan gördüm.
Neyse ki sadece bizden hızlı motordan değil...
Ah güzel İstanbul ne hale geldin... bir kaç saat önce her şey yolundayken bir kaç dakika sonrası felaket bu kıyamet olabilir mi? Allah bizi cezanlandırmış olabilir mi? Avrupa yakasında oturuyordum evlendikten sonra bu yakaya taşınmıştım oldum olası bu yakayı sevmemiştim ama bana öyle bir şey kattı ki hayatıma sevgilimi ruh eşimi şimdi ise benden geri aldı... Yola odaklanmalıyım... Başka bir şey düşünmemeliyim... Kafamdaki düşünceleri sişmek için kafamı iki yana salladım.
Annem ve abim anadolu yakasında oturuyordu. Onlara ulaşmak zorundaydım. Başka seçeneğim yok...
Bölüm etkileşimi
