3. bölüm / 6
MUTANTAJAN
Bölümler 6Şu an: AJAN
- 1 GÖKTAŞI953 kelime
- 2 KAYIP1.207 kelime
- 3 AJAN687 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 BOMBA652 kelime
- 5 ORDU729 kelime
- 6 YENİ DÜNYA DÜZENİ724 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
-CHAPTER 3-
Kafamdaki düşünceler beni esir almışken köprüye yaklaşmıştım bile lanet olsun arabalar tüm yolu kapatmışlardı. Motor almakla akıllılık ettiğimi daha iyi anladığım bir an daha.
Arabaların aralarından hızla geçerek köprünün başına geldiğimde ilerideki kalabalığın üstüme doğru koşarak geldiğini gördüm yine başlıyoruz...
Olduğum yerde durdum ve geri dönmek için dönüş alanı yaratmaya başladım.
Hızla koşan bağıran insanlar ve arkalarında o lanet yamyamlar, yamyamların arkasında bir saniye o, o da ne? Siyah yarım kapişonlu kapişonu kapalı arkası bana dönük, bu bir adam, sırtından böcek bacağı gibi ama daha uzun kanlı kırmızı kolları çıkmış, vücudunun dışında.
Sonra bizim olduğumuz tarafa döndü onu ayakta tutan şey o sırtından çıkan kollardı yerden yükseğe kaldırmıştı şaşkınlıkla bakmaya devam ettim onu bu da neyin nesi? yüzü gözükmüyordu kapişonu yüzünü kapatıyordu.
Sonra yüksek sesli hırlama ve "ALFAAAA" sesi duyuldu. Çok kalın sert bir sesti bu ve buna karşılık yamyamlar da daha çok bağırarak bize doğru koştu.
Dönüşümü alıp hemen geri döndüm ve hızla insanlar ve arabaların arasından ordan uzaklaşıp diğer köprü yoluna doğru ilerledim. Buradan kaçmalıyım. O şey onların başı mıydı? Onları yönettiği kesindi, ondan kaç tane vardı? "Allah'ım, yardım et noluyor ya?" Nereye kaçabiliriz ki? Kaçsak bile gitsek bile...
Kafamdaki bu sorularla diğer köprüye geldim ve köprüden hızla geçtim burası sakindi henüz zarar görmemişti. Köprüyü tamamladıktan sonra benzimin bitecek olduğunu ve motorun benzin ışığını yaktığını fark ettim. "Siktir, sırası mıydı gerçekten ya!" Her şey mi beni bulur be! İç geçirmesiyle devam ettim yoluma köprünün bitiminden sonra biraz daha ilerisinde dinlenme tesisi olduğunu ve içinde benzin istasyonu da olduğunu biliyorum ve umarım oraya kadar bu benzin beni götürür umuduyla ilerleyip, dinlenme tesisine dualar ederek vardım. Yolda bırakmamıştı beni şükür. Burası da çok sessizdi yerde cesetler vardı ama ölmüş gibilerdi. Temizlenmiş gibiydi burası. Sanırım birileri mücadele etmişti, oldukça da sessizdi. Hemen benzin almak istedim ve motoru durdurup indim, hali hazırda ağızından benzin dökülen yere düşmüş benzin pompasını alıp motora tuttum, lanet olsun üstüm başım benzin olmuştu.
Ellerimle silkelemeye çalışarak benzini üzerimden atmaya çalışmanın saçma olduğunu fark edip bunu bıraktım o sırada mavi sireni yanan araba dikkatimi çekti sivil polis arabası gibiydi. İçinde yardım isteyebileceğim bir telsiz bulabilirim umuduyla pompayı çıkarıp yerine takmaya çalışıp bıraktım, ama yere düştü hızla ve sertçe dişimle dudaklarımı ısırıp olduğum yerde küçük sıçradım biraz ses çıkmıştı çünkü. Umarım patlamaz ben buradayken istasyon. Hala oldukça sessiz sakin olan dinlenme tesisindeki benzinlikte ilerleyerek çok yakınımda olan arabaya ilerledim.
Arabanın yakınına gelince hemen çantamın gözünden bıçağımı aldım elime o sırada sıkıca kavradım. Arabanın içine göz gezdirdim arka camdan hiç kimse yoktu sürücü koltuğu kapısı açıktı etrafıma bakarak diğer tarafa dolaştım ve sürücü koltuğundan kendimi içeri uzattım. Sürücü koltuğuna oturdum.
Torpidoyu açtım ilk iş, bir cüzdan, silah, arasına bir kaç kağıt sıkıştırılmış lastikli küçük not defteri bulup hemen dizlerimin üzerine aldım silahın şarjörüne baktım doluydu. Artık silahım vardı çok şükür.
O an aklıma eşim çok sevdiği, ama benim deli gibi korktuğum silahların merkezi poligona gittiğimiz dönemler geldi. Çok korktuğum silahları öğrenip eğitim almıştım silah temizleme, şarjör değişimi, atış eğitimi, silah tutuşu, silah modelleri vb. gibi. Sonrasında korkumu yenip silah kullanımını onun sayesinde öğrenip, sık sık poligona gitmiştik...
Cüzdana baktım istihbarat mı? Deniz Çelik kimliğindeki fotoğrafta bir kadın vardı, fotoğraftan tipi çok seçilemiyordu siyah beyazdı, sonra nüfus cüzdanına baktım anne adı Seda baba adı Necdet. Yaşıttık 26 yaşındaydı. Ne olmuştu bu kadına? Ajan mıydı yoksa? Hızla defteri açıp göz gezdirmek istedim fakat benzinliğin ilerisinden diş gıcırdatması sesi duydum, geldiler yine diye düşünüp arabanın aynasından baktım arkadan çok ağır çok yavaş hareket ederek bir tanesinin benim olduğum noktaya doğru yaklaştığını gördüm.
Hemen eşyaları aldım cüzdanı ve defteri pantolonum sağ dizindeki cebine koyup fermuarı çektim bıçağımı yine çantamın yan gözine koydum bir yandan da arabadan indim ön tarafından dolaştım silahı da belime koydum hala yavaş hareket ediyordu bu nasıl olurdu. Motorun başına geldim hemen anahtarı çevirip marş verdim ve üzerine oturdum. Aynaya bakarak ordan uzaklaşmaya devam ettim.
Uzaklaşırken kafamda sorular ise neden bu kadar yavaş hareket ediyordu? Neden saldırmak için bağırıp koşmadı? Alfa??
Bu kadın neredeydi Deniz Çelik o bir şeyler biliyor muydu yoksa? Anneme ualşınca ilk işim defterini okumak olarak düşündüm. Bazı gerçekler anladığım kadarıyla sadece onda yer alıyordu çünkü.
Bu düşüncelerle hızla anneme gitmeye devam ettim.
Bölüm etkileşimi
