3. bölüm / 12
Mürekkep LekesiMürekkebin Tene Doğuşu
Bölümler 12Şu an: Mürekkebin Tene Doğuşu
- 1 İlk Çizgi1.050 kelime
- 2 Çizginin Taşıdığı Yangın582 kelime
- 3 Mürekkebin Tene Doğuşu487 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 Akademi Duvarları499 kelime
- 5 Mühürlenen Çizgiler544 kelime
- 6 Büyük Sergi465 kelime
- 7 Mürekkep Ve Fısıltılar670 kelime
- 8 Tenin Sessizliği947 kelime
- 9 Çizginin Dışındaki Şehir557 kelime
- 10 Panodaki İsimler479 kelime
- 11 Tuvaldeki Boya791 kelime
- 12 Gecenin Yeni Renkleri635 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Gömleğimin son düğmesi de Ryujin’in sabırsız parmakları arasında çözülüp omuzlarımdan aşağı kaydığında, stüdyonun o loş amber ışığı bu kez benim çıplak tenime vurdu. Hayatım boyunca bedenimi saklayan, her zaman kuralların ve çizgilerin arkasına sığınan o kız, Ryujin’in o koyu, koyulaştıkça içimi eriten bakışları altında tamamen yok olmuştu.
Ryujin bir adım geri çekilmedi. Aksine, aramızdaki o son mesafeyi de kapatarak çıplak göğsünü göğsüme yasladı. Tenlerimizin birbirine değdiği o ilk an, damarlarımda akan kanın bir lav gibi kaynadığını hissettim. Onun parmak uçlarındaki o hafif nasırlı, dövme makinesinin getirdiği sert doku, belimin kenarlarından yukarıya, kaburgalarıma doğru tırmandı.
"Kusursuzsun,"
diye fısıldadı Ryujin. Sesi o kadar boğuk, o kadar derindi ki stüdyoda çalan caz plağı bile bu sesin yanında sönük kalıyordu. "Ama ben senin o kusursuzluğunu bozmak istiyorum Chae. Benimle kirletmek ister misin o temiz sayfayı?"
"Çoktan kirlendi," dedim, sesim heyecandan ve soluk soluğa kalmaktan titriyordu. Ellerimi onun çıplak sırtına, o muazzam ejderha dövmesinin üzerine yerleştirdim. Kaslarının her gerilişinde, tırnaklarım o mürekkep izlerinin arasına gömüldü.
"Seni gördüğüm ilk andan beri..."
Ryujin bu sözlerin ardından beni daha fazla bekletmedi. Dudakları boynumun o en hassas çukuruna indi. Oraya bıraktığı her ıslak, sert öpücük ve hafif ısırıklar vücudumdan yukarıya doğru muazzam bir haz dalgası yayılmasına neden oluyordu. Başımı geriye doğru eğip gözlerimi kapattığımda, stüdyonun tavanına vuran şimşek ışıkları zihnimde çakıyordu.
Beni belimden kavrayıp dövme koltuğunun o sert, siyah derisinin üzerine yavaşça yatırdı. Üzerime doğru eğildiğinde, kısa koyu saçları yüzüme döküldü. İki elini başımın iki yanına sabitleyip üzerime ağırlığını verdiğinde, altındaki o sert kızın bana nasıl bir şehvetle ve açlıkla baktığını gördüm. Gitgide ağırlaşan nefeslerimiz odanın içinde birbirine karışıyordu.
"Bana bak Chae,"
dedi nefes nefese, gözlerini gözlerime kilitleyerek. "Çizgiyi geçtiğinde geri dönüş yok, biliyorsun değil mi?"
"Dönmek istemiyorum," dedim net bir sesle.
Yavaşça ve tamamen bana ait olmak ister gibi içimde ilerlediğinde, acıyla karışık o tarifsiz, yoğun sıcaklık tüm vücudumu titretti. Gözlerimden süzülen bir damla yaş, şakağımdan aşağı kayarken Ryujin eğilip o damlayı dudaklarıyla sildi. İniltimi ve nefesimi kendi dudaklarının arasında eriterek beni daha sert, daha derin öpmeye başladı.
Onun her git-gelinde, vücudumuzun birbirine çarparken çıkardığı o boğuk sesler ve nefeslerimiz stüdyonun duvarlarında yankılanıyordu. Ryujin’in sırtındaki ejderha, ikimizin terli teni arasında adeta canlı bir şekilde hareket ediyor, bizi o karanlığın içine biraz daha çekiyordu. Yerde devrilen şişeden akan o siyah mürekkep lekesi gibi, ikimiz de birbirimizin bedeninde tamamen dağılıyor, birbirimizin ruhuna geri dönüşü olmayan izler bırakıyorduk.
Zirveye ulaştığımız o son saniyelerde, Ryujin adımı fısıldayarak boynuma gömüldü ve dişlerini tenime geçirdi. İkimiz de o yangının tam ortasında, birbirimizin kollarında darmadağın olduk.
Ertesi Sabah;
Gözlerimi açtığımda dışarıdaki yağmur dinmiş, stüdyonun tavanındaki camdan içeriye sabahın ilk loş ışıkları süzülüyordu. Dövme koltuğunun hemen yanındaki küçük kanepede, Ryujin’in göğsüne yaslanmış bir haldeydim. Ryujin’in bir eli hâlâ çıplak belimi sıkıca kavrıyordu.
Yerdeki devrilmiş mürekkep şişesine ve ahşap zemindeki o kurumuş siyah lekeye baktım. Bir de kendi boynumdaki, Ryujin’in bıraktığı o koyu mühre...
Hocama götüreceğim kağıtlar belki boş kalmıştı ama ben hayatımın en gerçek, en canlı anatomi dersini bu gece onun teninde tamamlamıştım.
Bölüm etkileşimi
