5. bölüm / 12
Mürekkep LekesiMühürlenen Çizgiler
Bölümler 12Şu an: Mühürlenen Çizgiler
- 1 İlk Çizgi1.050 kelime
- 2 Çizginin Taşıdığı Yangın582 kelime
- 3 Mürekkebin Tene Doğuşu487 kelime
- 4 Akademi Duvarları499 kelime
- 5 Mühürlenen Çizgiler544 kelime · Okuduğun bölüm
- 6 Büyük Sergi465 kelime
- 7 Mürekkep Ve Fısıltılar670 kelime
- 8 Tenin Sessizliği947 kelime
- 9 Çizginin Dışındaki Şehir557 kelime
- 10 Panodaki İsimler479 kelime
- 11 Tuvaldeki Boya791 kelime
- 12 Gecenin Yeni Renkleri635 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Sokağın köşesini dönüp "Ink & Bone"un önüne geldiğimde, Ryujin’in motorunun kapıda durduğunu gördüm. İçerideki o tanıdık loşluk, dışarıdaki Sakarya karanlığına meydan okur gibi camdan sızıyordu. Kapının üzerindeki rüzgar çanını tıkırdatarak içeri adım attığım an, Ryujin stüdyonun tam ortasındaydı.
Üzerindeki deri ceketi çıkarmış, siyah askılı atleti ve boynundaki zincirleriyle elindeki dövme iğnelerini düzenliyordu. Girişimi duyunca kafasını kaldırdı. O keskin gözleri doğrudan benim gözlerime sabitlendiğinde, omuzlarındaki tüm günün yorgunluğu bir anda silindi.
Hiçbir şey söylemedi. Sadece arkama uzandı, stüdyonun kapısını kilitledi ve o ağır metal panjuru tek bir hamlede aşağı indirdi. GÜM.
Dış dünya bir kez daha tamamen kapandı. Artık ne akademi duvarları vardı ne de bahçedeki o meraklı gözler. Sadece o amber ışık, dezenfektan kokusu ve aramızdaki o tehlikeli, elektrikli sessizlik kalmıştı.
"Okulda çok cesurdun," dedim, çantamı bir kenara bırakıp ona doğru adımlarken. Sesim bu kez titremiyordu, içimde uyanan o kadını artık gizleme gereği duymuyordum.
Ryujin elindeki malzemeleri masaya bıraktı. Dudaklarının kenarında o sinsi ve cool gülüş belirdi.
"Sadece benim olan bir şeyin üzerinde başkalarının gözünün olmasından hoşlanmıyorum ressam kız,"
dedi, sesi her zamankinden daha derin ve boğuktu. Aramızdaki mesafeyi tek bir büyük adımla kapattı. Elini kaldırıp doğrudan boynuma, sabah kapatıcıyla gizlemeye çalıştığım o koyu mühre götürdü. Baş parmağıyla o teni sertçe okşadı, makyajın altındaki o izi yeniden meydana çıkardı.
"Bunu gizlemene gerek yok. Herkes kimin çizgisi olduğunu görmeli."
Nefesim parmaklarının sıcaklığıyla kesilirken, kollarımı anında onun çıplak omuzlarına doladım. Ryujin beni belimden kavradığı gibi havaya kaldırdı ve stüdyonun o büyük ahşap masasının üzerine oturttu. Masanın üzerindeki birkaç eskiz kağıdı ve mürekkep kapağı yere saçıldı ama ikimizin de umursadığı son şey buydu.
Ryujin bacaklarımın arasına yerleşip yüzünü yüzüme yaklaştırdığında, gözlerindeki o saf arzunun büyüklüğü içimi titretti. Dudakları dudaklarımı bu kez hiç acele etmeden, daha derin, daha sahiplenici ve tüm günün özlemini çıkarır gibi kavradı. Dili dilime dolanırken, elleri gömleğimin eteklerinden içeri sızıp çıplak belimi sımsıkı kavradı. Onun sıcaklığı, masanın o soğuk ahşap dokusuyla çarpışırken vücudum baştan aşağı alev aldı.
"Bu gece çizim yapmayacağız, değil mi?" diye fısıldadım dudaklarının arasında, nefes nefese kalmış bir halde.
Ryujin hafifçe güldü, nefesi göğsümü yakarken atletinin askılarını omzundan aşağı sıyırdı. "Bu gece birbirimizi tamamen baştan yazacağız Chae," dedi.
Beni masanın üzerine yavaşça yatırırken, üzerimizdeki kıyafetlerin birer birer stüdyonun zeminine, o siyah mürekkep lekelerinin üzerine düşüşünü izledim. Ryujin’in çıplak bedeni üzerime kapandığında, sırtındaki o ejderha dövmesi loş ışıkta adeta parlıyordu. Parmaklarımı o ejderhanın üzerine, onun sertleşen kaslarına geçirdim.
Yavaşça içimde yerini aldığında, o tanıdık ve muazzam haz dalgasıyla çığlığımı Ryujin’in boynuna gömdüm. Dişlerimi onun omzuna geçirirken, Ryujin’in de boğuk bir iniltiyle adımı fısıldadığını duydum. "Chae... Sadece benimsin."
Onun ritmi, dışarıda esen rüzgarın hızına ayak uydurmuş gibi tırmanırken, masanın üzerindeki her bir hareketimizde tüm stüdyo bizimle birlikte sallanıyor gibiydi. Tenlerimizin birbirine çarparken çıkardığı o ıslak, boğuk sesler ve odanın tavanında yankılanan hızlı nefeslerimiz, gecenin en karanlık ve en güzel bestesini oluşturuyordu. O uysal ressam kız bu masanın üzerinde tamamen yok olmuş, yerini Ryujin’in mürekkebiyle, onun şehvetiyle şekillenen tutkulu bir kadın almıştı. Zirveye ulaştığımız o son saniyelerde, ikimiz de birbirimizin teninde kaybolarak o büyük yangının tam ortasında birleştik.
Gecenin ilerleyen saatlerinde, masanın üzerinde birbirimize sarılmış halde uzanırken Ryujin saçlarımı parmaklarına dolamıştı. Yerdeki darmadağın kıyafetlerimize ve çizimlerime baktım.
Akademi sınavında ne çizeceğimi artık çok iyi biliyordum. Ben o kağıda kusursuz çizgileri değil, Ryujin’in tenindeki o çiğ, gerçek ve bizi birbirimize mühürleyen o muazzam tutkuyu çizecektim.
Bölüm etkileşimi
