Mühürlü Kalpler kitap kapağı

1. bölüm / 5

Çocukluk Arkadaşım

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 5Şu an: Çocukluk Arkadaşım

Ben Derin, Derin Karahan ve benim hayatım öyle herkes gibi gayet sıradandı. İşten çık, eve gel, dosyaları incele, yemek ye, uyu ve tekrar işe git. Evet hayatım sıkıcıydı ta ki o güne kadar... Yine işten gelmiş, tam dosyalarimi çıkaracakken bir anda odama annem girdi ve ağlayarak bir şeyler söylemeye başladı. Baban,baban deyip ağlamaya devam ediyordu ve ben hicbir sey anlamıyordum sonra annem bı anda bütün hayatımı altüst edecek bir cümle söyleyince donup kaldım " Baban,kızım baban kalp krizi geçirmiş ve hastaneye kaldırılmış " sonrasında gözümden yaşlar istemsizce dökülmeye başladı ve dizimin bağı çözülmüş gibi yere düşüverdim. Sanki sağır olmuştum etrafımdaki hiçbir sesi duymamaya başlamıştım. Annem bı anda elimden çekti beni kaldırdı ve apar topar evden çıkıp babamın kaldırıldığı hastaneye gidebilmek için hemen bir taksi çağırdık. Taksiye binince ikimizde çok kötü haldeydik. Küçüklükten beri babama çok düşkündüm. Babame eve gelmeden yemek yemez o gelmeden uyumaz ve o gelene kadar annemide uyutmazdım. Babam bir şirketin özel bürosunda çalışıyordu ve son zamanlarda şirket gittikçe kötüye gittiği için babam da son zamanlarda çok stresliydi. Tabii ki bize bişey yansıtmamaya çalışıyordu ama biz anliyorduk. Sürekli hesap yapıyor elinden dosyalarını düşurmuyordu.
Nihayet hastaneye vardığımızda babamın ismini soyleyip ameliyat olduğu ameliyathaneyi bulduk ve kapısında beklemeye başladık yaklaşık 1-1.5 saat beklememize rağmen bana o süre bir ömür gibi gelmişti. Annemde o sırada sadece dua ediyor ve gözyaşlarınin gözünden dokulmesine izin veriyordu. Nihayet ameliyathanenin kapısı açıldi içinden doktor çıktı. Doktor çıkar çıkmaz yanına koştum ve hemen babamın durumunu
sordum " Merak edilecek bişey yok, kritik dakikaları atlattı, hastamızın durumu şuan çok daha iyi ancak tedbir amaçlı birkaç gün burada tutacağız"
dedi ve gitti. O kadar rahatlamıştım ki resmen ağlamak istiyordum. Doktorun arkasından gidip "peki ne zaman yanına girebiliriz" diye sorduğumda doktor uzunca gözlerime baktı ve afallamış gibi konuşmaya devam etti "ö-özel odaya alındığında yanına girebilirsiniz" dedi ve koşar adımlarla uzaklaştı ilk basta bi garipsedim ama şuan umrunda olan tek şey babamın sağlığıydı. O kadar rahatlamıştım ki resmen ağlamak istiyordum. Arkama dönüp anneme olabildiğince sıkı bir şekilde sarıldım. Kısa sayılmayacak kadar bir süre sonra ayrıldık ve babamın özel odaya alınmasını beklemeye başladık. Sonra uzun bir süredir yemek yemediğimi fark ederek anneme " ben kantine gidiyorum istediğin birşeyler var mı" diye sordum annemde hicbirsey istemediğini söyleyince hemen yerinden kalktım ve telefonumla cüzdanımı alarak kantine doğru yurumeye başladım. Telefonumu açınca 158 tane mesaj olduğunu gördüm ve hepside tabiki en yakın arkadaşım Hazal'dandı. Hemen aradım ve tahmin edersiniz ki bana bağırmaya başladı hem yürüyor hemde hazalin azarlarini isitiyordum nihayet susunca babamın kalp krizi geçirdiğini apar topar hastaneye geldiğimi söyleyince uzunca bir süre sessizlik oldu ve Hazal " b-ben ç-çok ö-özür d-dilerim gerçekten bilmiyordum diye aglamaya başlayınca hemen onu susturdum ve iyi olduğunu sadece tedbir amaçlı bir kaç gün burada kalacağımızı söyleyince " tamam ben hemen hazırlanıp cikiyorum" diyince gelmesine gerek olmadigini söyledim ancak tabiki yüzüme kapattı hem telefona bakıp hem yürümeye devam ederken yüzümü bir yere carptigimi hissettim. Kafamı kaldırdım ve carptigim yerin babamı ameliyat eden doktorun govdesi olduğunu anlamam uzun sürmedi. Hemen geri çekildim ve "özür dilerim doktor bey bilerek olmadı gerçekten çok özür dilerim" diye kendimi açıklamaya çalıştım. Doktor " lütfen dikkat edin küçük hanım carptiginiz yer sert bir yer de olabilirdi Allah korusun kafanıza bişey olabilirdi" deyince geri çekilip yüzünü inceledim küçük hanım mı? Benim nerem küçük hanım? Neyse. Yüzünü biraz daha ayrıntılı inceleyince siması çok tanıdık geliyordu ancak taniyamiyordum. Dikkakli bir şekilde incelediğim için olacak ki doktor " acaba biz tanışıyor olabilir miyiz " diyince adını sordum ve " Baran Soydan " diye cevap verdi. O an anlamıştım. Ben yaklaşık 6 yaşlarındayken şimdiki oturduğumuz mahalleye taşınmadan önceki çocukluk aşkımdı. O asla benimle oynamazdı ancak ben hep onun peşinde koşturur benimle oynaması için yalvarır dururdum. Benden 4 yaş büyüktü. Dersim var, ders çalışmam lazım, git başımdan gibisinden şeyler söylerdi. Ben de onu daha fazla kızdırmak için "büyüyünce ben seninle evleneceğim " derdim. Ve o da tabiki " ben hiçbir zaman evlenmeyecegim" derdi.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

30okunma 13beğeni 2yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…