7. bölüm · Mavi Kelebek

6.Bölüm|Belirsizlik

Mariposa W

Bu bölüm biraz gelecekte olacaklardan sadece bir fragmandı. Artık onlar büyüyor ve birer yetişkin oluyorlar(Gerçek kardelen hala 17 yaşinda MDMDMDMDMDMMDMD)

Keyifli okumalar yorum ve yorum atmayı unutmayınnn🦋

Dedublümen:Sakladığın bir şeyler var
══════✮❁🦋°•❁✮══════╝

İşimiz bittiğinde yiğit denememi hemen çözmüş optik kağıdını da bir şekilde hocaya ulaştırmıştı. Babam beni dershaneden almıştı arabayı evin önüne durdurduğunda inecekken engel oldu.

"Bitirdin mi her şeyi? Bak son uyarım okutmam seni.""Baba beni tehdit etmeyi bırak tamam mı? Konuşmuyorum ikisiyle de ve canım yanıyor sen buna anca göz yum. " hızlıca arabadan inmiş odama kapanmıştım. Umurlarında dahi olmamıştı.

Öyle olsun benimde artık umurumda olmazlardı olur biterdi.O günden sonra hayatım sıkıcılığına devam etmişti.

Babam beni geri okula göndermeye başlamıştı kendisi getirip götürtüyordu gözleri hep üstümdeydi biliyordum. Ahuyla konuşmuyordum adam akıllı yiğitle de aynı ama okulda olduğumuz sürece beraberdik.

Son zamanlarda yiğit son derslerde kaçıyordu. Ne kadar sorsam bana asla hiçbir şey demiyordu. Zaten içine kapanmıştı. Bunu benim yapmam gerekirdi ben ona yapmamıştım ben ona kapanmamıştım ama bana öyle kapanmıştı ki konuşmuyordu resmen neyi vardı? Neler oluyordu? Bilmiyordum defalarca sormuştum cevap yoktu. Şimdi yine gidecekti eşyalarını hazırlamıştı tuttum kolunu sertçe.

"Kardelen lütfen." dinlemedim çıkardım onu sınıftan müzik sınıfına zorla soktum saksının içindeki anahtarla kilitledim kapıyı arada hoca kilitlemem için anahtarı bana verirdi oradan biliyordum yerini."Yiğit yeter. Ben senin hayatında hiçbir şey değilim. Öyleysem söyle bileyim değil mi?" beni dikkatle dinliyordu. Ama bakışları bomboştu. Ne oluyordu gerçekten kalbimi kırdığının farkında değil miydi?

"Kardelen güzelim naptım gene Allah aşkına." ben ona bir şey yaptın bile dememiştim.

"Yiğit derdin var farkındayım ama ne bilmiyorum neredesin bilmiyorum napıyorsun bilmiyorum. Biz neyiz yi-" gerisi gelmedi hızlıca yanıma gelmiş dudaklarıma kapanmıştı sinirliydim böyle susacağımı sanıyorsa çok yanılıyordu. İttim."Yiğit bana cevaplar ver."

"Her dakika deli gibi öpmek istediğim kadınla ya sevgiliyimdir ya da onunla evlenmiş karım yapmışımdır. Bu mu istediğin cevap?" evet dedikleri hoşuma gitmişti hatta utanmama neden olmuştu ama başka cevaplar da istiyordum. Ben onun dert ortağı da olmak istiyordum.

"Tamam bu cevabı aldım öncekiler neyin var yiğit? Hayatında oluşan olumsuzluk ney? Seni yiyip bitiriyor görmüyor musun? Sana yardım etmek istiyorum." cevap vermedi gözlerini kaçırdı."Aç kapıyı işim var sevgilim."

"Yiğit yeter.""Ne yeter ne? Ben buyum beğenmiyor musun? Zorla tutacak değilim." yüzüne yediği tokatla yüzü yan düşmüştü. İçim yandı.

"Anlamıyorsun beni iyi değilsin iyi etmek istiyorum sevgilin olarak bir daha o cümleyi getirme." Bana yaklaştığında geri çekilmeme izin vermeden başını omzuma yasladı uzun bir süre sessizlik oldu aramızda saçlarını sevdim.

Sessizliği bozan o oldu."İyi olmayacağım uzun bir süre iyi olmayacağım ben anlıyor musun?"

"Anlıyorum ama niye anlamıyorum."Daha çok sokulup anlatmaya başladı.

Yiğit'ten bir hafta önce

Her zaman her şey üst üstte gelirdi benim hayatımda zaten. Kardelene kırgın mıydım? Kızgın mı? Ayrıt edemiyordum. Kalbini kırmamak için gidip sakinleşmiştim. Çünkü kardelen bilmese de öfke problemlerim vardı tedavi bile oluyordum. Ne kadar etkiliyse tabi o ilaçlar beni tüketiyordu. Enerjimi, neşemi sömürüyorlardı ama durmam gerekirdi bunun için de o ilaçları içmem gerekirdi. Eve gidip gül kokulumu öpüp koklasam sakinleşirdim öyle yapacaktım kardelen şuan çok mu üzgündü? Çok mu sevmişti? Sormuştum bir kere bilmiyorum demişti. Bende bilmiyorum kardelen bende hiçbir şey bilmiyorum.

Seni yıllardır severken nasıl açılmadım bilmiyorum hep çıkan engelleri neden aşmadım bilmiyorum. Kardelen ben çok yorgunum hep çalışmak zorunda kalan bir beden de yorulur ya öyleydim ben bıkmış değildim yaşamak istediğim çok anı ve şey vardı ama vücudum da ruhum da çok yorgundu nerden başlamalıydım? Yiğit ne yapmalıydı?

"Annem ben geldim gül kokulum benim." odasına girdiğimde gördüğüm manzara ile olduğum yere çakıldım. Ne işi vardı bu piçin evimizde? Annemi felç bırakan oydu. Babam annemi felç bırakmıştın ama şuan evimizde annemin olduğu odada bulunuyordu öfke beynimdeki bütün telleri kopardı yumruğumu sıktım bu yumruğu en çok bu adam hakkediyordu.

"Baba."

"Oğlum hoş geldin seni görmek ne güzel." saldırmak yok sakin ol yiğit. Sonun hapis olur sakin ol senin annene bakman lazım.

"Ne işin var evimizde?" pişkin pişkin hiç utanmadan gelmişti. Ve öyle bakıyordu. Hiçbir şey olmamış gibi. Annemle benim hayatımı sikmemiş gibi beni hasta bir adam yapmamış gibi.

"Sizi özledim oğlum en çokta karımı." elini anneme değdirdiği an benim o sakinleşme çabaları yok olmuştu.

"ANNEME SAKIN DOKUNMA SAKIN BABA." onu sertçe itip annemden uzaklaştırdım.

"Annem benim bir şey yok gerçekten hadi sana ilacını vereyim." benim annem Lal’dı onu bile bu adam yapmıştı. Yıllardır annemin sesine hasrettim. Şimdi bana öyle korkuyla bakıyordu ki. İçimde bir şeyleri paramparça ediyordu. Ben ona yapılan hiçbir şeye engel olamamıştım hepsinde çocuktum, küçüktüm.

"Bak sen büyümüş müsün sen? Seni de bu hale getirmemi ister misin?" onunla birazdan ilgilenecektim. Cevap vermediğimde odadan çıkmıştı. Bende Anneme ilaçlarını verip uyumasını bekledim. Uyumazdı bilirdim ama ilaçları ağırdı ve ister istemez uyumuştu saçlarından öpüp üstünü güzelce örttüm. Ve babam olacak adamın yanına gittim mutfaktaydı ve mutfağın içine etmişti.

"Niye geldin? Hapisten nasıl çıktın? Hayatımızdan siktir olup git baba biz sensiz çok mutluyuz." yediğim tokatla tepki vermedim. Yüzüne dimdik bakmaya devam ettim. Büyümüştüm artık ona boyun eğmeyecek kadar büyüdüm.

"Sanane lan sana hesap mı vereceğim orospu çocuğu evim burası geldim."

"Bu evde sana yer yok. Sevgilinin yanına siktir git şimdi de." ikinci tokat üçüncü dördüncü. Ama devamına izin vermeyecektim. Bana vurmak için kalkan elini tutup sertçe çevirdim."Şansına küs baba o küçük oğlan büyüdü senin olmadığın şeyi oldu adam oldu ve bu sefer asla çekinmeyecek." ani hareketimle elini kırmıştım öyle bir haykırmıştı ki. Annemin çığlığının çeyreği bile değildi.

"Seni öldürürüm.""Eline baktır sen eline." gitmişti benim babamda böyleydi işte korkağın tekiydi. Oğlundan bile korkacak kadar korkaktı. Ve kötü kalpliydi beni şikayet etmeyecekti ama benden bunun hesabını alacaktı biliyordum bende tedbirimi alırdım.

Polis amca vardı çok ilgilenmişti bizimle babamın içeri girmesinde avukattan çok katkısı olmuştu. Onu aradım."Ayhan amca çıktığını neden söylemedin?"

"Oğlum benim de yeni haberim oldu yanına geliyordum. Avukatı bir şekilde çıkarmış onu merak etme uzaklaştırma çıkaracağım."

"Geç kaldınız geldi gitti elini kırdım. Sizden bir şey isteyebilir miyim?"

"Tabikide oğlumsun sen benim.""Uzaklaştırma kararı da çıkarın ama ben işteyken de annemin yanında onu koruyacak biri lazım bulabilir misiniz?"

"Tabiki oğlum benim büyük oğlanı biliyorsun güçlüdür delikanlıdır kalır hep onun yanında sen hiç merak etme. " gerçekten Ayhan amcanın hakkını nasıl ödeyecektim bilmiyordum.

"Teşekkür ederim gerçekten çok teşekkür ederim." biraz daha konuştuktan sonra telefonu kapatmıştık. Hemen ilaçlarımı içtim. Sinir başımı ağrıtıyordu. Annem seslere uyanmamıştı istese de uyanmazdı içtiği ilaçlar çok ağırdı."Güzel annem benim gül kokulum. " saçlarını örüp öptüm Ayhan amcanın oğlu şimdiden gelmişti ondan bir saat isteyip kardelene gittim.

Şimdiki zaman Kardelen

Anlattığı şeyler o kadar ağırdı ki ağırlığı altında nasıl ezildiğini görüyordum ve bu beni mahvediyordu."Yiğit sevgilim." saçlarına öpücük kondurdum.

"Hmm hiçbir şey deme sev beni sadece sev kardelen sev bırakma senden hiçbir şey istemiyorum ben." hiç kimse hiçbir şey yapmamıştı ona istese bile.

"O ilaçları bırakmaya ne dersin?"

"Kardelen o halimi görmedin görmeyeceksin şimdi kapatalım konuyu sen anlat babanla aran nasıl? Ahu’yla konuşabiliyor musun?" ona ayak uydurdum. Daha fazla aynı konu hakkında konuşmak istemiyordu benim zorlamamla olacak şey değildi nasıl olsa.

"Arada konuşuyorum napıyor ne ediyor diye. Babam eskisine döndü bana güveniyor."

"Sevindim artık kendini derslerine ver tamam mı kardelen güzelim en önemli şey sensin geleceğin kimse değil bende işte uzak dururum senden." bunu istemiyordum. Ama buna mecburduk.

"Okul bitince napacağız o zaman gerçekten mecburen uzak kalacağız hele üniversiteyi kazanamazsam seni hiç göremem anca bir daha dershaneye yazdırılırsam sen napacaksın her şey neden bu kadar zor?" en son isyanımı da etmiştim. Bana sımsıkı sarıldı onu gerçekten çok seviyordum hep bir sevgi vardı aramızda ama ne ara bu hale gelmiştik bilmiyordum.

Biz resmen çıkma teklifi olmadan sevgili olmuştuk oysa eskiden arkadaş ortamında sorusu geçmişti Yiğitte “Çıkma teklifi olmadan kız mı alınırmış?” demişti. Aklına bile gelmediğine emindim.

"Sakin ol dediğim gibi ben bu sene sınava bile girmeyeceğim her türlü mezuna bırakacağım sen ise elinden geleni yap olmazsa baban yazdırır dershaneye seni o zamanlar görürüm. Gelirim uğrarım sen kafana takma bunları iyiyim sen varsan iyiyim. Her saniye konuşmak zorunda değiliz kardelen sen iyiysen bende iyiyim önemli olan o benim için senin içinde öyle olsun." üniversite okumayı düşünmüyordu. Ben bunu gözlerinden okuyabiliyordum.

"Yiğit okul işini bir daha düşünürsen tamam bende iyi olacağım biz iyi olacağız." bir anda masaya oturtmasıyla çığlık atacakken dudakları engel oldu.

Çığlığım dudaklarında kayboldu."Tamam ben futboldan ilerlemek istiyorum o yüzden üniversite benim için o kadar önemli değil şimdi susalım ve seni deli gibi öpeyim." itiraz etmedim dudaklarımızı birleştiren bendim bu sefer.

Muhtaçtı muhtaçtım. Tek bu anda kalabilirdim ömrüm boyunca. Bu o andı. Bizim gerçekten biz olduğumuz bir şeylerin konuşulduğu an.Hınzır bir gülümseme belirdi dudaklarında ne olduğunu anlamadan önümde diz çökmesiyle neye uğradığıma şaşırdım cebinden bir kutu çıkarmıştı. Bu adam şuan tam olarak ne yapıyordu? Konuşmaya başlamasıyla içim eridi unutmamıştı.

“Kardelen güzeli öncellikle sakin ol ve bu bir evlilik teklifi değil haber edeyim bu bir çıkma teklifi unuttuğumu düşündün anladım ben seni hep anlarım.” İçli bir nefes aldım bu çocuk beni aşkıyla sarıp sarmalıyordu bir süre susup gözlerime baktı uzun bir bakışmadan sonra boğazını temizleyip konuşmaya devam etti.

“Kardelen güzelim benim liselim hayatımın en güzel anılarının sahibi ben seni dört yıldır seviyor olabilirim geç kaldım biliyorum ama olması gereken buymuş demek ki o yüzden bana kızma düşünmeyelim kısaca heyecanlandım boş bilgi veriyorum.” Dediği şeyle kahkaha attım.

Gülüşüme takıldı gözleri sonra devam etti.“Kısaca benimle çıkar mısın? Bu kolye de yüzük niyetine hep boynunda olabilir mi?” cevap vermeden önce onun tam karşısında onun gibi diz çöktüm.

“Seninle çıkarım Yiğit Kazdal ve bu kolyeyi de boynuma saçlarıma ve ömrüme birer söz olarak takar ve seni severim.” Verdiğim cevapla gamzelerini bana bahşetti ve kolyenin kutusunu açtı mavi bir kelebek vardı ucunda ama o kadar zarifti ki kelebeği sarmalayan dal da k harfindeydi bana özeldi bu kolye bu içimdeki bütün mavi kelebeklerin uçuşup ona konmasına sebep oldu.

Arkama geçip kolyeyi taktığında ona yaslandım. Elleri belimi buldu beni ve sımsıkı sarıldı. Bugün bizim miladımız ilan ettim içimde. Yiğit ve kardelenin miladı. Lisenin masum ve kırgın çocuklarının miladı...

╰──────༺🦋༻──────╯

Öpüşün canım daha bebesiniz siz dmdmmdmdbdmdmd