14. bölüm / 28
MAVİ KELEBEK13.Bölüm|Suçlar Ve Suçlular
Bölümler 28Şu an: 13.Bölüm|Suçlar Ve Suçlular
- 1 Giriş621 kelime
- 2 1.Bölüm|Kardelen Güzeli1.342 kelime
- 3 2.Bölüm|Çatı1.813 kelime
- 4 3.Bölüm|Hayal Kırıklığı1.985 kelime
- 5 4.Bölüm|Özlem1.687 kelime
- 6 5.Bölüm|Kuzey Yıldızı1.708 kelime
- 7 6.Bölüm|Belirsizlik1.602 kelime
- 8 7.Bölüm|Hayat meyvesi1.578 kelime
- 9 8.Bölüm|Fedakarlıklar ve vedalar1.874 kelime
- 10 9.Bölüm|Ayrılmış Yollar1.966 kelime
- 11 10.Bölüm|Ölümün Sesi1.423 kelime
- 12 11.Bölüm|Tarifsiz Acı1.433 kelime
- 13 12.Bölüm|Kavuşmak1.343 kelime
- 14 13.Bölüm|Suçlar Ve Suçlular1.903 kelime · Okuduğun bölüm
- 15 14.Bölüm|Mürekkebe Boyanan Sayfalar1.718 kelime
- 16 15.Bölüm|Dört Yaralı Ruh1.462 kelime
- 17 16.Bölüm|Bir Tutam Mutluluk2.034 kelime
- 18 17.Bölüm|Savaştan Kalan1.213 kelime
- 19 18.Bölüm|Kimsesizliğin Yankısı1.917 kelime
- 20 Ahu ve Uğur Özel Bölüm2.584 kelime
- 21 19.Bölüm|Büyük Oyun1.058 kelime
- 22 20.Bölüm|Son Savaş1.271 kelime
- 23 21.Bölüm|Geçmişin İzleri1.917 kelime
- 24 22.Bölüm|Karmaşık Duygular1.261 kelime
- 25 23.Bölüm|Nezaret2.104 kelime
- 26 24.Bölüm|Kırgınlığın Yankısı2.309 kelime
- 27 25.Bölüm|Umut Kırıntıları2.582 kelime
- 28 26.Bölüm|Yeni Başlangıçlar3.457 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Arkadaşlar uzun bir bölüm oldu keyifli okumalar oy ve yorum atmayı unutmayın🦋
Bölüm şarkısı:
Dedublüman|Gamzedeyim deva bulmam
🦋
Annemin bakışlarındaki öfkeyi gördüm. Her şey mahvolacaktı yine hissediyordum. "Anne ciddi değil öyle bir şey yapmam zaten biliyorsun." kolumdan tuttuğu gibi çekiştirmeye başladı elimdeki rüyanın çığlıkları onu durdurmuştu.
"Zeynep hanım biraz bekleyin. Artık bizi böyle ayırmayı kesin benim annem öldü çocukluk arkadaşımda öldü. Benim artık hayatımda bana iyi gelecek bir kardelen kaldı lütfen yapmayın."
"Sen benim kızıma söylediklerini düşün önce terbiyesiz benim kızım daha yeni on sekiz oldu. Ne evliliği? Gebertirim seni al bu çocuğu da defolun gidin."
"Anne düzgün konuş."
"Siz saçma sapan nedenleri sundunuz önümüze öpüştük diye mi oldu o kadar şey başımıza? Sevmek ne zamandan beri suç? Ne zamandan beri hata dört yıldır seviyorum kızını etrafındaydım hep eli elime değmedi ne zaman o beni sevdi dokundum biz çocuk değiliz siz böyle devam ettikçe biz daha çok cayacağız haberiniz olsun kimsesizim diye piçte değilim ben birkaç gün öncesine kadar benim annem vardı babaya da ihtiyacım yok.” kalbim parçalandı sımsıkı sarılıp kimsesiz değilsin demek istedim annemin kolumdaki eli izin vermedi o kadar sıkı tutuyordu ki canım yanıyordu.
Yiğit daha fazla konuşmadan rüyayı elimden alıp onu sakinleştirmeye başladı rüya abisinin göğsüne yatar yatmaz sakinleşmişti. "Umurumda değil senin hayatın çocuksunuz siz daha o yüzden kızımdan uzak dur ona layık değilsin ben kızımı kuru kuru büyütmedim yürü kardelen."
"Yeter anne ben yanlış bir şey yapmadım sen ve babam o kadar yanlışımmışım gibi davrandınız ki kendimden şüphe ettim. Ama yapmadım sevdim bu sevmek suç değil güya sende babamı seviyorsun anlarsın buna devam ederseniz canıma kıyarım." o an annemin gözlerinin doluşunu gördüm birde Yiğit’in sinirli sesini.
"Kardelen."
"Sen nasıl dersin bunu? Sen benim her şeyimsin kızımsın nasıl dersin bunu?"
"Madem öyleyim sevdiğimden neden bu kadar acımasızca ayırıyorsunuz anne? Çok yoruldum ben ağlamaktan özlemekten çok yoruldum. " annem beni dinlemedi bile sertçe kolumdan tuttuğu gibi çekiştiriyordu tutan ise yiğit oldu.
"Yavaş canı yanıyor yavaş."
"Karışamazsın kızımla arama. Yürü kardelen yoksa gerçekten babanı arayacağım anlatacağım her şeyi." içim acıya acıya elimi kurtardım Yiğit’in elinden annem yapardı bilirdim.
"Özür dilerim lütfen kendine dikkat et seni seviyorum." daha fazla şey söyleyecektim annem izin vermedi. Arabaya biner binmez sessizliğe gömüldüm.
"EVLENECEK MİYDİN KARDELEN SÖYLE EVLENİR MİYDİN? NE SUNACAK SANA? BABANA NE ZAMAN BUNU İSTİYORUM DEDİN ALMADI HİÇBİR ZAMAN AMA BU ÇOCUK İSTESE DE ALMAYACAK BAK ÇOCUK DİYORUM ÇÜNKÜ SİZ ÇOCUKSUNUZ." artık gerçekten benim için son noktaydı bu kadar bağırması irkilmekten bıkmıştım biri bana bağırınca irkilmekten yorulmuştum.
"EVET ANNE EVLENİRDİM O ÇOCUK DEDİĞİN YILLARCA HEM OKUDU HEMDE FELÇ ANNESİNE BAKTI MERAK ETME ÇOK İYİ BAKAR YETER HEP KARDELEN BUNU YAP ŞUNU YAP YAPTIM DA ANNE YAPTIM AMA BU SEFER YAPMAYACAĞIM BEN YİĞİTİ SEVİYORUM." yüzüme yediğim tokatla susmak zorunda kaldım buraya kadardı direnişim gözyaşlarım sel gibi akmaya başladı. Sevmiştim yanlış yapmamıştım dine bağlıyorlardı farkındaydım ama sadece öpüştük. Yiğitle öpüştüm tamam ahunun suçu neydi? Sadece arkadaştık biz onu bile kısıtlamışlardı benden.
"Hiç boşuna ağlama hem suçlusun hem güçlü babana abartıyorsun demiştim çok doğru yapıyormuş meğer takıldığın herife bak." cevap vermedim o da saydırmaya devam etti. İstediği kadar etsindi benim aklımdan geçen başkaydı. Çıkmıyordu aklımdan Yiğit’in o yıkılmış hali o kadar kötü durumda ki yanında bile olamıyordum ve elimde bir bebek vardı napacaktı tek başına?
"İn arabadan hiçbir şey olmamış gibi davran birde senin yüzünden babanla kavga edemem şimdiden pişman ettin." yine cevap vermedim artık onlarla asla konuşmayacaktım. Odama geçer geçmez kapıyı kilitledim. Yiğit'in verdiği telefondan ona mesaj attım.
Siz: Yiğit evdeyim iyiyim. Lütfen kendine dikkat et yanında olamıyorum özür dilerim özür dilerim.
Gamzelim: Dileme iyiyim. Daha da iyi olacağım çünkü Bursa’ya taşınıyorum.
Siz: Ne nasıl olacak kimsen yok burada saçmalama çok zorlanırsın rüyaya kim bakacak sen çalışırken?
Gamzelim: Gamze bakacak evi satacağım burada o parayla ev alacağım iş bulurum sıkıntı değil.
Siz: Transfer işi ne olacak Yiğit saçmalama lütfen.
Gamzelim: Vazgeçtim ondan hayallerimin peşinden gidecek bir hayat yaşamıyorum.
Siz: Hayır yaşayacaksın evlenelim buradasın madem burada evlenelim yıldırım nikahıyla sonra İstanbul'a git çok zorlarlarsa çekip alırsın beni onlardan en mantıklısı bu.
Gamzelim: Evlilik konusunda ciddi misin?
Siz: Evet seviyoruz pişman olmayacağız yiğit sen pişman olacağım diyorsan bilemem tabii;)
Gamzelim: Haşa ne mutlu bana karım olman kardelen ama bu çok riskli çünkü sınava kayıt olurken her şey ortaya çıkar ya da herhangi bir hastaneye girişinde.
Siz: Önemli değil çıkacaksa çıksın zamanında ama bizi istedikleri gibi ayırmasınlar.
Gamzelim: Tamam kimliğin lazım birde hastane işlemleri var maalesef işler dizilerdeki gibi değil.
Siz: Tüh aynı sanmıştım şak yıldırım nikahı ile evlenecektik güya.
Gamzelim: Bebeğim maalesef ama ben halledeceğim merak etme gece üçte falan camına geleceğim kimliğini atman yeterli şimdi her şeyi yok et.
Siz: Tamam kendine iyi bak yemek ye lütfen.
Siz: Birde yiğit ben ahuya ulaşamıyorum ulaşırsan haber et.
Gamzelim: Tamam kardelen güzelim düşünme sen ders yap o sınavı kazanacaksın.
Siz: Sende o transferi...
Daha fazla konuşmamıştık yaptığım şeyin ne kadar yanlış olduğunun farkındaydım ama beni buna itenler annem ve babamdı canım yanıyordu onlara bunu yapacağım diye ama onların canı yanmamıştı ki bana bu kadar işkenceyi çekiştirirken ben sadece sevmiştim başka hiçbir şey yapmamıştım ki tanışsınlar isterdim Yiğit’in ne kadar temiz bir çocuk olduğunu bilsinler isterdim ama onlar bunu istememişti sadece beni kısıtlamak istemişlerdi. Başıma gelen her şey leyla ve kerem yüzünden gelmişti keşke onları daha çok hırpalasaydık ama buna bile vaktim olmamıştı ki. Yiğit ne dediyse yaptım gecenin üçüne kadar ders çalıştım düşünceler ne kadar izin verdiyse o kadar. Saat geldiğinde telefona baktım bir mesaj vardı.
Gamzelim: Aşağıdayım.(03.11)
Hemen cama koştum oradaydı gamzelim rüya ise sırtını göğsüne yaslamış boncuk boncuk bakıyordu o an alıp yiyesim gelmişti ama şu anlık imkansızdı bu.
"Sessiz olmamız gerek at gideyim. Gamzelerdeyiz merak etme bizi."
"Tamam" daha fazla zorluk çıkarmamak için kimliğimi cüzdanımla beraber attım paraya ihtiyacı olduğunun farkındaydım şimdi bakmayacaktı biliyordum ama baktığı zaman bana kızamazdı birikimimdi zaten. Babam yemek ye diye verdiği paralardı bilmiyorlardı ki o zamanlar o kadar iyi değildim ki yemek bile yiyemiyordum. Ama kimse fark etmemişti yiğit hariç gelmiş tostunu benimle paylaşmıştı hatta direkt zorla yedirmişti.
Cüzdanı aldığı gibi gitmişti. En kısa sürede evlenecektik artık sevgilim değil kocam olacaktı ama içimde kötü bir his vardı hissediyordum kötü şeyler olacaktı...
Uğur'dan
Kaybetmek bazen kazanmaktır aslında bunu bana Ahu demişti ama ben hala katılmıyordum buna ne zaman katılırım gerçekten bilmiyordum kazanmak istiyordum artık ama şuan sadece kaybediyoruz. Saatlerdir aramama mesaj atmama rağmen cevap vermeyen Ahu daha da korkutuyordu beni. Yiğit birkaç hafta burada olacağını söylemişti ama ben Ahuya ulaşamıyordum. Gamzelerin bize ayırdığı odadan çıkıp motoruma atladım. Gerekirse günübirlik giderdim ama yüzünü görürdüm ve bu kadar saat bakmamasının sebebini öğrenirdim. Tek dileğim iyi olmasıydı ister keyiften bakmasın yeter ki iyi olsundu. Motorun hızını arttırdım. Birkaç saatlik yolculuktan sonra varmıştım evinin önüne. Odasının ışıkları yanıyordu saat gecenin beşi olmasına rağmen.
Bulduğum küçük taşı attım penceresine. Allah'tan ilk katta oturuyorlardı camı açması yeterliydi ona dokunmam için. Açtı da.
"Uğur ne işin var burada? Bursa'da değil miydin sen?" gördüğüm görüntü sertçe yutkunmama neden oldu o da unutmuş gibi hemen yüzünü kapatmaya çalıştı yüzü feci haldeydi dayak yemişti dudağı ve kaşı patlamış gözü de mosmor olmuştu. Hemen tırmandım.
"Noldu sana kim yaptı bunu? Boğazında parmak izleri var Ahu cevap ver bana." aniden yüzünü avuçlamam ile ağzından kısık bir inilti çıktı.
"İyiyim düştüm sadece telefonumda kırıldı haber edemedim işte git hadi biri görmeden." yalan söylüyordu. "Gözümün içine baka baka yalan söylüyorsun Ahu bana düzgün bir açıklama yap kim yaptı?" Uzaklaştırdı yüzünü benden.
"Lütfen git duyacaklar lütfen babam yaptı oldu mu? Biri görmüş bizi mahallede babama söylemiş birde sizde kalınca çıldırdı vurdu ama iyiyim merak etme telefonu vermiyorlar dışarı da çıkamıyorum o yüzden haber veremedim lütfen git lütfen." ağlıyordu canı yanıyordu nasıl bırakırdım?
"Yapamam seni böyle bırakamam."
"Asıl yapmazsan her şey daha da kötü olur çünkü o zaman yakalanırız ve canımı daha çok yakar daha çok boğar beni lütfen git."
"Hep mi boğuyor?"
"Hep boğuyor lütfen git Uğur lütfen." nasıl gideyim zalımın kızı seni nasıl böyle bırakayım?
Aniden açılan kapı ile ikimizde öylece kaldık babasıydı gelen gözlerindeki öfkeyi gördüm şimdi gidersem bu evden sevdiğim kadının cesedi çıkacaktı öyle bakıyordu. Hiçbir şeyi umursamadın Ahuyu camdan çektiğim gibi kucaklayıp motora bindirip hemen oradan uzaklaştım...
Kardelen'den
O gecenin üstünden iki gün geçmişti ve annem şaşırtıcı derecede sessizdi babamda. Dershaneye bırakıyor ve tek laf etmiyordu bunda benimde etkim vardı çünkü bende sessizdim evde büyük bir sessizlik vardı. Umurumda da değildi artık beni buna itenler onlardı sonuçta.
Ders fizikti nefret sebebiydi elimdeki telefonu her saniye kontrol ediyordum ama tık yoktu. En son konuştuğumuzda bana mesaj attığında dershanenin karşısındaki hastaneye gidecek ve kan verecektim ne olacaktı yani dizilerdeki gibi hemen yıldırım nikâhı ile evlenseydik? Yiğit'ten gelen mesajla oturduğum yerde kıvrandım.
Gamzelim: Hastanenin kapısının ordayım aranda gel.
Siz: Tamam sevgilim.
Gamzelim: Vazgeçersen kırılmam üzülmem kardelen.
Siz: Yiğit bir daha şunu deme sinirleniyorum artık istiyorum bitti.
Gamzelim: Seni çok seviyorum.
Siz: Çok aşığım geliyorum birazdan.
Ders biter bitmez gitmiştim vesikalıkta istemişlerdi onu da getirmiştim. Hastanenin orda gördüm onu günler geçtikçe yaşlanıyor gibiydi çok bitkin ve halsizdi.
Yanına varır varmaz sımsıkı sarıldım boynuna. "Sevgilim."
"Kardelen güzelim benim. " rüya yoktu yalnızdı.
"Rüya nerde yiğit?"
"Ahu’nun yanında." hemen ayrıldım kollarından.
"Ne Ahu nasıl buraya geldi?"
"Gelmedi kaçırdı Uğur buraya ailesinden şiddet görmüş yakalanmışlar daha fazla zarar görmesin diye uğur kaçırıp buraya getirdi iyi değil.” içim cız etti bilirdim ailesini her şeyin çözümü şiddetti onlar için.
"Keşke buraya getirseydin görseydim."
"Maalesef vaktimiz dar merak etme nikah şahidi olacağım diye geziniyor ortalıklarda." Gülmüştük ikimizde bu dediğine tahmin etmesi zor değildi büyük bir hayalimizdi ama o hayalde ben telli duvaklı olacaktım düğünüm olacaktı o da yanımda efil efil bir elbise giyecek koluna kurdelesini takacaktı. Ama hayat hayallerimle şekillenmiyordu belli ki olsun hep beraberiz ya yeterdi.
Hastaneye el ele girdik özlemiştim bu hissi iğneden korkuyorum diye kan alınırken defalarca beni öpmüş aklımı başımdan almıştı.
"Ya yiğit dur artıkkk." Sevdiğine şımarmak ben bu hissi hep çok sevecektim.
"Duramam özledim." bende sevdiğim bende. Saatte baktığımda derse geç kaldığımı fark ettim.
"Benim gitmem gerek nikah tarihi alınca söylersin." uzun uzun sarıldım kokladım.
"Her şey güzel olacak bu da sana sözüm olsun gamzeli çocuk." sadece sarıldı anlıyordum yası vardı acısı vardı geçmesi için elimden geleni yapacaktım en az hasarla çıkacaktı bu süreçten.
"Olacak sen varsan mümkün iyi olmaya çalışıyorum ama olmuyor özür dilerim bir süre ölü bir adamla ilişki yaşayacaksın." daha sıkı sarıldım inadına yaşayacaksın dercesine.
"Hayır bu olmayacak sevgilim emin ol senin için atıyor bu kalp gerekirse kendi kalbimi veririm."
"Kalbim kalbine yüreğim yüreğine." dudakları dudaklarımı buldu uzun uzun tükettik birbirimizi.
"Gitmem gerek." elim ayağım titriyordu özlemiştim bu öpüşme de her şeyi harlamıştı.
"Görüşürüz" koşar adım ayrıldım yanından. Dershaneye girer girmez derse fazla geç kaldığımı fark ettim sınıfta girdiğimde bütün gözler üzerimdeydi.
"Özür dilerim hocam saatte dikkat etmedim bir daha olmaz."
"Tamam geç kardelen test çözüyoruz başla hemen bir daha olmasın." başımla onaylayıp sırama geçtim.
Yine aktı saatler babam beni almaya gelmemişti önemi de yoktu arayıp sormayacaktım.
Eve yürüyerek gittim vardığımda yine kimse yoktu. Beni asla yalnız bırakmazlardı oysa bu olaylardan sonra. Annemi aradım birkaç çalıştan sonra cevap verdi.
"Neredesiniz?"
"İşimiz var onu hallediyoruz iyi eve gelmişsin çıkma geliyoruz zaten." ne işiydi bu da?
"Anne ne işi?"
"Sanane? Derslerine bak sen." içimde kötü bir his vardı işlerinin yiğit ile ilgili olduğunu söyleyen bir his.
"Peki." başka bir şey demeden telefonu kapattım. Yiğit’i aradım açan yoktu. Uğuru aradığımda açan ahuydu.
"Kardeşim." sesi ağlamaklı çıkıyordu.
"Ahu ne oluyor neden ağlıyorsun?"
"Bilmiyorum baban geldi bağırıp çağırıyor yiğitte. Nikah gününüz yarın bil başka zaman haber edemeyiz belki." babamın sesi geldi Yiğit'e küfür ediyordu sonra rüyanın ağlama sesi. Annem her şeyi anlatmıştı...
Güven bu kadardı işte en yakınıma bile duymamalıymışsın...
•┈┈┈••✦ 🦋 ✦••┈┈┈•
AY VALLAHİ GINA GELDİ KIY ŞU NİKAHI BE
Bölüm etkileşimi
