MARAL kitap kapağı

1. bölüm / 4

MARAL

Giriş

Yazar: Zeynep Çamur

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 4Şu an: Giriş

Bu kitabı eğlencesine yazıyorum o yüzden mantık hataları ve yazım yanlışları olabilir

Bu kitabı tamamen eğlencesine yazıyorum o yüzden bazı mantık hataları yada yazım yanlışları olabilir.

Üzerimdeki stresten ötürü ders çalışmaktan bıkmıştım.Bu yıl sınav senem değildi. Hala vaktim vardı. Ama geçen yıl- yani ben 9. sınıftayken notlarım dipteydi. Ailem bu yıl notalarımı düzeltebilmem için bana nefes alacak vakit bıraktırmıyordu.

“Maral, yemek hazır. Aşağaya gel!” Annemin bağışırıyla düşüncelerimden sıyrılıp anneme cevap verdim. “Tamam anne geliyorum.”

Aşağıya indiğimde yemek çoktan hazırdı. Annemle babam masaya oturmuş beni bekliyordu. Annemin karşısında oturduğumda babam “Derslerin nasıl?” diye klasik bir soru sordu. Verecek çok bir yanıtım olmadığı için “İyi” diyerekten geçiştirdim. “Bize göre mi daha iyi sana göre mi?” Babama ters ters bakmamak için kendimi zor tuttum. Ne yazık ki bu soruyu sormakta haklıydı çünkü bunu en son sorduğunda yine iyi diye geçiştirmiştim ve dönem sonu sortalamam elli yediydi. Gerçekten bunu nasıl başardığımı bilmiyordum. Ortalamamın düşük geleceğini biliyordum ama bu kadar düşük geleceğini tahmin etmemiştim
Anlamazlıktan gelerek “Bana göre iyi nasıl oluyor size göre iyi nasıl oluyor?” diye saçma bir soru sordum.

Babam beni cevaplayacakken annem araya girdi. “Bu kadar sohbet yeter,” Bakışları bana dönerek “Sende yemeğini hızlıca ye ve ders çalışmaya dön.” dedi. Annemin sözleri ardından masa sessizliğe gömüldü. Annemin bu hallerinden nefret ediyordum. Aslında böyle biri değildir annem. Sadece bu ortalamam çok düşük olduğu için biraz daha katı o kadar. Aynı hallerini ben sekizinci sınıftayken de göstermişti.

Yemeğimi yedikten sonra masadan sessizce masadan ayrıldım. Odama girer girmez masama oturdum. Ve hayır, ders çalışmadım. Sadece oturdum ve yağmuru izlemeye koyuldum.

Annem çığlık attığında nihayetinde yağmuru izlemeyi bıraktım ve koşar adımlarla aşağıya indim. Gördüklerim karşısında kaskatı kesildim. Babam yerde baygındı ve annem yanına oturmuş feryat ediyordu. Olanların farkına vardığımda elim telefonuma uzanabilmilmiştim.

Ambulansı arayabildiğimde sesim titriyordu. Şuan bana bir dilek hakkı verseler bu mutlaka bunların sadece benim hayal ürünüm olmasını diliyordum. Ya da sadece bir şaka olmuş olmasını. Berbat bir şaka...

★★★★★★

Kaç gündür burada durduğumu bilmiyordum ama babamın hastaneden çıkamayacağını biliyordum. Her ne kadar bundan emin olsamda annem için güçlü durmaya çalışıyordum.

Annem daha fazla perişan olmasın diye onu eve yollamıştım. Başta ne kadar çok ısrar etsede ısrarlarının yersiz olduğunu fark etmişti.

Babamın kaldığı odadan bir doktor çıktı. Doktorun bakışları beni germeye başlamıştı. Her ne söyleyecekse hayra alalmet olmayacağı kesindi.

“Babanız...” dedi ancak cümlenin devamını getiremeden ben yere çökmüş ağlamaya başlamıştım. Ölmüştü işte. Ölmeseydi doktorun sesi ve yüz ifadesi öyle olmazdı.

Sadece benim duyabileceğim bir sesle “Biliyordum...” diye mırıldandım. “Bu işin böyle sonuçlanacağını biliyordum.”

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

97okunma 44beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…