3. bölüm / 4
MARALBölüm 2
Bölümler 4Şu an: Bölüm 2
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
3 Ay Sonra
Bir an önce bu koridorun bitmesini istiyordum. Bir sınıf bulucam diye resmen tüm okulu turlamıştım. Biraz abartmış olabilirim ama en az yarım saattir sınıfı aradığıma eminim.
Anne ve babamın ölümünün ardından annemin cenazesinde teyzeme onunla birlikte İzmir'e gitmem için resmen yalvarmıştım. Beni öylece tersleyemeyeceği için kabul etmek zorunda kalmıştı. İlk buraya geldiğim.zamanlarda Ankara'yı özleyeceğimi düşünüyordum ama buraya ilk adamımı attığımda kendimi İzmir'de büyümüş gibi hissetmeye başlamıştım. Belkide bunun sebebi kendime yeni bir sayfa açmak istememdi. Bu yüzden Ankara'da kalmak istemiyordum, onları hatırlamamak için.
Buraya geldiğimde kendime bir söz vermiştim, bir daha geçmişe bakıp üzülmeyecektim. İleriye bakacaktım. Her ne kadar kendimi ileriye bakmaya zorlasam da olmuyordu. Nasıl hemen alışabilirdim ki? Tüm hayatım onlarla geçmişti ve şimdi yoklardı.
Babam üzülmemi istemezdi.
Düşüncelerimden sıyrılarak önümdeki kapıya baktım. 10-A. Sonunda sınıfımı bulmuştum. Neyse ki derse geç kalmamıştım. Hala biraz zamanım vardı.
Sırama yerleşmek için sınıfa girdim. Neyseki kimse kapıdan kimin geldiğine bakmaya tenezzül etmemişti.
Kendime boş bir sıra ararken bir yandan sınıftaki kişileri inceliyordum. Daha doğrusu göz gezdiriyordum.
Bu yabancı hallerim bir kızın dikkatini çekmiş olmalı yanıma yaklaştı.
Bu sınıfta yeni olmalısın,” Elini bana doğru uzattı. “Ben Eftalya, istersen yanıma oturabilirsin.”
Buğday tenliydi. Siyah saçları sadece boynunun biraz altına kadar uzanıyordu. Ela gözleri ise dikkatimi çeken ilk şey olmuştu.
Açıkçası bu kadar kolay biriyle konuşabileceğimi düşünmüyordum. Bu okula gelirken heralde sınıfın sessiz çocuğu olurum diye düşünmüştüm.
Eftalya denilen kız çok cana yakın görünüyordu, benim aksime.
Suratına daha fazla boş boş bakmam için hafifçe gülümseyerek, “Gerçekten çok teşekkür ederim Eftalya. Açıkçası buraya geldiğimde hiç arkadaş edinemem diye düşünüyordum.”
Eftalya moralimi düzeltmek ister gibi, “Üzülme, zaten böyle bir sınıfta sessiz olmak mümkün değil.” Biraz bekler gibi oldu. “İnsan zamanla bu hayvanlara yaşamayı öğreniyor.”
Dediği şey komik olmamasına rağmen hafifçe kıkırdadım. Eftalya'nın gösterdiği sıraya doğru geçtim.
Tek yapmam gereken şey hocanın gelmesini beklemekti.
“Hey! Sende kimsin?”
Başımı sesin geldiği tarafa doğru çevirdim. Sesin sahibi bir erkekti. Dikkatimi en çok çeken şey ise kumral saçları ve yeşil gözleri olmuştu.
Onu daha fazla inceleyemeden bana doğru ağır adımlarla yürümeye başladı. Daha fazla içine kapanık yeni kız modu vermemek için samimi olduğunu düşündüğüm bir sesle “Ben Maral. Bu okula yeni geldim.” diyerekten kendimi tanıttım.
Cidden samimi mi olduğunu düşünüyorsun?
Tamamen yabancı olduğum bu yerde ne yapmamı bekliyorsun ki?
“Buraya yeni geldiğinden hiç haberim yoktu doğrusu. Neden bana bilmediğim birşey söylemiyorsun?”
Yüzüne çakarsam acaba okuldan kovulur muyum?
Neyseki ben bunu yapmadan araya Eftalya girdi. “Berk ne diye yeni gelen kıza karışıyorsun? Bu kadar hayvanlık sana bile fazla.”
Berk denilen çocuk kendisini göstererek “Beni hayvana mı benzetiyorsun Eftoş?” dilini damağına vurarak kafasını iki yana salladı. “Senin gibi bir hanımefendiye hiç yakıştıramadım.”
Eftalya haklıydı. Böyle bir sınıfta bir dakika konuşmamak bir mucize olmalıydı.
Eftalya gözlerini devirerek yanıma geldi. Bir dakika, göz devirmek mi?
Cringe komasına gireceğim.
Sus Maral. O senin buradaki tek arkadaşın. Arkadaş olmasak bile yanında duran tek kişi.
Hocanın gelmesiyle beraber en sevdiğim ders başlamış oldu.
Hoca dersi anlatıyordu anlatmasına da ben henüz hangi konuda olduğumuzun farkında bile değildim. Dışarıdan uyumlu gözükmeye çalışarak “Hocam ben anlamadım bir daha anlatır mısınız?” Hoca benim olduğum tarafa baktı. Yeni gelip gelmediğimi umursamadan konuyu tekrar anlatmaya başladı. Hayır yani insan bir sorar adın ne diye.
Hoca anlatmayı bitirdiğinde bana döndü. “Şimdi anladım mı kızım?” Yüzüme anlamış gibi bir ifade takınarak başımı aşağı yukarı salladım.
“Seni burada ilk defa görüyorum. Adın ne?”
“Maral. Maral Özenç.”
Hoca daha fazla soru sormadan dersi anlatmaya devam etti.
Günün kalanıda aynı şekilde geçmişti. Son dersteydik. Zilin çalmasına henüz beş dakika vardı ve yine çok sevdiğim bir ders olan fizik işliyorduk. Aslında matematik, biyoloji, fizik ve felsefe dersleri olmasa benim ortalamam iyiydi.
Zil çalar çalmaz Eftalya bana döndü. “Maral birlikte bir kafeye gidelim mi? Hem birbirimizi tanımış oluruz.”
Tövbe bismillah. Kız azcık yavaş ol daha bugün tanıştık ne bu acele.
Onu kırmamaya çalışarak “Bak Eftalya gelmek çok isterim ama teyzemi bekletmek istemem. Yakın zama-”
Eftalya sözümü keserek. “Hadi ama. Alt tarafı bir kahve içip biraz oturucaz. Teyzen seni elbette anlar.”
Başımı iki yana salladım. “Eftalya anlamıyorsun. Tey-”
“Maral bu okula yeni geldin. Teyzen elbetteki sosyalleşmeni ister. En azından ona bir sor. ”
Anlaşılan Eftalya bundan vazgeçmeyecekti. Of'layarak çantamdan telefonu çıkardım ve teyzemi aradım.
“Maral niye beni aradın? Okulda birşey mi oldu?”
“Hayır, hayır teyze. Endişelenecek bir olay yok. Sadece bu gün arkadaşımla kafeye gidicez haberin olsun istedim”
Teyzem ilk günden arkadaş edinmeme sevinmişti anlaşılan. “İyi, iyi gidin ama hava kararmadan evde olun.” Arama sonlandı.
Eftalya merakla beni bekliyordu. “İzin verdi.” Eftalya'nın yüzünde güller açtı. “Eee. O zaman direk bir kafeye mi geçicez yoksa üstümüzü falan değiştirecek miyiz?”
“Benim için o kadar önemli değil. İstersen de git değiştir. Ben böyle iyiyim.”
Eftalaya sadece başını sallamakla yetindi.
“Buralarda güzel kafeler var mıdır ki?”
Eftalya hafifçe gülümseyerek “Sen o işi dert etme. O iş bende.” dedi.
Okulun ilk günü bir arkadaş edinmiştim ve şimdi onunla birlikte kafeye gidiyorum. Harika!
Bölüm etkileşimi
