MARAL kitap kapağı

2. bölüm / 4

MARAL

Bölüm 1

Yazar: Zeynep Çamur

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 4Şu an: Bölüm 1

İçimden her ne kadar ağlamak gelsede gözlerimden yaş akmıyordu. Sanırım bir yanım hala bunun bir şaka olduğunu düşünüyordu.

Keşke şaka olsada kurtulsam bundan.

Mezarın başında diz çokmüş ve mezar taşına bakıyordum. Hiçbir şeye tepki veremiyordum. Sadece babamı istiyordum.

Baba lütfen gel bundan sonra seni üzmeyeceğim söz.

Çok yalvardım.
Ağladım.
Yakardım.
Ama dönmedi.
Bir daha dönmemek üzere gitti bu hayattan.
Ben onsuz nasıl yaşayacaktım ki?
Tüm ilklerim, anılarım onunlaydı.

Keşke ona son kez “Seni seviyorum” deseydim. Ama bazı şeyleri sadece o an yapabilirsin.

Düşüncelerimden yerden destek alarak ayağa kalktım. Ben böyleysem kim bilir annem nasıldı?
Annemi bulmak için etrafta birkaç tur atmam gerekmişti. Buna rağmen bir türlü onu bulamamıştım. En sonunda pes edip babamın mezarına geri dönmüştüm. Annem de ordaydı. Onu nasıl görememiştim anlamış değilidim. “Muhtemelen dalgınlıktandır.” diyerekten mırıldandım.

Annemin yanına yaklaştım. Ayakta durmuş mezara doğru bakıyordu. Yüzünde mimik oynamıyordu. Onun için endişelenerek “Anne... iyi misin?” diye sorsam da hiç iyi görünmüyordu.
“Anne bak zaten bu aralar çok yıprandın. Eve geçelim sende dinlen. Saatlerdir burdayız. Belki eve gitmek herşeyi düzeltmeyecek ama burda dura dura ne yapabiliriz ki?” Annemin yüzünde onaylayan bir ifade aradım ama hala yüzünde tek bir mimik bile oynamamıştı. Onun için daha da endişeleniyordum. “ Anne...” dememle annemin yere yığılması bir oldu. Daha da kötüsü kafasını mezar taşına çarpmış ve kafasından oluk oluk kanlar akmaya başlamıştı. Çaresizce annemin yanına eğildim ve ellerimle kafasındaki kanı sanki durdurabilecekmişim gibi tutmaya başladım.

Elimden “Yardım edin! Biri yardım etsin lütfen, annem ölüyor.“ demekten başka hiçbirşey gelmiyordu. Arayabilirdim. Ambulansı arayabilirdim ama yapamıyordum. Transa girmiş gibiydim.

En son hatırladığım şey bir grup kişinin annemi alması ve bir araca bindirmesiydi. Onunla gitmek istedim. Ama ayaklarım ve ellerim o kadar çok titriyordu ki ayağa bile kalkamadım.

Annemde gitmişti işte. Kafasınınne kadar zamandır kanadığını bilmiyordum ama kısa bir süre olmadığını biliyordum. O kadar çok kan kaybetmişti ki bu saatten sonra dönüşü olmayacağını biliyordum.

Mezara doğru baktım. Dudağımdan sadece “Neden?” döküldü. “Neden beni bununla yaşamak zorunda bıraktınız? Neden bensiz gittiniz? Neden beni yanınıza almadınız?

Başımı ellerimin arasına alıp “Neden, neden, neden, neden...” diyerek sayıklamaya başladım. Dışarıdan delirmiş gibi göründüğüme emindim ama kimin umrundaydı ki? Umrumda olan tek şey şuan onlarla olabilmekti.

Yere doğru uzandım ve gözlerimi kapayıp teslim oldum.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

93okunma 20beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…