MARAL kitap kapağı

4. bölüm / 4

MARAL

Bölüm 3

Yazar: Zeynep Çamur

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 4Şu an: Bölüm 3

Maral'ın kombini.
Bu fotoğrafı tamamen kıyafetler için kullanıldı. Kişinin Maral ile hiçbir alakası yoktur.

Eftalya'nın bizi götürdüğü kafe gerçekten çok hoştu. Kafenin içerisi insana huzur veriyordu.

“Maral ne içeceğine karar verdim mi artık?”

Hayır veremedim.

“Seninkinden olsun.”

Eftalya başını aşağı yukarı doğru salladı ve bir garsonu durdurdu.

“2 latte lütfen.”

Garson elindeki kağıda birşeyler not aldı ve masadan uzaklaştı.

“Maral biz arkadaş olduk olmasına da birbirimizi hiç tanımıyoruz. Biraz kendimizi mi tanıtsak acaba?”

Arkadaş mı?
Biz arkadaş mı olmuştuk yani?
Üstelik daha tanışalı bir gün bile olmadı.

Oradan bakıldığında abartıyor gibi duruyordu ama daha yeni tanışmıştık. Belki ileride olabilir ama şuan...

Arkadaşlık iki konuşmayla yada bir tanışmada olmazdı ki. Bu arkadaşlık olamaz. Biz Eftalya ile hala yabancıydık.

Arkadaşının yanında çekinmezsin ya da ‘Acaba bunu yaparsam beni bırakır mı?’ gibi sorular uyandırmazdı insanın zihninde. Ama ben Eftalya'nın yanında kendimi hep diken üstünde gibi hissedordum.

İç dünyamı yansıtmayan bir gülümsemeyle “Ben Maral Özenç. Yarışmaya Ankara'dan katılıyorum. En sevdiğim yemek mantı.” birkaç saniye duraksadım. “Bu kadarı yeterli mi?”

Eftalya başını iki yana salladı. “Yetmez ama olsun. Zamanla daha iyi tanırız birbirimizi.”
Eftalya'nın sözlerinin ardından ikimizde sustuk. Ne konuşabilirdik ki başka?

“Maral şuradaki Berk mi bana mı öyle geliyor?”

Bakışlarımı Eftalya'nın baktığı yöne çevirdim. Gerçekten de Berk oradaydı ve sanki birini arıyor gibi her yere bakıyordu.

Bizi gördüğünde olduğumuz yere yürümeye başladı.

“Bu yaratık neden bize doğru yürüyor?”

“Bak Maral. Berk kötü bir değil ki. Kendisi çok samimi olduğu için herkesi de öyle sanıyor. Üzüleceğini bilseydi ağzını açmazdı.” Umrunda değil. Okula yeni gelen birini rencide etmişti, o kişi tabiki de üzülürdü.

“Hanımlar,” diyerek Berk önümüzde hafifçe eğildi. “Yarın okuldan sonra evimde bir parti düzenliyorum. Tüm okul davetli. Sizde gelmek ister misiniz?”

Tabikide hayır. Başka soru?

“Tabikide Berk. Yarın Maral ile birlikte geliriz.”

Yüzümdeki gülüş soldu.

Berk masaya iki tane davetiye bıraktı.

Kaşlarım çatık halde Eftalya'ya döndüm. “Neden benim adıma da karar veriyorsun? Ben gelmek istemiyorum ki.” Eftalya konuşmadan Berk'in olduğu yere doğru döndüm ama onu göremedim.

Gitmişti.

Ne ara gitmişti bu çocuk.

“Fena mı oldu Maral? Birlikte eğleniriz işte.”

“İstemiyorum. Gelmeyeceğim.”

“Geleceksin.”

“İs-te-mi-yo-rum.” dedim heceleyerek.

Eftalya sabır çeker gibi “Tamam o zaman partiye gidelim sevmezsen hemen gideriz.”

Vazgeçmeyecekti değil mi?

Başka bir şansım olmadığı için oflayarak “Tamam kabul. Ama hoşuma gitmeyecek herhangi birşey olursa sen bile durduramazsın beni.”

Eftalya heyecanla başını aşağı yukarı salladı. “Söz rahatsız olduğun ilk dakika birlikte gideceğiz. Belki yenisin diye ortama hemen alışamayabilirsin ama ne kadar kafa dengi olduklarını gördüğünde sende açılacaksın. Hem sessiz ol sessiz o nereye kadar?”

Eftalya haklıydı. Hep sessiz olamazdım.

Günün devamında havadan sudan konuştuk. Eve geldiğimde teyzem bana kocaman gülümseyerek “Nasıl geçti okulun ilk günü?” dedi. Onun hevesini kırmak istemediğim için “Çok iyiydi. Sınıfımdakiler okula alışmam için bana çok yardımcı oldu. Yeni arkadaşlar bile edindim. Hatta yarın bir arkadaşımla dershaneye gideceğiz.”

Teyzem okula bu kadar hızlı alışmamı beklemiyordu ki kocaman gülümsedi. “Bu kadar hızlı alışmanı beklemiyordum. Bu harika!”

Teyzeme doğru hafifçe başımı aşağı yukarı salladım. “Ben şimdi yatıyorum.” dedim ve adımlarımı odama doğru çevirdim.

Teyzem şaşkınlıkla “Saat daha yedi Maral. Uyumak için çok erken. Daha yemek bile yemedin.”

“Uyuyacağım demedim ki. Biraz uzanacağım. Sen çağırırsın yemek hazır olunca.” dedim ve teyzeme fırsat kalmadan odama girip kapıyı kapadım.

Bu gün çok fazla şey olmuştu. Yeni okulumda hemen bir arkadaş edinmiş, o arkadaşla kafeye gitmiş ve bana sataşan çocuğun partisine davet edilmiştim.

Kitabın yüzünü bile açmaya çok üşeniyordum. Neyseki hocalar okulun ilk haftası diye ödev vermemişti ya da ben ödevi duymamıştım.

“Maral, yemek hazır.” Diyen teyzemin bağırışıyla odamdan çıktım. Sofraya oturduğumda asık suratımı değiştirecek bir şey oldu. Sarma! Bir sofrada sarma varsa o sofranın kötü olma ihtimali yüzde sıfırdır.

Sarmaları olduğu tabaktan elime üç sarma aldım ve üçünüde aynı anda ağzıma tıktım.

Konu sarmaysa kimse benden daha hayvan olamaz.

Teyzem benim için endişelenmiş olmalı ki gözleri açıldı. “Kız yavaş ol boğazında kalacak sarma.”

“I-ı, boso omaz.”

Bence sen sus Maral.

İnşallah.

Sarmaları yuttuktan sonra öksürmeye başladı. Sağ olsun canım teyzem hemen önüme bir bardak su koydu ve sırtıma vurmaya başladı.

“Sakin ol teyze, no problem. Ben iyiyim ama sanırım bu gidişle iyi olamayacağım.” Son cümlemin ardından teyzem elini sırtımdan çekti.

“Nasıl sakin olmamı beklersin Maral. Burada kalpten gidiyordum.” Teyzem sustuğunda kırdığı potu fark edebilmişti.

Sofrada babamla saçma sapan konuşuyoruz ama bu konuşma bile yüzümde ufak bir tebessüm oluşturuyor. Sonrasında... Babam yerde baygın yatıyor. Nabızı atmıyor. Babam neden artık kalkmıyor?

“Maral, Maral, cevap ver kızım orada mısın?” Babamın görüntüsü siliniyor, onun yerini teyzem alıyor. İki kolu omzumda beni sarsıyor.

“Ben... Ben iyiyim teyze. Sadece odama çıkmam lazım. Bu gün çok yoruldum.”

Teyzemin omuzlarımdaki ellerini çekip odama doğru yürüyorum. Kapıyı çarparcasına kapatıyor ve üstümdeki kıyafetlerle yorganın altına giriyorum.

Neden beni bırakıp gittin baba? Ne kadar üzüleceğimi hiç düşünemedin mi?

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

95okunma 6beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…