Maça Ası kitap kapağı

4. bölüm / 15

Maça Ası

3.Bölüm

Vaveyla Yazarı: gamzoks 💌

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 15Şu an: 3.Bölüm

3.Bölüm:Korkuyorum

Sabah Saatleri
Gözlerimi açtım. Ve tanımadığım biyerde uyandım. Unutmuştum oysaki,keşke hatırlamasaydım. Yataktan kalktığımda odada yalnızdım. Ayağa kalktım. Karşımdaki aynadan kendime baktım. Çökmüş haldeydim. Maskaram akmıştı göz altlarıma. Çok yorgun görünüyordum. Dünden beri üzerimde olan bu elbise, beni rahatsız etmeye başlamıştı. Kıyafetimde yoktu yanımda. Hiçbirşeyim yoktu. Bora dağ ayısından da istemek istemiyordum. Karnım ağrıyordu. Umarım tahmin ettiğim şey olmaz. Ne yapacağımı düşünürken odanın banyosundan yarı çıplak bir şekilde çıktı Bora. Sinir krizi geçirmek istiyordum.
"Uyandın mı?" Diye sordu.
"Yok hala uyuyorum."
"İyi" dedi. Hiç utanmıyorduda.
"Neden arkanı döndün?"
"Çıplak bişekilde yanımda dolaştığın için olabilirmi acaba?"diye çıkıştım.
"Bak buna da alış. Ben hep böyleyim çünkü.
"Alışmayacağım,çünkü gideceğim buradan."
Arkamdan gelip kolumu tuttu bi anda. Beni kendine doğru çekti.
"Öyle birşey asla olmayak. Kendini boşuna heveslendirme. Üzülürsün." Boş boş baktım yüzüne. Sonra çektim kendimi üzerinden. Sonra gözlerim kaslı vücuduna kaydı. Gerçekten çok etkileyici görünüyordu.
"Ne o,çok mu beğendin beni." Dedi. Ahmak kafam. Ben gerçekten iyi değildim.
"İşine bak."
"Ayrıca sen niye burada kalıyorsun,koca ev git başka yerde dur."
Güldü sesli bir şekilde.
"Ev benim değilmi,istediğim odada kalırım."
"O zaman bana başka bir oda ayarlat."
"Hayır. Burada benimle kalacaksın." Sadece göz devirdim.
"Bir ihtiyacın var mı?" Diye sordu siyah tişörtü üzerinden geçirirken. Aslında vardı ama çekiniyordum demeye. Sonra düşündüm. Madem beni esir alıyor ozaman ihtiyaçlarımı da gidermek zorunda diye düşündüm.
"Şey."
Bakışlarını üzerimde hissettim.
"Beni ansızın kaçırıp buraya getirdiğin için doğal olarak hiçbirşeyim yok yanımda. Buna özel ihtiyaçlarımda dahil."
"Neye ihtiyacın varsa söyle. Alırım."
"Kıyafetim yok." Dolaba yöneldi. Kapağını açtı. İçinde birsürü kıyafet ve çeşitli eşyalar vardı.
"Bunları kullanabilirsin. Banyoda diş fırçası,havlu felan da var."
"Tamam" dedim. Ama başka birşeye ihtiyacım vardı. Söylemeye utanıyordum. Karnımın ağrısı artmaya başladı. Regl olacaktım. Sanırım dün çok fazla soğukta kaldığım için olmuştu. Elimi karnıma götürdüm. Çok ağrıyordu. En nefret ettiğim ağrı
"İyimisin." Dedi Bora.
"Karnım ağrıyor."
"Masada ağrı kesici var. Onu kullan."
Başımı salladım sadece. Üzerine deri bir ceket giydi. Son kez bana baktı ve
"Ben gidiyorum. Mutfakta kahvaltın hazır. Yemeğini ye ve uslu dur."
Sadece baktım. Bu adam niye böyleydi. İnanmamalıydım bu hallerine. Hızlıca dolaptan giyecek birşeyler çıkarttım ve banyoya girdim. Sıcak bir duş aldım. Ve evet. Yine kendimi tutamadım ve ağlamaya başladım. Ağlayarak yıkadım kendimi. Düşündüm yine başıma gelen şeyleri.Duştan çıkınca üzerime açık mavi saten bir pijama takımı giydim. Çok şükür ki
Her çantamda 2 adet ped bulunduruyordum her zaman. Yanımda olduğu aklıma geldi,ve hemen kullandım.Banyoda bulduğum tarağı elime aldım ve aynanın karşısına geçip saçlarımı taramaya başladım.
Ağladım. Buradan gitmek,hayatıma geri dönmek istiyordum. Oysa dün bu zamanlar sakince Kerem ile konuşuyordum. Boranın babam hakkında söylediklerinin gerçek olma ihtimali beni bitiriyordu. Biraz balkona çıktım. Üşüyordum ama umrumda değildi. Evin her tarafında adamlar vardı. Her tarafında kamera. Kocaman duvarlar. Resmen kaçmamam için aylar öncesinden yapmışlardı bunu. Herşey planlıydı. Odaya geçtim. Yatağa oturdum. Ve sessizce düşünmeye başladım. Ama bu sessizliği bozan şey karnımdan çıkan gurultuydu. Acıkmıştım ama bu evde bulunan birşeyi yemek istemiyordum. Sıkılmaya başladım. Hiçbirşey yapmadan burada oturmak istemiyordum. Zaten birşey yapsamda yaptığıma pişman edeceklerdi. Sıkıntıyla ayağa kalktım. Ve yanımda bulunan tek şey olan kol çantama el attım. İçerisinden cüzdanımı çıkardım. Onun içindende mini bir aile fotoğrafımızı. Cüzdanı çantama koydum ve yatağa uzandım tekrar. 18.yaş günümde çekilmiştik bu fotoğrafı. Anne ve babamın arasında neşeyle fotoğrafa bakan ben,ve önümde duran suratsız kardeşim Duru. Şaka gibi. Şuan onu bile çok özlüyordum. Elimin içine aldım fotoğrafı. Ve kapattım gözlerimi akan bir damla gözyaşı ile...

Akşam saatleri...

Arada sırada uyanıp,geri uyuyordum. Çünkü uyumaktan başka bir çarem,yapabileceğim birşey yoktu. Yatağın içinde öylece duruyordum. Gözlerim açık ve ağlamaktan kıpkırmızı olmuş haldeydi. Sadece elimdeki fotoğrafa bakıp ağlıyordum. O anda birisi kapıyı tıkladı,ve yavaşça içeri girdi. Büyük ihtimalle Boraydı. Ama dönüp bakmak istemiyordum. Gözlerimi kapattım. Elinde bir poşet vardı sanki. Sesinden anlamıştım. Biryere bıraktı ve tekrar çıktı odadan. Tekrar kapattım gözlerimi. Birkaç dakika sonra kapı açıldı yine. Yanıma doğru geliyordu sanki. Tahmin ettiğim gibi oldu. Tam karşıma durdu. Yere çöktü ve bana bakmaya başladı.
"Afra." Dedi sadece kısık sesi ile.
Gözlerimi açmaya çalıştım, hafifçe araladım ve ona bakıyordum.
"Ne?"
"Kalk hadi. Sabahtan beri odadan çıkmıyorsun ve yemek bile yememişsin."
"Yani"
"Ölmek mi istiyorsun kızım."
"İstediğin bu değilmi zaten."
"İstediğim şey babanın ölmesi. Senin değil."
"Git başımdan. Uyumak istiyorum."
"Sabahtan beri uyuyorsun zaten."
"Ne yapmalıyım. Dört duvar içerisinde başka ne yaparak zamanı geçirebilirim."
Öylece bana bakıyordu. Gözlerim ağlamaktan acımaya başlamıştı artık. Elimle yüzümü sildim ve yatağın içinde doğruldum.
"Sen gerçekten çok kötüsün. Nefret ediyorum senden. Bir gece de tüm hayatımı mahvettin. Ne güzel okuluma gidiyordum. Hemde hayalim olan yere. Gitmek için ne kadar heyecanlıydım. Ailemle,sevgilimle mutluydum."
Sevgilim diyince boynunda beliren damarlar sinirlendiğini ortaya koyuyordu. Ama içimdekileri söylemeden rahat duramıyordum.
"Gelip benimle ilgileniyormuş gibi de yapma. Benimle konuşma."
Sustu birkaç saniye sonra dudakları aralandı. Ayağa kalktı ve öyle bir bağırdıki.
"Evet! Kötüyüm ben. Hemde çok kötü. Çünkü bana hep kötülük yaptılar. Bana karşı hep kötülük yapıldı Afra. Senin gibi el bebek gül bebek büyümedim. Ve o şerefsiz babanı öldürene kadar durmayacağım. İstersen kendi canına kıy. Ama yinede hiçbirşey buna engel olamayacak. Anlıyormusun. Bunu o kafana sok."
Hızlıca çıktı odanın içinden. Kapıyı yerinden fırlatacakmış gibi çekti arkasından. Ayağa kalktım. Tam lavaboya gidecekken komodinin üzerindeki poşet dikkatimi çekti. İçine baktığımda birkaç paket ped,sıcak su torbası ve bir adet çikolata görmüştüm. Bunları bana mı almıştı? Ama neden. İntikam hırsı ile yanıp tutuşurken neden almıştı bana. Karnım çok ağrıdığı için bu sıcak su torbası bana çok iyi gelmişti. Acıktığım için aldığı çikolatayı elime attım. En sevdiğim çikolatayı nereden biliyordu? Rastgele aldı diye düşündüm ve yedim. Sonra tekrar yatağa uzandım. Ama uyuyamıyordum. Yatağın içinde dönüp dolaşırken bir anda elektirikler kesildi. Ve ben karanlıktan çok korkuyordum. Etraf zindan gibi oldu adeta. Dağ başında biryer olduğu ve havada yağmurlu olduğu için gitmesi normaldi. Ayağa kalktım ve dışarı baktım. Bulmam lazımdı onu. Sanki az önce kavga etmemiş gibi yüzsüzlüğün dibine vuracaktım. Kapıyı açtığım anda karşımda elinde bir el feneri ile bekleyen Bora görmüştüm. Kapının girişinde ikimizde şaşırmış gibi bakıyorduk birbirimize. Çünkü ikimizde yüzsüzlük yapıp birbirimizi arayacakken karşılaşmıştık. Bu sessizliği bozan ise Bora oldu.
"İçeri geç."
Arkamı dönüp yatağa doğru gittim. Şuan içim biraz daha rahat gibiydi. Evet. Beni kaçıran adam yanıma gelince kendimi güvende hissettim.
"Yemekleri getir Cemal."dedi. Ne yemeğiydi bu. Anlamayarak yatağın köşesine oturdum. Başımı duvara yasladım. Bora elindeki feneri heryeri aydınlatacak biryere koydu. Sonra içeri elinde yemek servisi arabasıyla bir adam girdi. Masanın önüne koydu ve geri gitti. Bora arkasından kapıyı kapattı. Üstüne birde kilitledi.Yemekleri masaya yerleştirdi sakince,masanın üzerine birkaç mum yaktı.
"Buraya gel Afra."dedi net bir sesle. Duymamazlıktan geldim.
"Afra ikiletme ve gel buraya." Naz yapmak istemiyordum çünkü çok acıkmıştım. Ayağa kalktım ve balkonun kenarında olan masaya ilerledim. Sandalyeyi çekip oturdum. O da tam karşımdaydı. Elimi saçımdaki tokaya götürdüm ve saçlarımı açtım. Başımın ağrısı çok rahatsız ediciydi. Saçımı düzeltmeye çalışırken Boranın bakışlarının üzerimde olduğunu fark ettim. Bana hem sinirli,öfkeli,nefret dolu bakıyordu. Hemde hüzünlü. Bakışını böldüm.
"Niye bana bakıyorsun?" Sessiz kaldı.
"Baban gibi bir adamın nasıl sen gibi bir kızı oldu,onu düşünüyorum"
Sessiz kaldım.
"Nasılmışımki ben?"diye sordum. Gözlerimin içine bakıyordu.
"İyi niyetli,merhametli,dürüst,kibar ve"
Yarım kaldı cümlesi.
"Ve ?" Dedim
"Güzel." Dedi. Nasıl yani. Bu herif bana güzelsin mi demişti.
"Sen beni nereden tanıyorsun ki böyle konuşuyorsun?"
"Aylardır. Aylardır seni araştırıyorum."
"Benim hakkımda herşeyi biliyorsun yani."
"Evet"
"Ama ben seni tanımıyorum. Sadece beni kaçırdığını ve adının Bora olduğunu biliyorum."
"Bu kadarı yeterli sana"
"Neden?"
"Öyle olması gerek."
Sessiz kaldık bir süre. Daha fazla dayanamayıp önümdeki yemeklerden yemeye başladım. Sonra. Aklıma bir soru takıldı. Bu herif kaç yaşındaydı.
"Kaç yaşındasın? Bari bunu söyle."
"23." Aramızda 4 yaş var. Bir dakika. Ben neden bunu söylemiştim ki. Mal kafam.
"Tam 1 gün oldu."dedi.
"Ne"
"Seninle birlikte geçirdiğim ilk gün. Benimle birlikte geçirdiğin ilk gün Afra Celil." Duraksadım. Bu herif neden böyleydi. Yoksa bana aşık felanmıydı? Ay yok artık. Cevap vermedim ve yemeğimi yedim. Ve hala bana bakıyordu. Arada sorgularcasına yüzüne bakıyordum.
"Merak etme. Aşık felan değilim sana. Asla da olmayacak öyle birşey. Sadece."
Dedi ve durdu.
"Sadece ne?"
"Senin bir suçun olmadığı için ve bir kız olduğun için sana iyi davranıyorum Afra. Eğer senin yerinde bir erkek olsaydı onu ahırda süründürürdüm."
"Bana acı çektirerek mi iyi davranıyorsun ?" Dedim.
"Yapmak zorundayım."
Aniden kalktım masadan. Ve tekrar yatağıma uzandım. O sırada Bora nın bakışları üzerimdeydi. O da masadan kalktı. Tam karşımda olan koltuğa uzandı. Tavana bakıyordu.Gözlerimi hafifçe kıstım,baktım ona. Keskin yüz hatları çok güzel bir görüntü katıyordu ona. Derken bana doğru döndü. Bakışlarımızı birleştirdi. O gece beni kaçıran bu adama karşı nefretim daha da artıyordu. Çünkü beni kendine aşık etmeye çalışıyordu. Ama olmamalıydım. Olamazdım. Gözlerim ona bu imkansızlığı anlatıyordu yeterince...

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

83okunma 13beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18