10. bölüm · LUNARÍAN
10. Bölüm
Hafif ruzgar esiyordu, kızarmış burnunu çekti. Artık gözünden yaş gelmiyordu göz yaşları içine akıyordu. Bitkin bir şekilde nefesini dışarı verdi, ani gelen soğuk hissiyle titredi. Kurumuş dudaklarını ıslattı ve dışarıyı izlemeye devam etti. Sarayda hüzün hakimdi, ağıtlar söyleniyordu. Guinon geçenlerde baskın yapılan elf köyündeydi o saraydan kovulduğunda, başı boş orklar yeniden saldırmış Guinon son nefesini orda vermişti anlatılana göre. Thranduile sinirlenmişti, neden onu göndermek zorundaydı onca asker arasında? Başını salladı yaptığı bencilceydi. Kim giderse gitsin bu olay çok kötüydü. Yinede kızmadan edemiyordu içten içe. Guinona karşı abi sevgisi beslemişti bunca zaman. Kolay değildi onun için.
İçinden bi küfür savurdu prense, eğer saraydan kovulmamış olsaydı Guinon'u kurtarabilirdi belki de. Başını salladı benim gibi bi insan ne yapabilir diye düşündü. Omzunda hissettiği elle irkildi, kim olduğunu bilmiyordu ama önemsemedi de başını bile çeviremeyecek kadar yorgundu. Bi cift kol tarafından çekildiğinde neye uğradığını şaşırdı, kollarını bedenine sardı, gelen Thranduildi.
Prens kadının saçlarını okşadı ve sıkıca sardı, kızın sıska bedeni kollarının altında soğuktan titriyordu. Başını kaldırdı ve adamın gözlerinin içine baktı göz yaşlarına hakim olamadı, yere çöktü ve ağlamaya başladı. Thranduil de onunla beraber çökmüş ve kızı kendine daha çok çekmişti, onu sakinleştirmek istercesine okşuyor elinden geleni yapıyordu. O an aklına gelen ihtimalle kalbi teklemişti, gerçekten de bu insan kızı, elf askerine (Guinon'a) aşık mı olmuştu? Hemen savuşturdu düşüncelerini şuan düşünmesi gereken en son şey buydu.
"Biraz uyumak ister misin?"
Kadın başıyla onayladı ama kalkmaya bile hali yoktu. Bir anda havalanmasıyla afalladı, prens kucağına almıştı. Yatağa yatırmış ve üzerine battaniye örtmüştü.
"Su getireyim mi?"
"Evet, lütfen."
Bi kac dakika sonra elinde su bardağı ile kapıda görünmüştü, hafifce yorganı ittirdi ve bardağı kıza uzattı. Kadın günlerce susuz kalmış gibi kana kana içti. Elf kalkmaya yeltendiğinde kolundan tutmuş gitmesini engellemişti, kalmasını istiyordu. Evet belki bu istediği biraz fazlaydı ama korkuyordu. Neden korktuğunu bilmesede...
"Gitme."
Biraz daha yana kaymış ve adama yer açmıştı, Thranduil yerini aldığında kollarını sıkıca ona sardı. Adamın sıcaklığı çabucak uykusunu getirmişti, günün getirdiği yorgunlukla beraber gözlerini kapadı ve derin bir uykuya daldı...
_________________________________
Yüzünde hissettiği nefesle gözlerini araladı, sabah olmuştu hatta çoktan öğleye geliyordu. Lakin uyandırmak istemedi prensi, yaşadıkları kolay değildi haliyle çok yoruluyordu. Gülümsedi, yüreğinde ki ateş az da olsa dinmiş biraz daha rahatlamıştı. Yavaşça ses çıkarmadan yataktan indi, dışarıdan sesler geliyordu ikisinin birlikte uyumuş olması uygunsuz kaçabilirdi. Hemen küçük sofaya uzandı ve üzerine çarşafı örttü. Uyumuş rolü yapıyordu içeriye giren yardımcı kız biraz şaşırsada ses etmedi, ardından prensi kaldırdı.
"Prensim, ilgilenmeniz gereken bazı konular var, komutan Rhammen çağırıyor. İzninizle."
Thranduil başıyla onayladı ve gitmesi için işaret yaptı. Ardından gözleri kızı aradı onu sofada görünce şaşırdı. Çarşafı kaldırdı ve kalktı kızın uyuduğunu sanmıştı. Ses yapmamaya çalışıp odadan ayrılmak üzere kapıya yöneldi. Adam çıktıktan sonra kadında ayaklandı ve üstünü başını düzeltip biraz oyalandı hemen arkasından çıkmak istemedi.
Koridorda yürürken Alaain ile karşılaştı, önce selam verdi.
"Gandalf ve Radagast nerede biliyor musun?"
Başını salladı.
"Hayır görmedim, neden?"
"Hiç."
"İyi misin? nasılsın?
"Dünden daha iyi, hepsine bedelini ödeteceğim."
"Sakinleş önce. hepimiz üzgünüz gidişine. Bugün onun anısına ilahiler okunacak, sende katıl. ruhuna iyi gelecek."
Alaainin endişeli bakışları üzerindeydi, reddetmedi. şu sıralar rahatlamaya çok ihtiyacı vardı.
Alaainin peşine takıldı ve beraber ormana gittiler elfler büyük bir uyumla ilahiler söylüyor onu yad ediyorlardı. Herkes hüzünlüydü , ağaçlar bile içten içe ağlıyordu. Lunanın ormana girmesiyle beraber bitkiler silkinmişti. kadının üzerinde ki yorgunluğu ve hüznü hissediyorlardı. Enerjisi sarıp sarmalıyordu etrafı.
Guinon için bir köşe hazırlayıp etrafını çiçeklerle ve mumlarla süslemişlerdi. Guinon ince ruhlu bir elfti, sevdiğine kalbini açamadan göçmüştü orta dünyadan, sevenleri arkasından sırayla ağıt ediyordu.
Lunarian da onlara katıldı kalbinde ki acı dilinden dökülmeye başladı öyleki sesi herkesi bastırdı, etkileyici sesiyle beraber ormanda ona uydu, derinlerden gelen bir uğultu vardı. İlahinin bitmesine az kala gelirken topladığı sarı gülleri Guinon için hazırlanan anma köşesine bıraktı, kılıcı, hançeri, zırhı ve yayı buradaydı. Hançeri eline aldı ardından tuniğine yerleştirdi. Bunlar elfden kalan son hatıralardı.
Yanında hissettigi bedenle irkildi, döndüğünde Rhammen yanındaydı. Gözlerini kapamış Guinon için dualar ediyordu. Gözlerinden bir yaş süzüldü, savaşcılar ağlamazlardı. Ama gözleri onu dinlemiyordu. Luna yaklaştı ve gözyaşını eliyle sildi. Ardından fısıldadı. "Sulu göz olduğunu bilmiyordum." Kıkırdadı gulumseye ihtiyaçları vardı.
Rhammen gözlerini açtı ve dudakları kıvrıldı. "Senin kadar değilim"
Luna arkasını döndü Alaainin yanına dönecekti gözleri onu ararken Thranduilin gözleriyle buluştu. Gözlerinde anlam veremediği bi öfke vardı, saçları hafif rüzgarla savruluyordu, boş boş baktı ve Alaainin yanına döndü.
"Ne yapacağız şimdi?"
Alaain insan kıza döndü.
"Aklında bi fikir var mı?"
Kız başını salladı.
"Aslında hayır ama bilmiyorum uzaklaşmak iyi gelebilirdi, sanırım yani"
Alaain iç cekti kız haklıydı.
"Biraz yürümek ister misin?"
Kız kafa salladı iyi olurdu, hem söyleyeceği şeylerde vardı. Tepkisini merak ediyordu.
İkiside sessizce yürüyorlardı, Luna boğazını temizledi ardından devam etti.
"Alaain ben insan değilim." Tabi damdan düşer gibi aniden söylediği şey yüzünden Alaain önce afallamış ardından gülmüştü.
"Ee? Yani? Bilmediğimiz birşey söyleyeceksin sandım."
Kız gözlerini devirdi.
"Gerizekalı gerçekten değilim gül diye demedim. Baksana acaba süper kahraman olma ihtimalim ne kadar?"
"Ne kahraman ne kahraman? O ne demek?"
"Gerizekalı dememe takılmayıp süper kahramana takılman çok özel gerçekten. Bi tür kahraman işte bildiğimiz."
"Ha anladım."
Luna ic cekti.
"Harbi aptalsın ne konuştuğumu unuttum, sessiz ol ve dikkatimi dağıtma."
Alaain eliyle ağzına görünmez bi fermuar çekti .
"Alaain ben saraydan kovuldum ya kendini beğenmiş prensimiz tarafından, işte o zaman bazı olaylar yaşadım."
"Nasıl yani?"
"Birincisi doğayla özel bi bağım var, ikincisi farklı evrenlerde yaşamışım daha önce, üçüncüsü sürekli reenkarne oluyormusum bide kuş arkadaşım varmış."
Elf adam mala bakar gibi baktı önce, ardından konuştu.
"Hani kitaptan alıntı bunlar?"
Kız iç geçirdi.
"Cidden şakanın sırası değil ben ciddiyim. İnsanım ama insan gibi de değilim biraz karışık anlayamadım. Önceki hayatlarımın birinde bi kahramanlık yapmışım bana bunu bahşetmişler farklı evrenler arası gidip gelebiliyorum. Tabi kitabın içine nasıl hapsoldum o da çok saçma en başından bu evrende dogsaydım daha mantıklıymış. Evet biraz karışık ama çözeceğim ha bir de şey var savaş anında kendimden geçiyorum. Arkadaş! Ben ney mişim ya! Sanki bi kitabın içindeyim de yazar sayfayı doldurmak icin saçmalıyor bu nasıl hayat lan?!"
Alaainin sabır diler gibi bir hali vardı.
"Anlıyorum sanırım biraz çıkmaza girdin."
Kız inanamayan gözlerle elfe baktı.
"Cidden bütün sırrı bozdun şuan gerçekten mi? Sanırım diyor bir de."
"Tamam tamam. Saçmalamayacağım. Bence akışına bırakmalısın. Eğer dediğin gibiyse bu çok güzel birşey, düşünsene farklı evrenlere gidebiliyormuşsun. Bu da farklı yaşamlar farklı insanlar demek. Çok özel birşey bence, memnun olmalısın bu durumdan. Yüce Eru'nun zoruna gitmesin"
Luna başını salladı, her ne kadar karışık bi durum olsada çokta kötü değildi.
"Haklısın, sanırım akışına bırakacağım neler olacağını birlikte göreceğiz. Ve birde bu olanlardan prensin haberi olmasın. Yine saraydan atabilir kaçık herif."
Bi anda kahkaha tufanı koptu, evet gülen şahıs Prens Thranduilden başkası değildi.
________________________________________
Çok güzel planlarım var sayın okurlarım önceki attığım bölümler stokta olan bölümlerdi bundan sonraki bölümler daha yavaş gelecek.
2 yıl önce yazmaya başladım bu kitabı araya bazı durumlar girdi aksadı sonra kitabın bazı bölümlerini tamamen kaldırdım felan, bundan sonra sağlam adımlarla ilerleyeceğiz umarım.
Desteğinizi esirgemeyinn umarım keyif almışsınızdır beğenmeyi ve oy vermeyi unutmayınn💕
