Bölümler 7Şu an: 4. Bölüm: Gitme
Nya arkadan gelip "Off, çok az kalmıştı." dedi. Lloyd, Jay ve Zane de arkasından geldi.
"Zane iyi misin?! Çenen..."
"İyiyim Pix."
Sanırım şu an vicdan azabı çekmeliydim çünkü çenesinin altı benim yüzümden yamulmuştu. Nya saçı başı dağılmış her tarafı çamur içinde bir şekilde öfkeyle üzerime yürüyordu.
"Hepsi senin yüzünden!"
"Ne!?"
"Sen kurallara aykırı davrandın!"
"Ne demek kurallara aykırı davrandım!?"
"Silah - sopa - kullandın!"
"Sende sarmaşık kullandın!"
"Tamam kızlar sakin olun."
Lloyd ayırmasa saç baş kavga edebilirdik.
"Tamam bi tanem sakin ol."
"Nasıl sakin olabilirim Jay! Sana nasıl vurduğunu unuttun galiba, onun yüzünden Zane' in cenesi yamuldu!"
"Ben iyiyim Nya." dedi Zane.
Öfkeyle arkasını dönüp gitti. Giderken de Jay' in kolundan tutup onu da yanında götürdü.
"Bugünlük bu kadar antrenman yeter, eve gidip biraz dinlenin."
Usta Wu' nün sözüyle Bounty' en bindik.
(Bounty ☝🏻)
Bir kaç dakika sonra herkes sakinleşmişti. Ama Nya hala sinirliydi. Ama tahmin edin bakalım dümenin başında kim var? Nya! Yanında da onu sakinleştirmeye çalışan Jay vardı. Zane ve Pixel kontrol odasında bir şeyler tamir ediyorlardı, Kai ve Cole yine tartıştıkları için Usta Wu onlara guverteyi paspaslama cezası vermişti, ben... Ben de kollarımı geminin korkuluklarına yaslamış altımızda kalan pamuk şekeri gibi görünen tozpembe bulutları izliyordum. Tâki arkamdan biri bana seslenip beni hayal dünyamdan çıkarana kadar.
"İyi misin?"
"Hı hı."
"Yine dalmışsın."
"Hı hı."
"İyi olduğuna emin misin?"
"İyiyim Lloyd...sadece yorgunum."
"Manzarayı izlerken dinleniyor musun?"
"Yani... En azından zihnim boşalıyor."
"Ben de sana eşlik edebilir miyim?"
Başımı ona çevirip gülümsedim. Manastıra gelene kadar manzarayı izledik. Vardığımızda hava daha yeni kararmıştı. Buna rağmen yıldızlar gökyüzündeki yerini almış, ay da aralarında parlıyordu. Odama geçip kendimi yatağa attım. Sol tarafındaki aynaya bir bakayım dedim ama keşke bakmasaydım. Baştan aşağı çamur içinde kalmıştı. Zar zor ayağa kalkıp duşa girdim. Duştan çıktığımda saat 18.00' di. Yatağıma oturmuş bi yandan saçımı kurutuyo bir yandan bugün olanları düşünüyordum ki kapı çaldı.
"Gel."
"Yemek hazır diyececektim."
"Teşekkürler Pixel, saçımı kurutup geliyorum."
Saçlarımı kurutup odadan çıktım. Tam o sırada Lloyd koridorda yanımdan geçip kapıya yöneldi.
"Bir yere mi gidiyorsun?"
"Ormanda bir şeyimi düşürmüşüm."
"Tek başına mi gideceksin?"
"Evet... Hemen dönerim zaten."
"Tamam, ama dikkatli ol."
Karısını sallayıp arkasını döndü. Bir adım atıp durdu. Neden durdu anlamadım? Sonra yavaşça dönüp bana doğru bir kaç adım attı. Aramızdaki mesafe 10 santim falan vardı herhalde. Kalbim hızlanmaya başlamıştı ve bu hiç hoşuma gitmemişti. Yüzünü yüzüme doğru eğip:
"Dönünce dilegimi söylerim." dedi ve göz kırptı.
"N-ne dileği?"
"Seni bulursam bana Dilek hakkı verecektin ya."
"Bulursan değil yakalarsan dilek hakkı verecektim.!"
Birden üzerime doğru yürümeye başladı ben de geri geri gitmeye başladım. En son sırtım duvara deydiğinde bir elini başımın yanına duvara koydu ve yüzünü yüzüme yaklaştırıp:
"Ne farkeder aynı şey işte."
Olduğum yere çivilenmiş gibiydim, ne kıpırdayabiliyordum ne de bir şey söyleyebiliyordum. Yanaklarının kızarmaya basladigini hissettim ve bu gerçekten kötüydü. Çünkü yanağım kızardıkça utanıyordum, uyandıkçada yanağım kızarıyordu. Vücudum kitlendiği için sadece gözlerine bakabiliyordum. Sanki hipnoz olmuştum. Zümrüt yeşili gözlerindeki parıltı içime işliyordu. Ama o parıltı git gide söndü ve göz rengi hafif te olsa koyulaştı. Kendime geldiğimde nedenini anlamak için gözlerine baktım ama o artık benim gözlerime bakmıyordu. O an öyle bir yutkundum ki onun bile bunu fark ettiğinden eminim. Çünkü gözleri doğrudan dudaklarımdaydı.
"Siz gelmiyor musu... Ay şey pardon böldüm, siz bana aldırış etmeyin devam edin."
İkimizde aynı anda sesin geldiği yöne baktık, Jay'e. Yüzüm artık tamamen kızarmıştı. Bu olay yetmemiş gibi bir de birisi görmüştü. En azından Jay güvenilir biriydi ve bu tür durumları anlardı. Ne de olsa nişanlı biriydi. Lloyd yavaşça geri çekildi ve arkasını dönmeden kapıya doğru geri bir adım attı. So bir kez dudaklarıma bakıp tekrar gözlerime baktı ve:
"Dönünce devam ederiz" dedi ve manastırdan çıktı.
"Siz çıkıyor musunuz?"
"N-nee?! Çıkmıyoruz!"
"Tamam, bi şey demedik."
Hızla içeri girdim ve masaya oturdum. Yemekten sonra odama geçtim. Bir buçuk saat olmuştu ama Lloyd hala gelmemişti. Endişelenmeye başlamıştım. Daha fazla dayanamadim ve odadan çıktım.
"Harumi? Nereye?"
"Lloyd'a bakmaya gidicem."
"Lloyd mu? Hala dönmedi mi?"
"Yok Kai, döndü o o yüzden gidip ormanda Lloyd'a bakıcam! Sabır!"
"İyi ki bir şey sorduk ya. Tamam bekle ben de gelicem."
"Tamam, hızlı ol."
Ben kapıda beklerken Usta Su hanima geldi.
"Hâlâ dönmedi mi?"
"Hayır. Kai'la birlikte bakmaya gidicez."
"Bu hiçte iyiye işaret değil, diğerlerine haber vericem hep beraber arasak daha kolay buluruz."
"Ben Bounty'yi çalıştırıyorum o zaman."
Dedim ve Bounty'yi çalıştırdım. 1-2 dakikaya diğerleri de geldiler. Dümeni ormana doğru çevirdim. 15 dakika sonra varmıştık. Herkes eline buyuk bir fener alıp Lloyd'u aramaya başladı.
"Llooyd!"
"Lloooyd!"
"Ufaklık her neredeysen çık, bu hiç de hoş bir şaka değil!"
Kai bunu söylerken sesi titriyordu ama umrunda bile değildi. Dağıldık ve aramaya başladık.
"Lloooyd!"
Ses yoktu hiç bir yerden sesi gelmiyordu. Ellerim titremeye başladı.
"L-lloyd!"
Ağlamaya başlamıştım. Gerçekten korkuyordum, ama karanlıktan değil bu karanlığın içinde Lloyd'u kaybetmekten korkuyordum. Biraz ileride bir şey gördüm. Şeye benziyordu... Lloyd'un motoru!
"Lloyd!"
Etrafa bakındım ama kimse yoktu ama biraz ilerideki toprak dağılmış, ağaçlarda kılıç izleri vardı. Yere baktım ama gördüklerim karşısında daha çok ağlamaya başladım. Yerde kanlı bir duruyordu ve kan izleri ileri doru gidiyordu. O tarafa doğru koştum.
"L-Lloyd!"
Lloyd yerde kanlar içinde yatıyordu. Hemen yanına koştum.
"Lloyd uyan, Lloyd!"
Göz yaşların üzerinde ki kanlı kıyafete damlıyordu.
"L-lütfen uyan."
Anlimi göğsüne koydum.
"Y-yalvarırım uyan, bırakma beni."
"Gitme..."
Bölüm nasıl olmuş canlarım?
🥰
(İnşallah bu sefer yorum yaparsınız)
🥺
Bölüm etkileşimi
