KUTU ღBİTTİღ kitap kapağı

14. bölüm / 36

KUTU ღBİTTİღ

♅ KUTU | 13

Yazar: Gülay Sena DÜNDAR

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 36Şu an: ♅ KUTU | 13

-13-

O cümleyi kurduğum andan sonra uzun bir sessizlik karşıladı beni. Hatta öyle uzun bir sessizikti ki bu, bir an gerçekten boşluğa konuşmuşum gibi gelmişti. O karşımda değildi belki de. Ben onun varlığını garip ve içgüdüsel bir biçimde hissediyordum. Nefes alış verişlerini. Ancak sadece içgüdülerime güvenebilir miydim? Hislerine güvenmesi gereken son kişi olabilirdim belki.

Belki de duydu ama duymazdan geldi. Kim bilir, belki de onu görmemi istemiyordu. O zaman neden beni buraya kaçırıp hapsetmişti? Onun istediği de bu değil miydi? Tanışmak.

Onun vereceği karşılığı merak ediyordum. Tabii beni duyuyorsa. Bu isteğim onda nasıl bir his uyandırmıştı? Heyecan, isteksizlik, merak... Hangisi?

Tam beni duyduğuna dair inancımı yitirmek üzereyken söylediğim şeyi "Beni görmek istiyorsun." diye tekrarlayarak konuşmaya başladı. Emin olmak için sordu. "Doğru mu anladım?"

Beni her yerden izlediğini bildiğim adama sadece baş sallamakla yetindim. Onu görmek istiyordum. İlk defa onu bu kadar tanımak istiyordum. Nedenini bilmiyordum. Belki sadece burada kurtulmak için düşmanımı iyi tanımam gerektiğine inanıyordum, belki de ondan etkilendiğim için kendimi kandırıyordum. Cevaplarını henüz bulamıyordum ama net olduğum net bir şey vardı, onu görmek istiyordum.

Buna şaşırdığını ya da garipsediğini hissettiğim bir ses tonuyla "Beni neden görmek istiyorsun?" diyerek sordu.

Nedenini henüz ben de tam olarak bilmiyordum ki. Bir ya da birçok sebebi olabilirdi. Ancak şuan içimde yükselen en büyük duygu meraktı. Sanırım bunu öne sürebilirdim ve yalan da olmazdı. Omuz silkerek yanıtladım."Merak ediyorum. Hayalimdeki..." O an yanlış bir kelimeye kurduğum cümlenin farkına vardım ve hemen düzelttim. "Tahmin ettiğim Kral'a benziyor musun, ne kadar benziyorsun merak ediyorum."

"Hayallerindeki Kral nasıl biri?"

Söylediğim bu şeyle onu ümitlendirip cesaret verdiğim hissi bir diken gibi battı. Hızla "Hayallerim falan yok! Unut hayali." deyiverdim. "Tahminlerim var sadece seninle ilgili."

Benim şapşal ve kendini bilmez hâlime güldüğünü sesinden hissettiğim adam sorusunu benim gibi düzeltip tekrar sordu. "Peki, tahmin ettiğin Kral nasıl biri?"

Bunu hiç düşünmemiştim. "Bilmiyorum." diye dudak büktüm ve cümle kurmaya çalıştım. "Ben..." Ama ne diyeceğimi pek bilemiyordum. Onu görmek için cevaplarını bilmediğim bu soruyu yanıtlamak zorunda mıydım? Bu da bir tür sınav mıydı? Onu gerçekten görmek isteyip istemediğimi mi ölçmeye çalışıyordu? "Bilmiyorum." diyebildim sadece. Ardından sessizlik. Köşeye sıkışmış gibi hissettim.

Kral'la karşılıklı konuşurken kendimi satranç tahtasının önünde gibi hissediyordum. Karşımdaki zeki bir rakipti ve onun hamlesini öngörmek benim için neredeyse imkânsızdı. Onu tam anlamıyla tanımanın imkânsız olduğu gibi.

Tahmin ettiğim Kral nasıl biri... Onun hakkında net olarak bildiğim ve hissettiğim tek şey öngörülemez olması. Ve maalesef kıvrak bir zekâya sahip olduğunu düşünüyordum. Ve damarına basılmadıkça sakin biriydi. Kontrol benim elimde olsaydı ben de bu kadar sakin ve soğukkanlı olurdum herhâlde.

O sessiz kaldıkça ben de geriliyordum. Sanki verdiğim cevapları bir sınava tabi tutuyor ve beni değerlendirmeye alıyor gibiydi sessizliği. Onunla konuşurken bu yüzden satranç oynuyor gibi hissediyordum. Her kelimem, her cümlem acaba yanlış mı diye ölçüp tartmakla geçiyordu. Yanlış bir şey mi söyledim? İnsanı hep muallakta bırakan bir sessizliği vardı. Sizin duygularınızı en ince ayrıntısına kadar öğreniyor ya da tahmin ediyordu ama kendine dair ser verip sır vermiyordu. Onu böylesine karmaşık yapan sebep de buydu bence.

Sonunda o delirtici sessizliği bozan yine Kral oldu. "Beni göreceksin." sözüyle umutlandırsa da acele etmeyen bir üslupla ekledi. "Ama daha zamanı gelmedi." Ben sebebini anlamaya çalışırken kararlı sesi "Birbirimizi biraz daha tanımalıyız." diyerek açıkladı.

İstediği olmayan bir çocuk gibi öfkelenmemek için kendimi zor tuttum ve dişlerimi sıktım. "Daha ne kadar tanıyacaksın beni? İçimdeki donun rengine kadar biliyorsun."

"Çünkü onu ben aldım." Güler ya da alay eder gibi bir cümleyle söylemişti bunu çokbilmiş. "Ama içindeki duyguları, gerçek seni ben yaratmadım, Melisa. Seni tanımam, beni tanıman çok önemli bir detay ve çok özel. Bunun öylece aceleye getirilmesi fikrinden hoşlanmıyorum. Yavaş adımlarla gidelim olmaz mı?"

Kibar bir dille bunu açıklaması, içini biraz olsun dökebileceğine dair umut vermesi beni sakinleştiri gibi olmuştu sanki.

Aceleye getirmek istemiyordu. Vakti boldu. Benim değildi ama. Ben beklemeyi sevmiyordum. Sabırsızdım. Bu yüzden "Hakkımda ne bilmek istiyorsun?" diye bir giriş yaptım hemen. "Sor, söyleyeyim."

"Ben aceleye getirmeyelim dedikçe senin acele etmen..." Sakin bir soluk verdi. "Ne diyebilirim ki? Sabırsızlığını da seviyorum."

Sabırsızlığını da seviyorum. Yani bana dair birçok şey biliyor ve bunu seviyordu. Sabırsızlığı da onlardan biriydi. Doğru mu anlamıştım?

Ben aklımdaki delice düşünceleri zapt edemezken "Pekâlâ..." diyerek söze girdi yeniden. "Madem o kadar çok istiyorsun sorayım." Kısa bir düşünme molasından sonra "Nasıl bir çocukluk geçirdin? Aile hayatın nasıldı?" diye sordu aniden.

Benden hoşlanan ve tanımak isteyen biriyle date'e çıkmışım gibi hissettirmiyordu. Yüz yüze değildik belki ondandı. Daha çok seri cinayetlerinden sonra yakalanmış ve beyninin içi çözülmeye çalışan bir suçlu gibi hissediyordum. Hüküm giymek üzere olan, sorguya alınan biri gibi. Onun bende böyle bir etkisi vardı biraz. Sanki her sorusunun ardında bir art niyet varmış gibi. Yeri geldiğinde verdiğim bu cevabı kullanacakmış gibi.

Oysa aile hayatımda pek de bir şey yoktu. Kırık dökük bir aile hayatım olmamıştı. Aksine, son derece huzurlu ve tertipli bir ailede büyümüştüm. Öyle kocaman travmalarım olduğunu da söyleyemezdim. Söyleyeceklerimde sonradan kullanabileceği bir skandal yoktu. Buradan ona ekmek çıkmazdı yani.

Dudak büktüm cevap vermeden önce. "Aslında sıradan bir aile hayatım var. Annem, babam... Çok sakin insanlardı. Ben de güzel ve mutlu bir çocukluk geçirdim." Ona aradığı malzemeyi veremediğim için telafi etmek ister gibi hızla ekledim. "Yaramaz bir çocukmuşum ama. Annem hep illallah edermiş."

Güldü adam. "Küçük Melisa ne tatlıydı kim bilir."

Dudaklarım düz bir çizgi hâlini almış, onu dinlerken aynı şeyi ben de merak ettim. "Senin çocukluğun nasıl geçti?"

Az önce gülen adamın sessizliği kaskatı kesilmiş bir buz kütlesi gibi atmosfere gerilim verdi. "Bilmek istediğine emin misin?"

"Seni tanımak istiyorum." Sanki bu söke söke almam gereken bir hakmış gibi ekledim. "Benim de seni tanımak istediğin gibi."

İçinden ne çıkacağını bilmediğim koca kurdeleli bir kutunun içini görmeye çalışıyor gibi hissetmiştim. Kurdelelerini çekiştirip açtığımda içinden bomba da çıkabilirdi. Belki de parçaları her yana dağılabilirdi ama en azından bu adam hakkında daha fazla şey öğrenirdim.

Onu tanır, beni neden buraya hapsettiğini çözer ve onun hakkında bildiğim şeyi sonrasında ona karşı kullanabilirdim. Onun bana yapmasından korktuğum şeyi ben yapabilirdim. Bu kulağa pek adil gelmiyordu ama Allah aşkına, benim buraya hapsedilmem ne kadar adildi ki? Eğer onu yaralarından vurmam gerekirse vururdum. Özgür kalmamı sağlayacak bir şeyse bu, yapardım. Sonuçta aşkta ve savaşta her şey mubahtı değil mi?

...

*

YAZAR NOTU: Hi guyss! 💞 Bugün bölümü yeterince geciktirdiğim için notu kısa tutacağım, sabah hastane randevum olduğu için erken kalkmıştım, uyuyakalmışım. 😴 Kısa keseyim derken hayatımı anlatmam peki... 😂 Her neyse , bölüm hakkındaki yorumlarınızı buraya yazabilirsiniz. Bol yorumlarınızı bekliyorum, ilgi çok düşük. Eğer yoğun ilgi olursa stokta bölümlerim var, ekstra bölümler gelir. Sevgiler, bol kokulu öpçükler! 😘

•••

SOSYAL MEDYA
Wattpad: -BuzlarKralicesi
Instagram: buzlarkralicesioffical
YouTube: Gülay Sena Dündar

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

29okunma 2beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kategoriler ve temalar yükleniyor…