Kusursuzluğun Ardında

Vaveyla Yazarı: medinealntun191

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 4Şu an: Kusursuzluğun Ardında

4. Bölüm
Melisa Çelik’in hayatında her şeyin bir düzeni vardı.
Sabah kaçta uyanacağı, saçlarını nasıl yapacağı, hangi takıları takacağı, okulda kiminle konuşacağı… Her şey önceden belliydi. En azından dışarıdan bakıldığında.
O sabah da aynanın karşısında durmuş, uzun, düz, küllü açık kahverengi saçlarını tarıyordu. Saçlarını açık bırakmıştı. Üzerinde Prestij Akademisi’nin lacivert blazer ceketi, beyaz gömleği, gri çizgili kravatı ve gri ekose eteği vardı. Bileğindeki altın bileklik ışığı yakalarken parmaklarındaki bordo ojeler dikkat çekiyordu.
Son kez aynaya baktı.
Kusursuz.
Olması gerektiği gibi.
Aşağı indiğinde annesi Seda, kahvesini içerken telefonundaki mesajları okuyordu. Babası Levent çoktan evden çıkmıştı. Berk’in sesi ise salondan geliyordu.
“Melisa, geç kalacaksın.”
“Geç kalmıyorum.”
“Tabii. Sen hiçbir şeye geç kalmazsın zaten.”
Melisa gözlerini devirdi. “Çok komiksin.”
Berk gülümsedi. “Biliyorum.”
Melisa çantasını alıp kapıya yöneldiğinde annesi arkasından seslendi.
“Bugün okulda bir sorun çıkmasın, Melisa.”
Melisa durdu.
“Ne sorunu çıkacakmış?”
Seda başını telefonundan kaldırdı. “Babanın kulağına yine bir şeyler gitmesini istemiyorum. Son zamanlarda okulunla ilgili fazla konuşuluyor.”
Melisa’nın yüzündeki gülümseme kayboldu.
“Merak etme anne. Her şey kontrolümde.”
Bunu söylerken kendisi bile neden bu kadar emin görünmek zorunda olduğunu bilmiyordu.
Prestij Akademisi’nin bahçesi her zamanki gibi kalabalıktı. Parlak arabalar girişte sıralanmış, öğrenciler küçük gruplar hâlinde sohbet etmeye başlamıştı.
Melisa arabadan indiğinde Beren, İrem ve Ece onu hemen fark etti.
“Sonunda!” dedi Beren. “Sana anlatmam gereken bir şey var.”
Melisa çantasını omzuna yerleştirdi. “Günaydın demek yok mu?”
“Günaydın, majesteleri,” dedi Ece alayla.
İrem gülümsedi. “Bugün de enerjimiz yerinde.”
Melisa onlara bakıp hafifçe güldü. “Ne oldu?”
Beren sesini alçalttı.
“Yağmur’u gördüm. Kütüphaneden çıkıyordu. Elinde bir sürü kitap vardı.”
“Ee?” dedi Melisa.
“Seninle yapacağı sunum için hazırlanıyordur belki.”
Melisa’nın yüzündeki ifade değişmedi ama parmakları çantasının askısına biraz daha sıkı tutundu.
“Hazırlansın. Sunumun iyi olması benim için önemli.”
Ece kaşını kaldırdı. “Gerçekten sadece sunum mu önemli?”
Melisa ona keskin bir bakış attı.
“Ne demek istiyorsun?”
“Hiçbir şey.”
İrem araya girdi. “Hadi, daha ilk derse girmeden tartışmayalım.”
Melisa yürümeye başladı. Arkadaşları da peşinden geldi.
Bahçenin diğer tarafında Kerem ve arkadaşları duruyordu. Arda bir şey anlatıyor, Efe kahkaha atıyor, Demir ise telefonuna bakıyordu.
Kerem, Melisa’yı gördüğü anda yüzünde tanıdık bir gülümseme belirdi.
“Günaydın,” dedi Melisa yanlarına ulaştığında.
Kerem ona yaklaştı. “Günaydın, güzelim.”
Melisa’nın yüzündeki sert ifade yumuşadı.
“Ne kadar erken gelmişsin.”
“Seni görmek için bekliyordum.”
Arda hemen araya girdi. “Biz de burada süs olsun diye duruyoruz zaten.”
“Sen zaten çoğunlukla süs bile değilsin,” dedi Efe.
Arda elini kalbine götürdü. “Bu arkadaşlıkta hiç saygı kalmamış.”
Melisa güldü. Kerem de onun gülüşünü izleyerek gülümsedi.
Bir anlığına okulun geri kalanı önemini yitirmiş gibiydi.
Sonra Kerem, Melisa’nın yüzüne düşen saç tutamını fark etti. Elini kaldırıp saçını nazikçe kulağının arkasına yerleştirdi.
Melisa’nın bakışları onun gözlerine döndü.
“Saçın yüzüne geliyordu,” diye açıkladı Kerem.
“Fark ettim,” dedi Melisa, dudaklarının kenarında küçük bir gülümsemeyle.
Kerem’in kravatı biraz gevşemişti. Melisa elini uzatıp kravatını düzeltti, ardından gömleğinin yakasını dikkatlice toparladı.
“Sen de her sabah aynı şeyi yapıyorsun,” dedi.
Kerem başını hafifçe eğdi. “Sen düzelt diye.”
Melisa istemsizce güldü.
“Çok kendini beğenmişsin.”
“Sen de beni böyle seviyorsun.”
Melisa cevap vermedi. Yalnızca ona biraz daha yaklaştı.
Kerem elini Melisa’nın beline hafifçe yerleştirirken Melisa da başını onun omzuna yasladı. Birkaç saniye boyunca ikisi de konuşmadı.
Bu, Melisa’nın okulda göstermeye alışık olmadığı bir hâliydi. Kimseye emir vermeyen, kimseye üstünlük kurmaya çalışmayan, yalnızca sevdiği çocuğun yanında duran bir Melisa…
Biraz ileride Beren, İrem ve Ece onları izliyordu.
Beren gülümseyerek İrem’in koluna dokundu.
“Baksana şunlara.”
Ece’nin yüzünde bile nadir görülen yumuşak bir ifade vardı.
“Birbirlerine gerçekten âşıklar,” dedi İrem.
Beren başını salladı. “Melisa’nın Kerem’in yanındayken nasıl değiştiğini fark ettiniz mi?”
“Evet,” dedi İrem. “Keşke herkese karşı biraz böyle olabilse.”
Beren ona baktı. “Ne demek istiyorsun?”
“Hiç. Sadece… Melisa’nın her şeyi savaş hâline getirmesine gerek yok.”
Ece cevap vermedi. Ama gözleri hâlâ arkadaşının üzerindeydi.
Çünkü üçünün de bildiği bir şey vardı: Melisa, Kerem’i gerçekten seviyordu.
Ve Melisa’nın en büyük korkusu, sevdiği bir şeyi kaybetmekti.
İlk dersin zili çaldığında Kerem, Melisa’nın elini son bir kez tuttu.
“Öğle arasında görüşürüz,” dedi.
Melisa başını salladı. “Beni bekletme.”
“Emredersiniz.”
Kerem uzaklaşırken Melisa arkasından baktı. Sonra kızların yanına döndü ve yüzündeki gülümsemeyi yeniden alıştığı kendinden emin ifadeyle değiştirdi.
Koridora girdiklerinde Yağmur’la karşılaştılar.
Yağmur’un kollarında kitaplar vardı. Yanında Zeynep ve Elif yürüyordu. Üçü konuşarak merdivenlere yönelmişti.
Melisa’nın bakışları Yağmur’a takıldı.
Yağmur da onu fark etti.
Aralarında kısa bir sessizlik oluştu. Sonra Yağmur, sanki karşısında okulun en popüler kızı değil de sıradan bir öğrenci varmış gibi yoluna devam etti.
Melisa’nın kaşları hafifçe çatıldı.
Beren bunu fark etti.
“Yine seni görmezden geldi.”
“Fark ettim.”
“Bir şey yapmayacak mısın?”
Melisa gözlerini Yağmur’un uzaklaşan siluetinden ayırmadı.
“Her şeyin bir zamanı var, Beren.”
İrem içini çekti. “Melisa, belki de bu kadar üstüne gitmesen—”
“İrem.”
Melisa’nın tek kelimelik uyarısı yeterliydi.
İrem sustu.
Melisa yeniden yürümeye başladı. Dışarıdan bakıldığında hâlâ aynı Melisa’ydı: kendinden emin, güzel, kontrolü elinde tutan ve kimsenin karşısında geri adım atmayan kız.
Ama Yağmur’un varlığı, istemese de dikkatini dağıtıyordu.
Üstelik Melisa bunu kendine bile itiraf etmek istemiyordu.
Çünkü o, hayatında hiçbir şeyin değişmesine izin vermemeyi öğrenmişti.
Fakat bazı değişiklikler, insan izin vermese bile başlardı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

7okunma 4beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18