Herkesin Bildiği Sırlar

Vaveyla Yazarı: medinealntun191

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 3Şu an: Herkesin Bildiği Sırlar

2. Bölüm
Melisa Çelik'in birinden hoşlanmaması, o kişinin hayatını zorlaştırmak için yeterliydi.
Üstelik Melisa'nın birinden hoşlanmadığını anlamak da pek zor değildi. Bazen tek bir bakışı, bazen dudaklarının kenarında beliren küçümseyici bir gülümseme, bazen de karşısındaki kişiyi yok sayması yeterdi.
Yağmur ise bütün bunlara rağmen onun karşısında başını eğmemişti.
Melisa'nın canını sıkan da tam olarak buydu.
Koridorun sonuna doğru yürürken Beren, Melisa'nın yüzüne baktı.
“Şu kızın kendini ne sandığını anlayamadım.”
Melisa çantasının askısını düzeltti.
“Bence gayet iyi anladık.”
“Seninle öyle konuşması normal mi şimdi?” diye sordu Ece. “İlk günden hem de!”
İrem arkadaşlarına baktı.
“Belki de sadece kendini savunuyordur.”
Beren hemen ona döndü.
“İrem, lütfen. Daha ilk günden Melisa'ya kafa tutan birini mi savunuyorsun?”
“Savunmuyorum. Sadece kızın ne yaptığını anlamaya çalışıyorum.”
Melisa yürümeye devam etti.
“Anlamana gerek yok. Bazı insanlar dikkat çekmek için her şeyi yapar.”
Bunu söylerken sesi sakindi. Ancak Beren, onun bu sakinliğini iyi tanıyordu. Melisa gerçekten sinirlendiğinde sesini yükseltmek yerine daha kontrollü konuşurdu.
Ve bu, genellikle pek iyiye işaret değildi.
“Peki şimdi ne yapacağız?” diye sordu Beren.
Melisa ona baktı.
“Hiçbir şey.”
Ece şaşkınlıkla güldü.
“Hiçbir şey mi?”
“Evet. Daha ilk gün. Önce okulun nasıl işlediğini öğrensin.”
Melisa'nın dudaklarında belli belirsiz bir gülümseme oluştu.
“Sonra konuşuruz.”
---
Okulun arka bahçesinde, basketbol sahasının yanındaki banklarda üç erkek oturuyordu.
Arda, elindeki sandviçin son lokmasını yerken Demir'in telefonuna göz attı.
“Şuna bak ya. Daha sabahın ilk saatleri ve okulun gündemi değişmiş.”
Demir telefonunu kendine çekti.
“Senin başka işin yok mu?”
“Var. Okulun sosyal hayatını takip ediyorum.”
Efe güldü.
“Sen sosyal hayatı değil, dedikoduyu takip ediyorsun.”
“İkisi arasında ince bir çizgi var.”
“Sen o çizginin yanlış tarafındasın,” dedi Demir.
Arda itiraz etmek için ağzını açmıştı ki bahçeye Kerem girdi.
Siyah saçları her zamanki gibi hafif dağınıktı. Gömleğinin yakası açıktı, kravatını takmamıştı. Ceketini omzuna atmış, diğer elinde telefonunu tutuyordu.
Arda onu görünce elini kaldırdı.
“Sonunda! Nerede kaldın?”
Kerem bankın boş kalan yerine oturdu.
“Melisa'yla konuşuyordum.”
Arda'nın yüzünde hemen anlamlı bir ifade belirdi.
“Sabah sabah mı? Romantizm bitmiyor.”
Kerem gözlerini devirdi.
“Her konuştuğumuzda romantizm olmak zorunda mı?”
“Sevgilinle konuşuyorsun. Başka ne konuşacaksınız? Vergi borçlarını mı?”
Efe kahkaha attı.
Kerem de istemeden gülümsedi.
Melisa'yla ilişkileri okulda herkesin bildiği bir şeydi. Birlikte olduklarında dikkat çekiyorlardı. Melisa'nın kendinden emin tavrı ve Kerem'in rahatlığı birbirini tamamlıyor gibiydi.
En azından dışarıdan bakıldığında.
Demir, telefonunu cebine koydu.
“Yeni öğrenciyle tanıştınız mı?”
“Hangisi?” diye sordu Kerem.
“Yağmur. Burslu gelen kız.”
Arda hemen araya girdi.
“Tanışmadım ama okulun yarısı tanışmış gibi davranıyor.”
“Adını bile bilmeyenler hakkında yorum yapıyor,” dedi Efe.
Kerem omuz silkti.
“Daha ilk gün. Bırakın kız okula alışsın.”
Demir başını hafifçe salladı.
“Ben de öyle düşünüyorum.”
Arda bir süre arkadaşlarına baktı.
“Vay be. Daha öğle arası gelmeden hepiniz olgunlaştınız.”
“Sen de bir gün denersin,” dedi Kerem.
“Benim böyle bir planım yok.”
Üçü gülerken Kerem'in bakışları bahçenin girişine kaydı.
Melisa, Beren, İrem ve Ece'yle birlikte onlara doğru geliyordu.
Kerem'in yüzü kendiliğinden aydınlandı.
Melisa'yı gördüğünde hâlâ böyle oluyordu. Ne kadar tartışırlarsa tartışsınlar, onun yanında kendini iyi hissettiği anlar vardı.
Melisa da Kerem'i görünce gülümsedi.
Yanına geldiğinde Kerem ayağa kalkıp onu öptü.
“Günaydın.”
“Günaydın,” dedi Melisa. “Beni özledin mi?”
Kerem kaşlarını kaldırdı.
“Son görüşmemizin üzerinden yaklaşık kırk dakika geçti.”
“Yani?”
“Çok özledim.”
Melisa memnun bir ifadeyle gülümsedi.
“Böyle daha iyi.”
Arda elini göğsüne koydu.
“Ben burada tek başıma sevgi görmeden yaşamaya çalışıyorum.”
Ece ona baktı.
“Senin sevgi görmemenin sebebi bu konuşmaların olabilir mi?”
“Beni anlamıyorsunuz.”
“Bu konuda hemfikiriz,” dedi Demir.
Herkes gülerken Melisa da güldü. Birkaç dakika boyunca her şey her zamanki gibiydi.
Sonra bahçenin diğer ucunda Yağmur'u gördü.
Yanında Zeynep vardı. İkisi ellerindeki ders programına bakarak konuşuyorlardı.
Melisa'nın gülümsemesi biraz azaldı.
Kerem onun baktığı yöne döndü.
“Ne oldu?”
“Hiç.”
“Birine mi bakıyorsun?”
Melisa gözlerini yeniden Kerem'e çevirdi.
“Hayır. Sadece etrafa bakıyorum.”
Kerem üstelemedi.
Fakat Melisa'nın Yağmur'a baktığını fark etmişti.
---
Öğle arası başladığında okulun yemekhanesi her zamanki gibi kalabalıktı.
Melisa ve arkadaşları, pencerenin yanındaki masalarından birine oturmuştu. Masanın çevresinde oturmak bile okulda küçük bir ayrıcalık sayılırdı. Çünkü o masada kimlerin oturduğu, kimin yanlarına çağrıldığı ve kimin görmezden gelindiği herkes tarafından fark edilirdi.
Melisa telefonunu masaya bıraktı.
“Bugün öğleden sonra edebiyat dersinde sunum konuları açıklanacakmış.”
“Umarım grup çalışması değildir,” dedi Ece. “Bir de kimsenin işini yapmakla uğraşamam.”
İrem suyundan bir yudum aldı.
“Bence grup çalışması güzel olabilir.”
Beren ona baktı.
“Sen her şeyin güzel olabileceğini düşünüyorsun.”
“En azından deniyorum.”
Melisa cevap verecekti ki Yağmur'un yemek almak için sıraya girdiğini gördü.
Zeynep yanında değildi. Muhtemelen arkadaşını arıyordu.
Beren de onu fark etmişti.
“Bakın, yeni öğrencimiz yalnız başına.”
Ece dudaklarını büktü.
“Ne kadar üzücü.”
Melisa sandalyesine yaslandı.
“Belki de yalnız kalmayı seviyordur.”
“Bence biraz yardıma ihtiyacı var,” dedi Beren. Sesinde yardım etmekten çok alay etme isteği vardı.
İrem kaşlarını çattı.
“Bıraksanıza kızı. Daha ikinci günü.”
Melisa ona döndü.
“Kimse bir şey yapmadı ki.”
Bu sırada Yağmur tepsisini almış, boş masa arıyordu.
Beren elini kaldırdı.
“Yağmur! Buraya gelsene!”
Yağmur sesin geldiği yöne baktı.
Melisa'nın masasında oturan dört kızı görünce kısa bir tereddüt yaşadı. Ardından tepsisini alıp yanlarına yürüdü.
“Buyurun?”
Beren masadaki boş sandalyeyi gösterdi.
“Yeni okuluna alışabildin mi?”
“Şimdilik evet.”
“Güzel. Burada herkes birbirini tanır. Kimin kim olduğunu bilmek işini kolaylaştırır.”
Yağmur tepsisini masaya bıraktı.
“Bunu fark ettim.”
Ece gülümsedi.
“Peki, burslu öğrenci olmak nasıl bir şey?”
İrem hemen ona baktı.
“Ece.”
“Ne var? Sadece sordum.”
Yağmur, Ece'nin gözlerinin içine baktı.
“Gayet normal. Derslerime çalışıyorum, sınavlara giriyorum. Diğer öğrenciler gibi.”
Beren başını yana eğdi.
“Ama burada herkes aynı şartlarda okumuyor.”
“Doğru,” dedi Yağmur. “Bazıları okul ücretini ödüyor, bazıları burs kazanıyor. Sonuçta hepimiz aynı sınıfta ders görüyoruz.”
Masadaki hava değişti.
Melisa yavaşça telefonunu eline aldı, sonra tekrar masaya bıraktı.
“Oldukça hazırlıklı cevapların var.”
Yağmur ona döndü.
“Sorular da çok zor değildi.”
Ece'nin gülümsemesi silindi.
Beren, Melisa'ya baktı. Melisa'nın bir şey söylemesini bekliyordu.
Melisa ise Yağmur'u dikkatle süzüyordu.
“Burada insanlarla iyi geçinmek önemlidir,” dedi sonunda. “Özellikle de kimlerin yanında nasıl konuşacağını bilmek.”
Yağmur'un yüzündeki ifade değişmedi.
“İyi geçinmek başka, her söylenene itiraz etmeden katılmak başka.”
“Kimse senden her söylenene katılmanı istemedi.”
“Öyleyse neden nasıl konuşmam gerektiğini söylüyorsun?”
Birkaç öğrenci dönüp onlara baktı.
Melisa bunu fark etti.
Başkalarının önünde küçük düşürülmeye tahammülü yoktu. Hele ki bunu henüz okula yeni gelmiş birinin yapmasına hiç tahammülü yoktu.
“Sanırım kendini fazla önemsiyorsun,” dedi.
Yağmur tepsisini eline aldı.
“Sanırım sen de insanların senin hakkında ne düşündüğünü fazla önemsiyorsun.”
Bu kez masanın çevresinde tam bir sessizlik oluştu.
İrem gözlerini kapatıp derin bir nefes aldı.
Ece'nin ağzı hafifçe aralandı.
Beren ise öfkeyle doğruldu.
“Sen kiminle konuştuğunun farkında mısın?”
Yağmur ona baktı.
“Evet. Benimle konuşan dört kişiyle.”
Ardından tepsisini aldı.
“Afiyet olsun.”
Yağmur uzaklaşırken Melisa arkasından baktı.
Yüzündeki ifade sakindi ama parmakları telefonunun kenarını sıkıca kavramıştı.
Beren öfkeyle masaya yaslandı.
“Buna gerçekten izin mi vereceksin?”
Melisa gözlerini Yağmur'dan ayırmadı.
“Ne yapmamı bekliyorsun? Peşinden mi koşayım?”
“Hayır ama—”
“Beren.”
Melisa'nın tek kelimelik uyarısı yeterli oldu.
Beren sustu.
Melisa sandalyesine yaslandı ve telefonunun ekranını açtı. Fakat artık ekranda ne olduğuna bakmıyordu.
Yağmur'un son cümlesi zihninde dönüp duruyordu.
İnsanların senin hakkında ne düşündüğünü fazla önemsiyorsun.
Melisa böyle şeyleri düşünmezdi.
Çünkü o, insanların ne düşündüğünü zaten bilirdi.
Ve insanların onun hakkında iyi şeyler düşünmesi için ne yapması gerektiğini de.
---
Kerem, öğle arasının sonunda arkadaşlarıyla koridora çıktığında Melisa'yı merdivenlerin yanında buldu.
Beren ve Ece biraz ileride konuşuyordu. İrem ise telefonuna bakıyordu.
Kerem, Melisa'nın yanına geldi.
“İyi misin?”
Melisa ona döndü.
“Neden iyi olmayayım?”
“Bilmiyorum. Biraz gergin görünüyorsun.”
“Öyle mi?”
“Melisa.”
Kerem'in sesindeki ciddiyet, onun gülümsemesini azalttı.
“Ne oldu?”
Melisa bir an durdu.
“Yağmur'la karşılaştık.”
Kerem'in yüzü değişmedi.
“Tamam?”
“Bize karşı oldukça rahat davranıyor.”
“Nasıl yani?”
Melisa kollarını göğsünde birleştirdi.
“İnsanlarla konuşurken biraz dikkatli olması gerektiğini söyledim. O da bana insanların ne düşündüğünü fazla önemsediğimi söyledi.”
Kerem kısa bir süre sessiz kaldı.
Sonra sordu."
“Sen ona ne söyledin?”
Melisa kaşlarını çattı.
“Ne demek istiyorsun?”
“Sana ne söylediğini duydum. Ama önce senin ona ne söylediğini merak ediyorum.”
Melisa'nın yüzündeki ifade sertleşti.
“Onu uyarmaya çalıştım.”
“Ne hakkında?”
“Kerem, gerçekten bunu mu konuşacağız?”
“Yalnızca anlamaya çalışıyorum.”
Melisa başını iki yana salladı.
“Sen de mi onun tarafındasın?”
Kerem hemen cevap verdi.
“Bir taraf seçmeye çalışmıyorum.”
“Ama öyle davranıyorsun.”
“Hayır, Melisa. Sadece birinin burslu olması ya da yeni gelmesi, ona istediğimiz gibi davranabileceğimiz anlamına gelmiyor.”
Melisa'nın gözleri soğudu.
“Ben ona kötü bir şey yapmadım.”
“Belki de yapmadığını düşünüyorsun.”
Bu cümle Melisa'yı beklediğinden daha fazla incitti.
Kerem onun sevgilisiydi. Onu herkesten iyi tanıması gerektiğini düşünüyordu. En azından böyle anlarda, önce onun yanında durmasını bekliyordu.
“Yani bana inanmıyorsun.”
“Öyle demedim.”
“Ama bunu ima ediyorsun.”
Kerem iç çekti.
“Melisa, seninle tartışmak istemiyorum.”
“Ben de istemiyorum.”
İkisi birkaç saniye birbirine baktı.
Sonra Kerem, onun elini tuttu.
“Bak, seni seviyorum. Bunu biliyorsun.”
Melisa'nın yüzündeki sertlik biraz azaldı.
“Biliyorum.”
“Ama seni sevmem, yaptığın her şeyi doğru bulmam gerektiği anlamına gelmiyor.”
Melisa elini yavaşça çekti.
“Peki.”
Kerem onun sesindeki soğukluğu fark etti.
“Bana kızdın.”
“Hayır.”
“Melisa, seni tanıyorum.”
Melisa çantasını omzuna yerleştirdi.
“Öyleyse ne zaman konuşmak istemediğimi de bilmen gerekiyor.”
Arkasını dönüp arkadaşlarının yanına yürüdü.
Kerem olduğu yerde kaldı.
Onu üzmek istememişti. Fakat Melisa'nın her itirazı kendisine karşı bir saldırı gibi algılamasını da anlayamıyordu.
Bir süre sonra Arda yanına geldi.
“Ne oldu?”
Kerem başını iki yana salladı.
“Bir şey yok.”
Arda, Melisa'nın uzaklaşan grubuna baktı.
“Bir şey var gibi görünüyor.”
Kerem cevap vermedi.
Çünkü henüz kendisi de ne düşüneceğini bilmiyordu.
---
Son dersin bitmesine birkaç dakika kala Melisa, telefonunun ekranına baktı.
Kerem'den mesaj gelmişti.
Kerem: Çıkışta seni bekleyeyim mi?
Melisa bir süre mesajı izledi.
Hâlâ ona kızgındı. Ama Kerem'in kendisini aramasını, yanına gelmesini, her şeyin eskisi gibi olmasını da istiyordu.
Melisa: Gerek yok. Kızlarla çıkacağım.
Cevap hemen geldi.
Kerem: Tamam. Eve varınca haber ver.
Melisa telefonunu kapattı.
Beren yanına geldiğinde çantasını topluyordu.
“Kerem'le barıştınız mı?”
Melisa başını kaldırdı.
“Kavga etmedik.”
Beren ona inanmış gibi görünmüyordu.
“Peki.”
“Beren, lütfen bugün bir de sen başlama.”
Beren ellerini kaldırdı.
“Tamam, sustum.”
İrem ve Ece de yanlarına geldi. Dördü birlikte sınıftan çıktı.
Koridorun sonunda Yağmur, Zeynep ve Elif'le konuşuyordu. Elif bir şey anlatırken Yağmur gülmeye başladı.
Melisa'nın bakışları istemeden onlara kaydı.
Yağmur, sabah geldiğinde okulda kimseyi tanımıyordu. Buna rağmen şimdiden yanında insanlar vardı.
Melisa ise yıllardır bu okuldaydı.
Herkes onu tanıyordu. Herkes ona bakıyordu. Herkes onun ne giyeceğini, kiminle konuşacağını, hangi masaya oturacağını biliyordu.
Ama Yağmur'un birkaç saat içinde insanların ilgisini çekmesi, Melisa'nın canını beklediğinden daha fazla sıkmıştı.
Bunun nedenini kendine açıklamak istemedi.
“Melisa, geliyor musun?” diye seslendi İrem.
Melisa bakışlarını Yağmur'dan ayırdı.
“Geliyorum.”
Arkadaşlarına yetişti.
Fakat okuldan çıkarken aklında tek bir düşünce vardı:
Yağmur'un burada kendine bir yer edinmesine izin vermeyecekti.
Çünkü Prestij Akademisi'nde herkesin bir yeri vardı.
Ve Melisa Çelik, kendi yerini kimseye bırakmaya niyetli değildi.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

14okunma 7beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 136

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurgugenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18