4. bölüm · KURŞUN VE CÜBBE

4.BÖLÜM

damla.yadamlayagölolurbtww .

Kendime inanamadım o an,inanmayacaksınız ama ilk kez aşık olmuştum...
Az sonra omzumda Kuzey'in ceketiyle tekrardan dışarı çıktım.Beni bekliyorlardı.
İdil bana baktı,
"Ne yaptın içeride?"
"Hiç..."
Kuzey'in yanına oturdum, KUZEY'İN YANINA.

BİRKAÇ SAAT SONRA
08.10

Gözlerimi açtığımda İdil beni sarsıyordu."Of,ya uyan artık Derin.Bak İstanbul'a gidiyoruz."Cevap vermedim sadece doğruldum,etrafıma bakındım.
İdil içeri gitti.Hazırlandım,yani galiba.Sadece saçlarımı toplayıp üzerime bir hırka geçirdim,pijamalarımı değiştirme zahmetine bile girmedim.Kapıyı açıp salona doğru yürürken bir anda kendimi yerde buldum.
Az sonra herkes başıma toplanmıştı,dizim çok acıyordu.Ne olduğunu bile anlayamadım. Nasıl düşmüştüm bilmiyorum.
Alp gelip beni kaldırırken gözlerim Kuzey'e kaydı,daha önce görmediğim bir kadınla konuşuyordu.
"Derin gel dizini saralım benim ilkyardım çantam yanımdaydı."İdil gidip benim için ilkyardım çantasını getirdikten sonra koltukta dizimi sardı.Gözlerim hâlâ Kuzey'deydi,yanındaki kadının elini sıkıp yanıma geldi.
Dizime dokundu,"Acıyor mu?" "Biraz,"aslında çok acıyordu."Neyse hadi bir şeyler yiyip kalkalım."
Kuzey başıyla onaylayıp kolumdan tutup kalkmama yardım ederken kalbim çok hızlı atıyordu,üzerime eğildi arkamdaki yastığı almak için.Yüzü bana o kadar yakındı ki yüzüm kıpkırmızı olmuştu.
Kalkıp aceleyle yürümeye çalışırken bu seferde Gamze'nin üstüne düştüm."Ah,Derin ne yapıyorsun önüne baksana." "Şey,p-ardon ben istemeden oldu yani..."Sözüm yarıda kesildi."Gamze tamam.Kız bilerek mi düştü senin üzerine,hayret bişeysin yani."Kuzey geldi ve beni kaldırdı sonra beni yürütürken kendim duvara dayanarak yürümeye başladım,Kuzey kendi kendine el kol hareketleri yaparken uzaklaştı.
Basbayağı herkese trip atıyordu.Bora geldi ve onunla yürüdüm minibüse.Kuzey dışarıdada aynı kadınla konuşuyordu o konuşurken bende arka koltuğa geçtim,İdil'i kolundan tutup çektim."İdil, biz arkada beraber otursam olur mu?Kuzey'le oturmak istemiyorum da." "Olur."
İdil'le sohbet ede ede yolu yarılamıştık ki Gözlerim yavaş yavaş kapanmaya başladı ve gözlerimi açtığımda İdil'le başlarımızı birbirine yaslamış ve uyumuştuk.
Doğrulup İdil'e baktım,o an fark etmiştim,İdil gerçekten çok güzel arkadaşlar kahveli kızıllı saçları ve mavi gözleri var.İnanabiliyor musunuz?
...

Artık onun başı omzumdaydı ve ben ise camdan dışarı bakıyordum başımı çevirdiğimde Kuzey ve Alp beklediğim gibi değillerdi.Alp annesiyle konuşuyor,Kuzey ise günlük yazıyordu.Sonra aklıma bugün üzerinde fazla düşünmediğim bir konu geldi.
KUZEY SABAH KİMİNLE KONUŞUYORDU?!?
O an bana bir aydınlanma geldi sanki,Kuzey o kadınla neden o kadar sık konuşmuştu ki,günlüğüne de o kadını mı yazıyordu acaba?Yoksa o kadın Kuzey'in SEVGİLİSİ MİYDİ??
Yok canım,olamaz ki.Yani...neden olsun ki,değildir herhalde...
Bir dakika ben...
ONU KISKANIYOR MUYUM?
YOK CANIM NE ALAKA KISKANDIĞIM FALAN YOK!
Acaba kıskandığımı belli ettim mi?Yok canım hiçbir şey söylemedim ki nasıl anlasınlar?
"Derin,biz beraber mi uyuduuk?" "Evet İdil, beraber uyuduk." "Ya Derin biliyor musun ben seni çok sevdim." "Ben de senii." Aslında böyle sıkı fıkı bir kız değildim ama İdil'de bir şey vardı sanki,çok tatlı bir kız ve şu "kız neşesi"nin atası gibi geliyor nedense...
"E uyuyan küzeller uyandunuz mi?" "Hmm hmm."Başımı salladım etrafıma baktığımda fark ettim ki hareket etmiyorduk."Neden durduk?" "Bora ile Gamze yiyecek bir şeyler alacaklarmış da ondan." Kuzey'in cevabına başımı sallasam da hâlâ ona kızgındım,nedenini ben de bilmiyorum ama kızgınım işte.
Acaba o kadın kimdi?Bence hiçbir şey belli etmeden İdil'e sorabilirim.
"İdil." İdil mavi gözleriyle uykulu uykulu bana bakıp devam etti."Efendim canım." "Bu... Kuzey'in sabah konuştuğu kadın kimdi?" İdil tam ağzını açmiştı ki ben devam ettirdim."Yani meraktan soruyorum." İdil kıkırdadıktan sonra cevap verdi. "O Kuzey'in kuzeni o da benimle beraber hastanede çalışıyordu da tayini Ordu'ya çıkmış.Bizim uyandığımız saatlerde de oradan geçiyormuş,Kuzey'i görünce selam vermiş konuşmuşlar işte.Neden sordun?"Son cümleyi söylerken burnumun dibine girmiş ve mavi gözleri parıldıyordu,yanaklarımın kızardığını hissettim."Ş-şey..."durşumu dikleştirip toparlandım. "...dedim ya meraktan diye." "Hmm,öyle olsun bakalım."
...
"Evet,eksiklerde geldiğine göre yolculuk devam ediyoor."
"Bu arada 2 saatlik yolumuz kalmııış." İdil'in söylediğiyle şok oldum,9 saat mi uyumuştum otobüste?
Gerçi normal,gece hiç uyuyamadım...