7. bölüm / 7
Kural Dışı7.Bölüm
Bölümler 7Şu an: 7.Bölüm
- 1 1. Bölüm323 kelime
- 2 2. Bölüm883 kelime
- 3 3. Bölüm497 kelime
- 4 4. Bölüm654 kelime
- 5 5.Bölüm602 kelime
- 6 6. Bölüm465 kelime
- 7 7.Bölüm602 kelime · Okuduğun bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Ece ile tanışmamızın üzerinden neredeyse bir hafta geçmişti.
Bu süre boyunca birkaç kez buluşmuştuk.
Daha doğrusu Ece beni evden çıkarmayı başarmıştı.
Çünkü canım sıkıldığında genellikle evde kalmayı tercih ederdim.
Ama Ece öyle biri değildi.
Sürekli bir planı vardı.
Bir gün kampüsün çevresini gösteriyordu.
Bir gün yeni açılan bir kafeyi.
Bir gün de sırf hava güzel diye yürümek istiyordu.
Nasıl bu kadar enerjik olabildiğini hâlâ anlayamıyordum.
O gün kampüsün içindeki büyük bahçede yürüyorduk.
Ece elindeki kahveyi sallayarak konuşuyordu.
"Bak şurası kütüphane."
Başımı salladım.
"Şurası yemekhane."
Tekrar başımı salladım.
"Şurası da herkesin ders çalışıyorum deyip dedikodu yaptığı yer."
Bu sefer güldüm.
"En önemli yer yani."
"Kesinlikle."
Bir süre sessiz yürüdük.
Sonra Ece bana döndü.
"Heyecanlı mısın?"
"Neye?"
"Üniversiteye başlayacaksın."
Omuz silktim.
"Biraz."
"Biraz mı?"
"Evet."
"Emin misin?"
"Hayır."
Bu sefer ikimiz de güldük.
Aslında heyecanlıydım.
Ama bunu yüksek sesle söylemek istemiyordum.
Belki de alışkanlıktı.
İnsanlara ne hissettiğimi göstermeyi pek sevmezdim.
İki gün sonra...
Telefon alarmı çalmadan birkaç dakika önce uyandım.
Bir süre tavana baktım.
Bugün üniversitenin ilk günüydü.
İçimde garip bir heyecan vardı.
Heyecan mıydı?
Belki.
Belki de yıllardır beklediğim bir şeyin sonunda gerçekleşiyor olmasının verdiği duyguydu.
Yataktan kalkıp hazırlanırken aynada kendime baktım.
Kolay olmamıştı.
Bir yıl mezuna kalmıştım.
Sonra bir yıl daha.
Bazen insanlar neden bu kadar uğraştığımı anlamıyordu.
"Hukuk için iki yıl beklenir mi?"
diyorlardı.
Ben beklemiştim.
Çünkü başka bir bölüm okumak istemiyordum.
Kendimi yıllardır hukuk fakültesinde hayal etmiştim.
Bu yüzden vazgeçmemiştim.
Şimdi ise gerçekten başlıyordum.
Telefonum çaldı.
Annem.
Daha açar açmaz sesi geldi.
"Kahvaltı yaptın mı?"
İstemeden güldüm.
"Henüz değil."
"Aslı."
"Tamam anne, yapacağım."
Telefonu kapattıktan sonra mutfağa geçtim.
Kahvaltımı yaptım.
Sonra çantamı alıp evden çıktım.
Kampüse vardığımda etraf öğrencilerle doluydu.
Kimisi arkadaşlarıyla konuşuyordu.
Kimisi telaşla bir yerlere yetişmeye çalışıyordu.
Ben ise elimde telefonla doğru binayı bulmaya çalışıyordum.
Neyse ki bu sefer kaybolmadım.
Sınıfa girdiğimde boş sıralardan birine oturdum.
Dakikalar geçtikçe sınıf dolmaya başladı.
Etrafımdaki insanları izliyordum.
Bazıları benim gibi heyecanlıydı.
Bazıları ise oldukça rahattı.
İlk ders başladığında bütün dikkatimi hocaya vermeye çalıştım.
Ders düşündüğümden daha ilgi çekiciydi.
Not alırken zamanın nasıl geçtiğini anlamadım.
Öğle arasında kampüsün bahçesine çıktım.
Banklardan birine oturup etrafı izledim.
Birkaç hafta önce Manisa'daydım.
Şimdi ise Bolu'da, hukuk fakültesinin ilk gününü geçiriyordum.
Hayat gerçekten garipti.
Dersler bittiğinde hava kararmaya başlamıştı.
Yorgundum ama mutluydum.
Eve geldiğimde kendimi koltuğa bıraktım.
Tam gözlerimi kapatmıştım ki telefonum titredi.
Eralp.
Mesajı görünce doğruldum.
Eralp: İlk gün nasıldı?
İstemeden gülümsedim.
Aslı: Hayattayım.
Mesaj anında görüldü.
Eralp: Bu iyi haber.
Aslı: Beklediğim kadar kötü değildi.
Eralp: Güzel.
Birkaç saniye sonra yeni mesaj geldi.
Eralp: Evde misin?
Kaşlarımı çattım.
Aslı: Evet.
Eralp: Tamam.
Aslı: Neden?
Bu sefer cevap gelmedi.
Yaklaşık on dakika sonra kapı çaldı.
Şaşkınlıkla yerimden kalkıp kapıyı açtım.
Karşımda Eralp vardı.
Elinde birkaç gün önce verdiğim kap duruyordu.
"Demek neden buydu."
Eralp hafifçe gülümsedi.
"Kapı getirmem gerekiyordu."
Kabı alırken ağır olduğunu fark ettim.
Kaşlarımı kaldırdım.
"Bu ne?"
"Bakarsın."
Mutfağa gidip kapağı açtım.
İçinde tatlı vardı.
Şaşkınlıkla tekrar ona baktım.
"Sen mi yaptın?"
"Evet."
"Yalan."
Bu sefer gerçekten güldü.
"Niye herkes aynı şeyi söylüyor?"
"Bilmem,senin tatlı yapmanı hiç beklemezdim galiba."
Tatlıdan küçük bir parça aldım.
Beklediğimden çok daha güzeldi.
Bunu belli etmek istemesem de yüzümden anlaşılmış olacak ki Eralp kaşını kaldırdı.
"Nasıl olmuş?"
Bir süre düşündüm.
Sonra omuz silktim.
"Fena değilmişsin."
"Bu iltifat mı?"
"Yemek konusunda."
Bu sefer gülümsemesi biraz daha belirginleşti.
"İltifat olarak kabul ediyorum."
Gözlerimi devirdim.
Ama gülümsememe engel olamadım.
Kapının önünde birkaç dakika daha konuştuk.
Üniversiteden.
İlk günümden.
Bolu'dan.
Sonra Eralp saate baktı.
"Dinlen."
"Neden?"
"Yarın yine erken kalkacaksın."
Haklıydı.
Kapıyı kapatıp içeri girdim.
Ev her zamanki gibi sessizdi.
Ama bu sessizlik artık ilk günkü kadar ağır gelmiyordu.
Çünkü yavaş yavaş alışıyordum.
Yeni şehre.
Yeni hayatıma.
Ve belki de yeni başlangıçlara.🤍
Bölüm etkileşimi
