6. bölüm / 7
Kural Dışı6. Bölüm
Bölümler 7Şu an: 6. Bölüm
- 1 1. Bölüm323 kelime
- 2 2. Bölüm883 kelime
- 3 3. Bölüm497 kelime
- 4 4. Bölüm654 kelime
- 5 5.Bölüm602 kelime
- 6 6. Bölüm465 kelime · Okuduğun bölüm
- 7 7.Bölüm602 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Bolu'ya geleli neredeyse bir hafta olmuştu.
İlk geldiğim günkü gibi değildim artık.
En azından hangi sokağın nereye çıktığını biliyordum.
Ve markete giderken kaybolmuyordum.
Bu da bir gelişmeydi.
Sabah erkenden kalkıp evin kalan birkaç eksiğini tamamladım.
Çamaşırları yerleştirdim.
Masanın üzerindeki dağınıklığı topladım.
Sonra sıkıldım.
Telefonumu elime alıp koltuğa uzandım.
Tam o sırada Mert'ten mesaj geldi.
"Canın sıkıldı mı?"
Gözlerimi devirdim.
"Hayır."
Mesajı gönderir göndermez cevap geldi.
"Yalan."
Bu çocuğun bazen sinir bozucu derecede haklı olmasına sinir oluyordum.
Telefonu bırakıp hazırlanmak için odama geçtim.
Bugün kayıt için birkaç evrak teslim etmem gerekiyordu.
Yaklaşık yarım saat sonra evden çıktım.
Hava serindi.
Bolu'nun havasına hâlâ alışamamıştım.
Kayıt işleri düşündüğümden daha kısa sürdü.
Üniversiteyi uzaktan görmek garip hissettirmişti.
Birkaç gün sonra burada derslere girecektim.
Bu düşünce heyecanlandırıcıydı.
Ama biraz da korkutucuydu.
İşlerim bitince eve dönmek istemedim.
Yakındaki küçük bir kafeye girdim.
Cam kenarındaki boş masaya oturup kahve söyledim.
Telefonumla uğraşırken bir anda yan taraftan bir ses geldi.
"Allah'ım!"
Başımı kaldırdığım anda bir kızın elindeki tepsiyi düşürmemek için verdiği mücadeleyi izledim.
Son anda kurtarmıştı.
Ama sandalye benim masama çarpmıştı.
Kız gözlerini kocaman açtı.
"Çok özür dilerim!"
Bir an sustum.
Sonra gülmemek için dudaklarımı birbirine bastırdım.
"Sorun değil."
Derin bir nefes verdi.
"İyi ki kahve üstüne dökülmedi."
"Gerçekten."
Bu sefer ikimiz de güldük.
Kız birkaç saniye bana baktı.
Sonra hiç çekinmeden karşımdaki sandalyeye oturdu.
Şaşkınlıkla ona baktım.
"Şey..."
"Evet biliyorum."
"Ne biliyorsun?"
"Normalde yabancı insanların masasına oturulmaz."
Kaşımı kaldırdım.
"Evet."
"Ama sen tehlikeli biri gibi durmuyorsun."
Bu sefer gerçekten güldüm.
"Bu nasıl bir mantık?"
"Bilmiyorum."
Omuz silkti.
"İşe yaradı ama."
İlk defa biriyle tanışırken bu kadar rahat davranan birini görüyordum.
Bir süre sonra sohbet etmeye başladık.
Daha doğrusu o konuştu.
Ben dinledim.
Adının Ece olduğunu öğrendim.
Psikoloji okuyordu.
Üçüncü sınıftaydı.
Benim yeni geldiğimi öğrenince gözleri parladı.
"Yani burada kimseyi tanımıyorsun?"
"Birkaç kişi."
"Sevgilin yok yani?"
Boğazıma kaçacak gibi oldum.
"Ne?"
"Ne var canım? Normal soru."
"Yok."
"E güzel."
"Niye güzel?"
"Bilmiyorum."
Kahvesinden bir yudum aldı.
"Öylesine dedim."
Bu kız gerçekten ilginçti.
Yaklaşık bir saat boyunca konuştuk.
Konuşurken zamanın geçtiğini fark etmemiştim bile.
Normalde yeni tanıştığım insanlara hemen ısınamazdım.
Ama Ece'de farklı bir şey vardı.
İnsanı rahat hissettiriyordu.
Kafeden çıktığımızda hava kararmaya başlamıştı.
Birlikte yürümeye başladık.
"Bu arada hangi bölüm?"
"Hukuk."
"Vay."
"Neden vay?"
"Ben olsam okuyamazdım."
"Neden?"
"Çok fazla kanun."
İstemeden güldüm.
"Kanun olmasa hukuk olmaz zaten."
"Evet işte."
Apartmanların bulunduğu sokağa geldiğimizde Ece durdu.
Sonra bana dönüp gülümsedi.
"Yarın ne yapıyorsun?"
"Bilmiyorum."
"O zaman benimlesin."
Kaşlarımı kaldırdım.
"Bu soru muydu?"
"Hayır."
"Anlaşılıyor."
Gülmeye başladı.
"Üniversite başlamadan önce kampüsü gezdireceğim."
"Sen psikoloji okuyorsun."
"Detay."
"Hiç değil."
"Detay."
Başımı iki yana salladım.
Bu kızla baş etmek zor olacaktı.
Apartmanımın önüne geldiğimizde vedalaştık.
Merdivenleri çıkarken yüzümde istemsiz bir gülümseme vardı.
Bolu'ya geldiğim ilk gün her şey yabancı geliyordu.
Şimdi ise ilk kez burada bana ait bir şey oluşuyordu.
Ve galiba bunun adı arkadaşlıktı. 🤍
Bölüm etkileşimi
